|
19. yüzyılda şarkın yetiştirerek Amerika’nın sahiplendiği adını bile “Khalil Cibran olarak değiştirdiği bu büyük filozofu kısaca tanıtmak istiyorum.1883 yılında Bechari’de (Lübnan) doğan Halil Cibran on iki yaşında iken ailesiyleberaber Amerika’ya göç etti. İlk, orta ve lise öğrenimini Boston’da, yüksek öğrenimini Beyrut’ta El Hikmet Mederesesinde tamamladı. 1931 yılında New York’taki küçük bir çatı katında yoksulluk ve sefalet içinde yaşarken 48 yaşında öldü.
Yazar, şair, filozof, ressam, heykeltıraş olan Halil Cibran evrensel bir dahidir. Halil Cibran’ın Deli, Ermiş, İnsanoğlu İsa, Dünya Tanrıları, Kum ve Köpük , Kırık Kanatlar,Aşk Mektupları, Kendimle Konuşmalar, Haberci adlı eserleri çok ünlüdür.
Halil Cibran Yakın, Orta ve Uzak Doğunun geleneksel öğretileriyle Batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli yorumlar getirmiştir. Yapıtlarındaşiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Cibran’ın kitaplarını okuyanlar, bir bakıma peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine kapılırlar. Öğretilerini sanki meydanlarda yüksek sesle okusunlar diye yazmış gibidir.
Her kitabında kurgu aynıdır. Bir ”öğreten”, bir de ondan “öğrenenler” vardır. Konu da az çok aynıdır. Doğa, toplum ve insanoğlu. Bu üçlü her zaman bir bütün içinde ele alınır ve “öğreten” Doğanın, toplumun ve insanlığın yasalarını anlatır.
Halil Cibran, gerek şiirlerinde, gerekse resimlerinde insanoğlunu ve onun insanlığını en yüce doğa olayı olarak ele alır.
Evrimlere yürekten inanır. “Sizler doğanın çocuklarısınız” der. İnsanlara eziyet edenleri, sömürenleri, aldatanları şiddetle kınar. Ama sömürülenlere de yalnız acıma duygusuyla yanaşmaz. Yüce yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.” der. İnsanlar, insanlıklarına kavuşmak istiyorlarsa, diktatörlere başkaldırmalarını savunur.
23 Ağustos 1974 tarih 94 sayılı Milliyet Sanat Dergisinde gazeteci, yazar Aytunç Altındal Halil Cibran’ı şöyle anlatıyor.
Halil Cibran’ın en büyük başarısı, kendisini kapitalist topluma kabul ettirmiş olmasıdır. Kendi düzenini en uygar ve üstün düzen sayan Batı’ya “akıl hocalığı” yapmak hiç tekolay değildir. Akıl öğretmeye kalkışacak kimse kendi içinden gelmiş olursa pek sesçıkarmaz batı, ama Doğulu, hele Yakın Doğulu’ysa hiç dayanamaz. “Kim oluyor bu Şarklı ?” der. Cibran, Batı’nın işte bu insafsız önyargıcılığını kırmıştır. Üstelik kırmaklada kalmamış, Batı’nın gözlerini doğu’ya çevirtmiştir. Özellikle Batı’nın 1960 sonrası “çiçekli devrimcileri” Cibran’ı bayrak edinmişlerdir. Etkinliği her geçen gün biraz dahaartmış, düşünceleri biraz daha yayılmıştır. ABD Devlet Başkanı John F. Kennedy bile ünlü söylevinde onun düşüncelerinden yararlanmıştır.
“Vatan benim için ne yapabilir diye değil, ben vatanım için ne yapabilirim diye sorun.” der Halil Cibran.
Halil Cibran’ı okumanızı öneririm.
21 ŞUBAT 2007
|