Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK VE OLMAYACAK TA
 
DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK VE OLMAYACAK TA Yazdır E-posta
17 05 2008

Dünya kurulalı değil, Dünyada insan hakimiyeti başlayalı, insanların zihniyetinde bir değişiklik olmamıştır. Bundan sonra da olacağını sanmıyoruz. O zaman, gidişata ayak uydurmanız ve her an tedbirli olmanız gerekiyor.

Kimse, bu küçük dünyada, sizin kudret sahibi bir devlet olmanızı istemez. Sizin de, başkalarından, böyle bir yardım beklemek hakkınız olmamalıdır. Yaşam gücünüz, kendi düşünce ve kendi gücünüz olacaktır.

Çok eskilere gidip de kafa karışıklığı yapmayalım. 1914 Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Cemiyeti Akvam; 1939 ve 45 ikinci Dünya Savaşından sonra, Birleşmiş Milletler Teşkilatı, büyük merasimlerle kuruldu. Her ikisinde de, milletler bir arada ve dostluk havası içinde yaşamış olacaktı. Bu iki teşkilat, aslında hiç bir işe yaramadı. Kendisini düşünüp kuran devlet veya devletlere vasıta olmaktan ileri de gidemedi.

Avrupa Birliği “AB” de, aynı maksatla kuruldu denebilir. Almanya ve Fransa arasındaki geçimsizlik vasıtaları, bir arada kullanım fikri altında azaltılmak istendi. Daha sonra da, iş daha ileri götürüldü. Siyaset tutacak sanıldı ve tek Avrupa devleti fikri bile ortaya atıldı. Adalet o kadar ileri götürüldü ki, Malta dahi, koca İngiltere’ye eşit sayılacak ve dönem başkanlığı yapacaktı. Buna inananlardan biri de biz Türkler olduk. Geç te olsa, AB içine girmeye heveslendik. Bu defa, AB dışında, Fransa bir Akdeniz Birliği fikrini ortaya attı. Türkiye’nin de Arap Birliği içine kişelenerek, bu Akdeniz Birliği içinde yer alması isteniyor. Avrupa Birliği içine layık görülmeyen Türkiye, Akdeniz Birliği içinde yer alacak. Bu Akdeniz Birliği’nin hakimi Fransa olacağına göre, Türkiye, Fransa’ya bağımlı bir devlet durumuna gelecek.

Karadeniz Ekonomik Birliği fikrini de Türkiye ortaya attı; ama, neticede bizi memnun edecek bir durum yaratılamadı. Bir örgüt kurulmuş oldu. Örgüt olmaktan da ileri bir şey olunamadı.

Akdeniz Birliği demek, Akdeniz’in kendisi ve kıyı ülkelerinde hakimiyet kurmak demek. İngiltere Kıbrıs üslerini başka bir maksat için mi elinde tutuyor? Süveyş Kanalı için, İngiltere ile Fransa elbirliği edip Mısır’a savaş açmamışlar mı idiler? Amerika’nın baskısiyle bundan vazgeçildi ise de, bu fikir tamamen ortadan kalktı, düşünülemez oldu sayılır mı? Akdeniz ve Ortadoğu’nun ülke zenginlikleri de düşünülürse, İngiltere’nin bundan vazgeçtiği söylenebilir mi? İngiltere bu düşünceleri Fransa’ya bırakır mı? Görüyorsunuz ki, Dünya hakimiyeti fikri, zaman zaman istikametler değiştirmiş olsa da, varlığından bir şey kaybetmiş değildir. Milletler arasındaki hakimiyet mücadelesi devam etmektedir. Bizim ülkemizi de, öteki müslüman memleketler içine sürükleyip uyutma gayretleri de, işte bunun için sürdürülmektedir. Atatürk fikrinin kaldırılmak istenmesinin sebebi de budur. Fransa’nın tatbik ettikleri Atatürk prensipleridir. Fransa bunlar için Büyük Fransız İhtilalini yapmıştır. Bu fikirleri Atatürk Amerika’dan değil, Fransa’dan almıştır. Atatürk, Fransız ihtilali fikrini iyi bilen bir insandır.

Biz, sayın İngiltere Kraliçesi’nin ülkemize geliş ziyaretleri hakkında bir bilgimizin olmadığını söyledik. Ancak, bu ziyaretin çok mühim düşünceler taşıyacağına da işaret ettik. Bu fikirlerin ülkemizi ilgilendiren tarafları olacaktır. Sayın Kraliçe’nn, bizim çıkarlarımızı bize izah edeceğinden şüphemiz yok. Bu arada, gelecekte, müşterek çıkarlarımızın izahını da, hiç şüphe yok yapacaklardır. İngiltere Kıbrıs’taki çıkarlarından ve bu çıkarları koruyan üslerden vazgeçecek değildir. İngiltere’nin rolünü bizim üstlenmemiz mümkün olmayacağına göre, bizim her çıkarımıza ayak direyen Fransa’ya karşı, şimdilik birlikte hareket etme yollarının düşünülmesi de mühim düşünceler olacaktır. Türkiye’nin, Akdeniz, kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerindeki milli çıkarları, Fransa’nın çıkarlarından daha az sayılmaz. Fransız Cumhurbaşkanı’nın bunları bilmemesi düşünülür mü? Ama Fransa, Türkiye’yi Avrupa dışında tutma çabalarını yürütmek suretiyle, Türkiye’nin bu yöne gelişmesini istememektedir.

Sayın Kraliçe’nin her söylediğini peygamber buyruğu gibi yapmamız gerekir demiyoruz. Burada oynak bir zeka ve geniş bir bilgi birikimine ihtiyaç vardır. Bunlar eksikse, zararlı çıkacağınızı peşinen kabul edeceksiniz. Burada zübbeliğe hoppalığa gerek yoktur. Burada, bütün bilenlerin fikirlerine müracaat edilmesi gerekir. Bu da, hiç şüphe yok ki, bir vatanseverliktir.

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın