|
Geçen hafta sona eren Türkiye süper liginde Galatasaray’ın şampiyonluğu olağanüstü bir başarı öyküsüdür. Özellikle, tartışmasız Türkiye liglerinin en zengin ve en güçlü kadrosuna sahip Fenerbahçe’nin, şampiyon Galatasaray’ın altı puan gerisine düşüp, ancak üçlü averaj sonucu ikinci olması herkesi şaşırttı.
Bir Galatasaray’lı olarak, muhteşem stadıyla, parasıyla, gücüyle ve sekiz yabancılı kadrosuyla, her sene şampiyonluğa oynayan Fenerbahçe’nin yaşadığı hayal kırıklığını anlamaya çalışıyorum. Beklentiler ne kadar büyük olursa, hayal kırıklığı da o denli büyük oluyor.
Demek ki, her şey parayla olmuyor.
Bir futbolsever olarak, liglerin son maçına kadar şampiyonluk mücadelesi vererek bizlere yaşattıkları futbol heyecanı nedeniyle Galatasaray’ı, Fenerbahçe’yi Sivasspor’u ve Beşiktaş’ı canı gönülden kutluyorum.
Galatasaray’ın Başkanı Adnan Polat bu şampiyonluğu şöyle anlatıyor:
“Bu tertemiz bir şampiyonluktur. Eski ve yeni yönetimin ortak eseridir. Yüreklerini sahaya yansıtan Galatasaray’lı futbolcuların hırsıyla kazanılmış bir şampiyonluk. Sezonun bitimine 6 hafta kala bizi bırakıp gitmesine karşın, Feldkamp’ın emekleriyle elde edilmiş bir şampiyonluk. En önemlisi de gece gündüz Florya Metin Oktay Tesislerinde yatıp kalkan ve kendilerini Galatasaray’a vakfeden Haldun Üstünel ve Adnan Sezgin’in başarılarıdır bu şampiyonluk.”
Türkiye liglerinde altı yabancının oynamasını bir türlü kabullenemiyorum. Haluk Ulusoy Federasyonu böylesi korkunç bir karara nasıl imza attı, anlamakta güçlük çekiyorum.
Bugüne kadar yabancılar yüzünden binlerce yetenekli Türk futbolcusunun önü kesildi. Galatasaray’ın yabancıları sakatlanmasaydı, Arda, Sabri, Emre, Servet, Mehmet Topal, Barış, Serkan, Uğur kaybolup gidecekti.
Bugün bu çocukların çoğu Türk milli takımın omurgasını teşkil ediyor.
Neymiş efendim, “Milan’ın, Barcelona’nın, Real’in, Chelse’nin, Arsenal’in kadrosunda 20-25 yabancı futbolcu varmış. Küreselleşen dünyada bizde de yabancı sınırlaması kaldırılmalıymış.”
Yapmayın beyler…Türkiye’de yaşıyoruz. “Küreselleşeceğiz “diye diye, bütün kamu şirketlerimiz yok pahasına yabancılara peşkeş çekildi. Varsın futbolda da küreselleşmeyelim.
İşte gördük yabancı futbolcuların hünerlerini. Maçlarda Galatasaray’lı futbolcular canını dişine takarak oynarken, tekmeye kafasını uzatırken, Fenerbahçe’nin yabancıları gayet rahat bir şekilde oyunlarına devam ettiler. Sonuç ortada…
Galatasaray’ın şampiyonluğu nedeniyle yazdığım aşağıdaki rubaiyi büyük Galatasaray camiasına armağan ediyorum.
Küllerinden yine doğdun şan’sın Galatasaray,
Beş yüz yıllık tarihsin, destansın Galatasaray,
Bin bir güçlük içinde yine şampiyon oldun,
Türk’ün dünya markası heyecansın Galatasaray …(Mehmet Özata)
|