|
Medeniyet denince, insanın aklına ilk gelen yazı oluyor. Yazı olacak ki, düşüncelerini başka insanlara, başka gelecek devrin insanlarına aktarma imkanınız olabilsin.
Sümerli yazar Ludingirra’nın hayıflanmasının sebebi, bu düşüncemizi pek güzel dile getirmektedir. Sümerli öğretmen ve de yazar, kitaplarını yazarken, bir gün bu yazdıklarının ilerdeki gelecek insanlar tarafından okunup okunmayacağı hakkında kaygılıdır. Aslında, kendisi boş yere kaygılanmış. Ludingirra’nın kitabını, ben bile okudum ve Türkçeleştirilmiş olanını kitaplığımdaki kitaplar arasına koymuş bulunuyorum. Eksik olmasınlar, son devrin arkeologları, büyük çalışmaları sayesinde, bu nimete bizi kavuşturdular ve Ludingirra’nın endişelerini giderdiler.
Sümerlerin yazıyı bulan ilk millet olup olmadıklarını bilmiyoruz. Beş bin sene önce, önce resim yazılarını, sonra da çivi yazılarını ortaya koydular. Bu iki çeşit Sümer yazısı, sonradan etrafa yayıldı. Mısırlılar, Hititler ve Anadolu’nun batı medeniyetleri bu yazıyı kullandılar. En çok kullanan milletlerden biri de Hititlerdir. Bu çivi yazısının, Orta Asya’da, Göktürklerin memleketlerinde ve bilhassa, Rusya içlerinde yayılma sahalarında da yayıldığını görüyoruz. Bir kısmını Rus arkeologlar aydınlatmışlardır. Bir kısmı da, gelecek ilim adamlarını beklemektedir. Bizim bir imkanımız olacağını sanmıyorum; ancak Rus arkeologlar bu eserlerin Türk soyları tarafından bozulmasını önleyebilirlerse, bizim bu düşüncelerimiz tahakkuk etmiş olacaktır. Biz, kendi ülkemizde olan eserlere sahip çıkamadığımızı biliyoruz. Rus topraklarındaki bu eserlere, aslı Göktürklere ait olmuş olsalar bile, nasıl sahip çıkacağızdır? Bu endişemize rağmen, pek çok eserin tesbiti yapılmış ve gerekli işaretler de konulmuştur.
Şu yazdıklarımızdan anlaşılıyor ki, ilk yazı icadı Sümerlere ait olmalıdır. Bizim eski okuduğumuz kitaplarda, Sümerlerin adı geçmiyor. Sümerlerin adının bile ortaya çıkışı, yüz küsur sene önceye dayanıyor. Halbuki, eski kitaplarda, ilmine itimat edilen insanlar, ilk medeniyetleri Çin’e daandırıyorlar. Medeniyet, Çin’den Batı’ya gelmektedir. Hindistan, Mısır, Anadolu Hititleri ve Ege adalarından sonra, Helen ve Roma medeniyeti yolu ile Avrupa medeniyetinin doğması gösteriliyor. Hele Fransızlar, Avrupa medeniyetinin esasının eski Yunan medeniyeti olduğu üzerinde pek ısrarlılar. Fransızların ve sonra da Avrupalıların bu fikir üzerinde ısrar etmeleri, Yunan sevgisinin artmasına, tam aksi olarak, bazı milletlerin aleyhine de cereyanlar oluşmasına yardım etmiştir. Eski Yunan medeniyetinin gelişmesinin önlendiği üzerinde, bazı az bilenler, ısrar da etmektedirler. Türkler Yunanistan’a geldiklerinde, eski Yunan medeniyeti diye bir şey yoktu. Eski Yunanlılar kalmamıştı. Belki de, medeniyet kalıntıları, sanatkarlar tarafından, Roma İmparatorluğu içlerine taşınmış idiler.
Şuna iyi işaret etmek gerekiyor ki, Medeniyet Çin’den değil, Sümerlerden ortaya yayılmaktadır. İlk yazının iki çeşidini de bulan Sümerlerdir. Boğazköy’de çıkarılan tabletlerin yazısı, Çin’den değil, Sümerler’den alınmıştır. O zaman, Garp medeniyetinin menşei eski Yunanistan değil, Sümerlerdir.
Şuna da işaret edelim ki, Avrupa’nın bazı inanılır ilim ve edebiyat adamları, Ege’de teşekkül etmiş medeniyete, Yunan medeniyeti değil, Ege medeniyeti olarak ad vermektedirler. Lyon Belediye Başkanı Ed. Herriot, Ege medeniyeti terimi üzerinde ısrar etmektedir. Açık hava ışık ve ses gösterilerinde, Belediye Başkanı bu terimi kullanmakta ısrar etmektedir. Son zamanlarda, bu ısrara katılan başka Avrupalı insanlar da vardır.
“Sanat Kitabı” olarak tavsif edilmiş 10 ciltlik kitabın ön sözünde, medeniyetin doğudan, Çin’den geldiği hakkında çok mühim bir ön söz vardır. Bu yazıyı çok önceleri, tercüme edip yayınlamış olduğumu düşünüyorum. Yazıyı bulabilsem, bir daha yayınlamakta fayda görürüm. Tercümesini bulamadım. Bir daha tercümeyi de gözüm almadı. Saklamış olan varsa, bu güzel yazıyı neşretmelidir.
Bu Sümerler de, otokton insanlar değildirler. Dicle ve Fırat arasında dışardan gelmiş yerleşmişlerdir. Bir kısmı kara yolundan, bir kısmı da deniz yolundan gelmişlerdir. Arap ve bilhassa Kürt asıllı değildirler. Arapların içlerine karıştıklarından ve medeniyetlerini bozacaklarından endişeleri olduğundan şikayetleri vardır. Göktürklerle ilgileri bilinmiyor. Bilinmeyecek anlamına da buna işaret etmiş değilim. İlerisi yeni buluşlara gebedir. Bu arkeologlar, çok büyük buluşlar yapabilirler. Bakalım, bekleyip göreceğiz. Bu günün bazı iddiaları, yok olup ortadan silinebilirler. Yeni buluşlar, yeni aydınlıklar getirebilir!..
|