ISIRGAN-165- Yazdır E-posta
20 05 2008

Sağda ya da solda, fanatik unsurların gözüne girebilmek için kendini paralayanlar her zaman var olmuştur.

Aşk olsun ne cesur çocuk !

Vay be, nasıl da lafı gediğine koymuş !

Karşı tarafı ne biçim göçürmüş !

Tahrikle, tahrifatla toplumsal dokuya zarar verdiklerinin, dillerinden düşürmedikleri birlik-beraberliği dinamitlediklerinin farkında bile değildirler.

Demokratik hoşgörüden nasibini almamış, siyaseti boks maçı sanan gözüdönmüşlerin alkışlarıyla ayakları yerden kesilir, yükseldiklerini sanırlar.

Bilmezler ki, bu tarzda yükselmenin düşüşü de fena şekilde “sert” olur.

“Akıllı ol” öğüdü verenler elbette vardır çevrelerinde, ama “vatan kurtaran aslan” rolüne soyundukları için, cezbeye kapılmış o ruh halinde anlamazlar ki…Dinlemezler ki…İdrak edemezler ki…

İlle de arı gibi sokacaklar…

Sonunda kendisi ölme pahasına…

Yaptıkları tahribatın faturasını toplum ödemese, ne halleri varsa görsünler de…

Yine de iyi dilekte bulunalım:

Allah akıl-fikir ihsan eylesin.

*     *     *

Dedesli Türkmen Şenlikleri’nde CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, geleneksel gösteriyi gerçek sanmış…

Haydaaa !...

Gördüklerini böyle yorumlayabilmesi için, insanın ya algılama yeteneğinden yoksun olması gerekir, ya da ardniyetli…

Güya Baykal’ı küçük düşürecek…

Bunun cevabını İsmet Paşa yıllar önce vermişti:

Hadi canım sen de !

Bir de, Tuncay Özkan, Baykal’la yan yana gelmemek için protokolde kendine ayrılan yere oturmamış.

Bu da yalanın kuyruklusu…

Tuncay Özkan geldi, Deniz Baykal’la tokalaştı ve çevresindekilerin yönlendirmesiyle, protokol çadırının sol tarafında kendisine açılan yere oturdu.

Bir süre sonra organizasyon komitesinden bir yetkili gelip, “Size önceden yer ayırmıştık” dedi. Gösterdiği yer de Baykal’ın yanı falan değil, sağ tarafta bir yer. Tuncay Özkan “peki” deyip yerinden kalktı, oraya gitmek üzere hareketlendi…Bu sırada çevresini sarmış olan hayranları, “Sen halk adamısın, halkın arasında otur” deyince, Tuncay Özkan ona da “peki” dedi ve yerinde kaldı.

Eğer “yan yana gelmemek için uzağa oturdu” yerine “Baykal Tuncay Özkan’la biraz soğuk tokalaştı” denilse doğru olurdu.

Söylenen ise külliyen yalan !...

Niye bu yollara başvurulur ki…

Bu durumların yakın tanığı onlarca insanın gözünde “yalancı” durumuna düşmek pahasına bir takım fanatik particilerin gözüne girme gayretleri hiç yakışıyor mu?

Dahası, değecek mi?

Yazık !...

*     *     *

AKP’de sular durulmuyor. Müfettiş iki tarafı da dinlemiş ve bazı eksiklikleri de belirlemiş. Kararı yarın Teşkilat toplantısında vereceklermiş. Eğer kötü niyetli görüyorlarsa Merkez İlçe ile ilgili karar belli olmalı. Demokrasiyi dillerinden düşürmeyenlerden korkacaksın. Eğer birisi “Birlik ve beraberlik”ten söz ediyorsa bilin ki orada kesinlikle birlik ve beraberliğin en küçük belirtisi yoktur. AKP de sürekli demokrasiden söz edip duruyor. Ne hikmetse önce birbirlerinin gözünü oymaya çalışıyorlar. Gücü gücü yetene anlayışı hakim. 2 bine yakın eski üyenin kimlik bilgileri nasıl eksik olur anlamış değilim. Üstelik bu üyelerin yüzde 90’ı da Haşim Ahlatçı’ya destek veren üyeler. Ne kadar tesadüf değil mi? Ünal Sarıoğlu sessiz diye millet pek önemsemiyordu ama Murat Yıldırım’ın iyi bir öğrencisi olduğunu kanıtladı. Murat Beyin yerinde olsam yıldızlı pekiyi verirdim.

*     *     *

Dedesli’de sunuculuğu yapan Servet Mete Baykal’a plaket verilmesi öncesi çağrıda bulunurken Dernek Başkanı Ali Rıza Yıldırım’ı yaktı mı yoksa önünü açtı mı anlaşılmadı. Tuttu “Sayın Baykal alın size birinci sıra milletvekili adayı. Genç ve dinamik işadamımız” deyince ne kadar CHP’li kurt varsa burunlarını havaya diktiler ve “Aha uğraşacağımız birisi daha” demeye başladılar. Ali Rıza Ağabey, bundan kelli işin yaş ona göre. Benim bildiğim CHP’deki kurtlar bu kadar erkenden ortaya çıkan üstelik de alenen niyet belli edenin derisini yüzüp post ederler.

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın