Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow BİZ İÇİŞLERİNİZE DE KARIŞIRIZ...
 
BİZ İÇİŞLERİNİZE DE KARIŞIRIZ... Yazdır E-posta
15 05 2008

Böyle diyor, AB Karma  Parlamento Komisyonu Başkanı Joost Lagendijk Efendi…

“Biz…” diyor, “Biz… Sizin içişlerinize de karışırız…”

Sonra?

Sonra, yutkunuyor ve susuyor.

Çünkü arkadan ses gelmiyor.

Çünkü o bir hoparlör.

Mikrofondan ne söylenirse, hoparlörden o ses çıkıyor.

Mikrofonu elinde bulundurulan AKP’liler, ne fısıldıyorsa; hoparlörler o sesi veriyor.

Ancak bugünlerde mikrofonu elinde tutan,  ölçülü konuşmayı yeğliyor.

İletilerini azar azar, yedire yedire  veriyor.

Veriyor… sonra bir süre susup, bekliyor.

Gelen tepkileri ölçüyor, tartıyor, biçiyor, sonra  tekrar yükleniyor mikrofona.

Olmadı hoparlör değiştiriyor.

“Lagendijk”i bırakıp, O. Rehn  marka hoparlörü kullanıyor. Onu bırakıp, J. Manuel Barroso  marka hoparlörü kullanıyor.

O.Rehn marka hoparlörden, “Türkiye’de şeriat tehlikesi olmadığını sağır sultan bile biliyor” iletisini; J.Manuel Barroso marka hoparlörden de “Laiklik zorla dayatılamaz” iletisini veriyor.

*  *  *

Bir o hoparlörden, bir ötekinden… 

Hoparlörler Avrupa menşeli olduğu için, iyi ve kaliteli ses veriyor.

E bunlardan da Avrupa’da çok var…

O olmadı  öteki, öteki olmadı beriki…

Zaten, AKP’linin “Avrupa Birliği”  tutkusu da buradan geliyor. Şu geçiş (!) sürecinde Allah için bayağı faydalı oluyorlar. Yoksa, Birliğin kendilerine yar olmayacağını onlar da biliyor.

Ama…

Ama işte şu “tramvay” meselesi…

Hani hedefe ulaşıncaya kadar binmek zorunda oldukları  şu araç…

*  *  *

Hoparlörlerden bazen “Yüzde 47 oy almış bir parti, dilediğini söyler, dilediğini yapar. Kapatamazsınız… Sonra Avrupa size sıcak bakmaz!...” sesleri yükseliyor.

Bu ülkenin yoktan nasıl var edildiğini bilenler, bu seslerden rahatsız oluyor, kaşları çatılıyor, yumrukları sıkılıyor, dişleri gıcırdıyor ama…

Aması maması bu… Tepki o kadar oluyor işte…

Tepki “o kadar” olunca; hoparlörler  artırılıyor. Yurtdışından yeni hoparlörler ithal ediliyor.

İthal etmek de güçlükle karşılaşılırsa; mikrofonlar yurtdışına  gönderilip, hoparlörlere oradan ses veriliyor.

E hoparlörler kaliteli ne de olsa, Avrupa’dan bile üflense  nasıl olsa ses Türkiye’den duyuluyor.

*  *  *

Sorun malum,  tramvay meselesi…

Hedefe ulaşıncaya kadar, her yol mubah.

İspiyonlama, gammazlama, yalvarıp yakarma, ödün üzerine ödün verme, satma, pazarlama, ağlayıp sızlama… Hepsi var bizde…

Hal böyle olunca, hoparlörler hiç susmuyor.

*  *  *

“Laiklik zorla dayatılamaz!...”

“(Biz sizi aramıza alırız ya da almayız) O ki, aramıza girmek üzere başvurdunuz, biz içişlerinize de karışırız,    …… ’nıza  da karışırız!...”

“CHP ve MHP bize sıcak bakmıyor. Biz de onun için AKP’yi destekliyoruz! Biz AKP’nin arkasındayız! (Çünkü AKP’yi dilediğimiz gibi kullanıyoruz…)”

“AKP, neylerse güzel eyliyor!... Ama yargı  erkiniz haddini bilmiyor… Yargı sisteminize haddini bildirmek gerek!”

…….

…….

Meydan boş nasıl olsa, sallıyorlar, sallayabildikleri kadar.

Devir, böyle bir devir çünkü…

Biz de buna müstahakız.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16
Şuanda 40 misafir ve 2 üye bağlı
  • faikaykac
  • MUSTAFA SAATCİ

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın