|
15 05 2008 |
|
Oda Başkanı Şefkat Güler, Bilimsel Eczacılık’ın Kuruluşunun 168. Yıldönümü ve 14 Mayıs Dünya Eczacılar Bayramı
dolayısıyla dün düzenlediği basın toplantısında, sağlık sisteminin en önemli ve sorumluluk taşıyan unsurlarından olan eczacıların, toplum sağlığının korunması ve sağlık sisteminin bozulmaması için özveriyle çalıştıklarını vurguladı. Sektörel sorunlara da değinen Şefkat Güler şu görüşlere yer verdi: “Eczacıların mesleğini sürdürebilmesi için tüm sağlık sistemi koordineli çalışmalı bürokratik engeller en aza indirgenmelidir. İlacın israfına, gereksiz kullanımına, gerekmedikçe tahlile, röntgene kısacası sağlıkta savurganlığa tüm meslektaşlarımızla birlikte karşıyız. Bunları önlemek için yapılacak uygulamaların arkasında durarak uygulayıcı olmaya da hazırız. Fakat bunun yanında savurganlığı önlemek için de sadece hastanın ilaca ulaşabilirliğini engelleyici tedbirler almak, sürekli değişen kurallar koymak yanlış ve çağdaş olmayan bir uygulama olur. Biz eczacılar ve tüm sağlık çalışanları hastalarımıza hizmet üretirken onlarla karşı karşıya kalmaktan çok güvenilir, etkin ve ekonomik olmayı sağlayan kuralları uygulamayı öngörmekteyiz. Bu yıl için kurumlar tarafından hazırlanmakta olan sağlık uygulama talimatlarının hastalarımızı sıkıntıya sokmayacak ve ilaca ulaşabilirliklerini kolaylaştıracak hükümler şeklinde olmasını istemekteyiz. Hükümetimizin sağlıkta dönüşüm projesi ile SSK'lı ve yeşilkartlı vatandaşlarımıza getirmiş olduğu sağlık hizmetlerini takdirle karşılıyoruz. Eczanelerimize sağladığı hasta potansiyelini de görmezden gelemeyiz. Fakat bununla birlikte bir takım yüklerde yine eczacıya yansımıştır. İlaç fiyat kararnamesi, kurum iskontosu kavramıyla devam eden eczacıya yüzde 2,5-3,0 zarar olarak yansıyan ilacın ilaç sanayiden eczaneye ulaşımındaki sistem, katılım paylarının maaştan kesilmesinden sonra eczacıya ödenmesindeki gecikmeler, muayene ücretlerinin eczane üzerinden alınması eczanelerimizdeki verimliliği belirsizliğe bırakmaktadır. Bunlara bir an önce çözüm getirilmesini beklemekteyiz. Hastanelerde eczacı istihdamı arttırılmalı, kurumların reçete kontrol birimindeki eczacı sayıları arttırılmalı ilimizde de SGK İl Müdürlüğümüze reçete kontrol ünitesi bir an önce kurulmalıdır. Günü birlik tedavi denilen diyaliz ilaçları, kemoterapi ilaçları v.s. gibi ilaçların yatan hasta uygulaması gibi değerlendirip hastane eczanelerinden verilmesinin düşünülmesini de kabul edilir bulmuyoruz. Bu uygulamanın eczacılarımızın haklarına ve yetki alanlarına karşı bir müdahale olarak görüyoruz. Son günlerde kamuoyunda gündeme gelen OTC ilaçlarının marketlerde satışının ve reklâma açık olmasının istenmesini oda yöneticileri olarak üyelerimiz adına halkın sağlığını olumsuz yönde etkileyeceğini bilerek satılmasını istemiyoruz.”

|