Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow "DAHA SONRA"NIN SONU YOKTUR. (M.DRUMES)
 
"DAHA SONRA"NIN SONU YOKTUR. (M.DRUMES) Yazdır E-posta
24 04 2008

“Sorgulanmayan hayat, hayat değildir” der, Sokrates. (M.Ö.4. yüzyıl) Bundan tam 2400 sene önce bu sözü söyleyen Sokrates’e inat, bugün hala toplu yaşam kültürümüzü geliştiremedik. Yaşamın ilk eşiğinde bocalayıp duruyoruz.

Açıkçası, yaşar gibi yaparak, yaşamaya çalışıyoruz.

İşin kötüsü, daha güzel, daha kaliteli yaşama gibi bir derdimiz de yok.

Bağımsız Eğitimciler Sendikası’nın (BES) Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) biriminin yayınladığı “Türkiye’nin Okuma Alışkanlığı” adlı rapora göre,  günde ortalama 5 saat televizyon seyreden Türk halkı, kitap okumaya yılda 6 saat zaman ayırıyormuş. İhtiyaç listemizde “kitap” 235. sırada yer alıyormuş. Japonlar bir yılda 25, Türkler ise 10 yılda bir kitap okuyormuş.

Bir eğitimci olarak bu rapor içimi acıttı. Bu nüfus artışıyla, bu eğitim sistemiyle kalkınmanın hayal olduğunu bundan tam 29 sene önce en gelişmiş ilimiz olan Antalya’da gördüğüm ve bizzat yaşadığım için, içim sızlayarak çok sevdiğim öğretmenliği  bırakmak zorunda kalmıştım.

Ayrıca, bu eğitim sisteminde yetişen bir Antalya Milletvekilinin, “Serik Lisesi Müdürlüğü için gelen kararnamemi, “Bu Çorumlu’nun Antalya’da ne işi var” diyerek, Bakanlığa geri göndermesi beni meslekten soğutmuştu. Umarım, bugün Çorumlu Milletvekili arkadaşlarımız böylesine ilkel bir anlayışla hareket etmezler.

Bu ve buna benzer acı gerçekleri utancımdan, çocuklara anlatamadım. Onların pembe hayallerini yıkmak istemedim. Çareyi öğretmenlikten ayrılmakta buldum.

İnsani gelişim okumakla, öğrenmekle, çalışmakla, araştırmakla ve üretmekle olur.

Küreselleşen dünyada bilinmeyen ve paylaşılmayan bir şey kalmıyor. Herkes, her şeyi biliyor, görüyor, okuyor, çalışıyor, üretiyor ve bizim gibi okumayan, çalışmayan, öğrenmeyen, bilmeyen az gelişmiş toplumlara satıyor.

Bugün gelişmiş ülkelerin yetmiş milyonluk koskoca bir açık pazarıyız. Onlar üretiyor, biz tüketiyor, daha da acı olanı, tükettikçe tükendiğimizin farkına varmıyoruz.

Bu yüzden, özelleştirme adına, ülkenin can damarı olan ulusal şirketlerimizi bir bir  yabancılara satmak zorunda kaldık.

Bugün, bankaların % 43’ü, borsanın %73’ü  yabancıların elinde. 

Kenya’nın kurucu Devlet Başkanı Kenyatta diyor ki; Batılılar geldiklerinde ellerinde İncil, bizim elimizde topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapayarak dua etmesini öğrettiler. Gözümüzü açtığımızda ise, bizim elimizde İncil, onların elinde topraklarımız vardı.

İnşa’Allah biz bu duruma düşmeyiz.

Hababam yaşıyoruz, dostlar hababam,

Görüntü güzel ama, arka plan sıradan,

Aydınlık, araştırma, tekamül hakgetire,

Geldiğimiz gibi gidiyoruz dünyadan…  (Mehmet Özata)

 

Zaman ömrü yiyor, biz dolanıp duruyoruz,

Eller aya gidiyor, biz sallanıp duruyoruz,

Herkes aklından razı, başımızda huniler,

Birileri çalıp duruyor, biz oynayıp duruyoruz…

(Mehmet Özata)

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın