Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow NEDEN BİZ BAŞARAMIYORUZ?
 
NEDEN BİZ BAŞARAMIYORUZ? Yazdır E-posta
07 05 2008

Bu yazacaklarımı daha önce de yazdım. Yazdıklarımın etkisi olmadı. Bu gün bir daha aynı şeyi örnek olarak yazacağım. Yine de bir etkisi olacağını düşünüyor değilim. Örnek çarpıcı olduğu için, ikinci defa yazmaya karar verdim.

Biz, hanım yaşarken, birlikte uzun seyahatlar yapardık. Yine bunlardan birinde, Nord Cap’a gitmek üzere yola çıktık. Almanya’da bir şehirden yiyecek almak üzere bir market arıyoruz. Bir adam da, otomobili ile bizi taciz ediyor. Nihayet, bir fırsat bulunca önümüze geçip durdu: “Kardeşim ne kaçıp duruyorsun, bir hemşeri yüzü görelim dedik” dedi. Bir Anadolulu işçi, otomobilimizden bizim Türk olduğumuzu öğrenince, bizi durdurup konuşmak istemiş. Hiç bir milletin adamı, tanımadığı memleketlisini böyle takip etmez. Bizim insanımızın vatan hasreti anlayışı, bu işlere izin veriyor. Biz de anlayışla karşıladık.

Almanyalı hemşerimiz, bizi, ucuz olsun diye, şehir dışında bir markete götürdü. Tam markete girdik, elektrikler kesildi. Bir dondurma yiyelim, elektrik gelmesini de böyle bekleriz, dedim. Yetkililer, elektrik kesilince, dondurma da yiyemiyeceğimizi ikaz etti. Yarım saat bekledik. İnsanlar nefes almıyor gibi idiler. Elektrikler gelince, insanlar gülümsediler ve savaştan beri ilk defa elektriklerin kesildiğini söylediler. Savaş biteli 30 sene olmuştu. Savaşta da bütün Almanya, taş taş üstünde kalmayacak şekilde yıkılmıştı.

Yazının altını okurken, buraya kadar yazdığımı aklınızda tutmanızı istiyorum. Biz savaşa girmedik. Yani, bizi, bizim İsmet Paşa savaşa sokup ülkemizin tahrip olmasını istemedi. Bunu başardı. Bunun karşılığı olarak ta, Uşak’ta, başına taş yedi.

48 senedir Çorum’dayım. Çorum’un büyüdüğünü, adım adım takip ettim, diyebilirim. Hele, son senelerde, yani yirmi sene önce, Binevler’in su şebekesi ve de elektrik şebekesi gözlerimizin önünde yapıldı. Bunların malzemeleri, eski şehirden sökülüp, yeni yapılan yerlere getirilmedi. Malzemeler de yeni idi, müteahhitler de yeni idiler. Şebekeler yapıldı ve işletmeye açıldılar. O zaman, bazı patlamalar oldu. Biz, bunun biteceğini düşünüyorduk. Bu bozulmalar bitmedi. Kısa fasılalarla bu bozulmalar devam ediyor. Hidrofor yaptırdık., onun da ayarını bulduramadık. Kullanamıyoruz. Belediye’nin yaptıkları böyle bozulup dururken, bizim yaptırdıklarımızın sapa sağlam kalmasını da bekleyemezsiniz.

Bizim belediyenin yaptığı veya yaptırdığı işlerde bir uğursuzluk var. İşi ihale ederken ya besmele çekmeyi unutuyorlar; veya başka bir şekilde sabah işe koşuyorlar. Burada, ben utanıp yazamıyorum ama, onlar utanıp ta işlerine, bilen insanlar olarak, gerektiği şekilde başlamıyorlar.

Binevler, Buharaevler’in tesisatlarının yapılmış olduğu tarih, 20 senenin içindedir. 20 sene, hiç bir teşkilatın eskimesini gerektirmez. Halbuki, buralarda bozukluklar, yapıldığı günden beri devam ediyor. Bir su şebekesinin mukavemet hesaplarının yapılışı, pek te büyük bilgiye ihtiyaç göstermez. Borular iyi seçildi ve mukavemet sorunu da iyi hesap edildi ise, bu bozulmaların olmaması gerekir. Bulgaristan veya Almanya’da kullanılan malzeme, bizde kullanılan malzemenin aynıdır. Zaten, bunların bir kısmının alındığı ülkeler de, Avrupa’nın bu ülkeleridir.

Acaba, bizim yetkililer, teslim alırken mi bir hata yapıyorlar? Aklıma hep besmele ve şu yazamadığım şey geliyor. Ben başka şey düşünemiyorum. Başka ne olabilir? Neden kontrollar daha iyi yapılmıyor? Eğer, bu işleri belediye kendi adamlarıyla yapıyorsa, niçin daha dikkatli olunmuyor?

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın