|
1 Mayıs bir bayramdır. Amerika’da işçiler haklar istemişlerdir. Bu haklar zamanında istenmiş ve o zamanın Amerikan yönetimi, bizim şimdiki zihniyetimiz gibi anlayışsız hareket etmiş ve toplantı meydanında işçiler öldürülmüştür. Sonradan ise, yönetim anlayış kapasitesi kazanmış ve işçilerin isteklerini yerine getirmiştir. Hatta, burada işçi teriminin kullanılması bile yetersizdir. Burada, çalışanlar tabirinin kullanılması gerekiyor.
Hepiniz pek iyi bilmelisiniz ki, hekimler dünyanın her ülkesinde işçi olarak değil, çalışanlar olarak anılırlar. O zaman, bir mayıs, aynı zamanda hekimlerin de bayramı kabul edilir.
Bir Mayıs’ın bayram, resmi tatil olarak kullanıldığı bütün memleketlerde, acil vakalar göz önünde bulundurularak, hekimler de çalışmazlar. Bütün çalışanlar, bir günün beyliği beylik diyerek, bir mayıs’ta işe çıkmazlar. Bu ülkede, bir mayıs resmi çalışanlar bayramıdır. Bu yazdıklarıma bakarak, kamu işlerinin göz önünde bulundurulmadığı da düşünülmemelidir. Medeniyet demek, her şeyin düşünülmesi ve tedbirlerinin alınması demektir.
Ben, Fransa’da, ihtisasım sırasında, bir mayıslar gördüm. Benim vesbahım olduğu için, şehirde yer değiştirmem, istediğim yere gitmem imkan içinde idi. Bunlara ses çıkaran olmazdı. Halbuki, bütün motorlu vasıtalar, trenler, vapurlar, uçaklar ve şoförlerin taksicileri ve özel arabalar, bütün ülkede atıl kalırdı. Kimse, özel arabasını dahi kullanmazdı. Herkes, mahalli olarak arabasını kapının önüne kor, küçük bir çilingir sofrası hazırlar, hem demlenir ve hem de eğlenenleri ve dans edenleri seyrederdi. Bir insanın bir yerden bir yere gitmesi, ayaklarının takatına bağlı idi. Bizde olduğu gibi, büyük topluluklar oluşturmak imkanları olmazdı. Meydanlarda özel ve resmi müzik toplulukları çalarlar ve isteyenler de dans edip eğlenirlerdi. Bir 24 saat, bütün ülkede eğlenceler olur ve fakat, acil dışında bir çalışma olmazdı. Motorlu vasıtalar da dinlenmiş, kısme de bakımlarının yapılmış olması temin edilirdi.
Avrupa’da, bilhassa Fransa’da, motorlu vasıtaların hareketliliği düşünülmezse, bizim dini bayramlarımızdan hiç te farklı olmazdı. Ben bunları gördüm. Çalışanlar, bu ülkelerde bayram yapıyorlar ve hiç bir şekilde, akıl almaz toplantılar yaparak, işgaller yapacak gibi pozisyonlar almıyorlar. Devlet kuvvetleri de, vatan müdafaa eder durumda bulunmuyorlar. İnsanların çalışanları dinleniyorlar. Bütün ülke hareketsiz. Resmi makalar da, her günkü çalışmalarını ve kontrollerini sürdürüyorlar.
Bizim ülkede, bir mayısı, eski hak arayanların, yeniden yapıyorlar gibi bir durum aldıkları görülüyor. Bu hak arama işleri vaktiyle alınmış ve gereken fedakarlıklar da yapılmıştır. Burada yeni kahramanlıklar göstermeye gerek yoktur. Bir mayıs, bu eski fedakarlıkların anılmasıdır. Bizim memlekette bu olmuyorsa, hem bilgisizlik ve hem de iyi niyet eksikliğidir. Bence, herkes, aynı derecede sorumludur. Devlet anlayışsız ise, işçimiz ondan daha az anlayışsız değildir. Mücadelenin başka şekillerini de denemek imkan içinde iken, illa Taksim Meydanı olarak diretmenin anlamını anlamakta zorlanıyoruz. Bu bizim Taksim Meydanı’nın geçmişi de, hiç te iyi anlam taşıyan hatıralar taşımıyor. O olayların olmayacağını temin etmek imkanları da yoktur. Eski çirkin olaylar tekrar ederse, sorumluluğu kim üzerine alacaktır? Hiç bir ağır muamele, insanların ölmesinden daha ağır etki yapamaz.
Ben Fransa’daki çalışmama hakkında, kanunlar bulunduğunu bilmiyorum ve sanmıyorum da. Bir mayıs resmi bayramdır ve Fransız halkı ne yapacağı hakkında bilinçlidir. Bir mayıs, bizde de resmi bayram olmalıdır. Gerekirse, gerekli kanunlar da çıkarılabilir. Böylece, bir mayısın öncülüğü kaldırılmalı ve kendisinin bir bayram olduğuna millet ve bu arada çalışanlar alıştırılmalıdır. Hele işçilerin, bir mayısı kendileri için kullanmaları mutlak önlenmelidir. Bir şeyin yanlış bilinmesinin getireceği zararlar, onun hakiki zararlarından daha tehlikelidir. Ayrıca, hiç bir bayramın tehlikeli olduğu, tehlikeler getirdiği de düşünülemez. Bunlar temin edilince, fırsatçıların takibi de daha kolaylaşmış olur!..
|