Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow DIŞ TÜRKLER'DEN BİRİNCİSİNE DEVAM
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
DIŞ TÜRKLER'DEN BİRİNCİSİNE DEVAM Yazdır E-posta
18 04 2008

İkinci Dünya Savaşı sonunda, Stalin’le Rousswellt Türkler üzerinde tartışırken, Stalin bir çok defa olduğu gibi, bir defa daha şarklılığını göstermiş ve “Türk mü arıyorsun, bizde yetmiş milyon var, gelin de gözlerinizle görün” demiştir. Savaşın hemen sonunda, kumandanlar arasında askeri kuvvet şakalaşmaları sürüyor olsa da, Rusya imparatorluğunun kurşun atılmadan dağılacağını düşünen politikacı da yoktu. Rusya dağıldı. Bu gün, ondan çıkan Türk devletleri var. Yine de, Rus Federasyonu içinde dağılmış geniş Türk kitlelerinin olması gerekiyor. Şu anda, Rus Türklerinin, o toplum içinde, o topluma bağlı olarak, gelişmesini düşünmekten başka bir şey olmadığını bilmek gerekiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin göreöi, kendi varlığını tehlikeye atmadan, kendisinin gelişmesini temin etmekten ibarettir. Çin’de, Hindistan’da, daha bazı ülkelerde de dış Türklerimiz için, aynı düşünceyi taşımanın akıllı bir düşünüş olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bunları yazarken, ilgi duyacağımız dış Türklerin olmadığını söylemek istemiyoruz. Bizim bu düşüncemiz, dış Türkleri bir araya toplamak değildir. Her insan grubu, bulunduğu toplum içinde gelişmesine devam edecektir. Bu tabii hakka saygılı olan devletlere saygı duyacağızdır. Ancak, bizden olan topluluğun gelişmesini engelleyen devletler için, devletler arası kanunlar içinde yapacaklarımız da vardır.

Kıbrıs’ta yapılması gerekenler yapılmıştır. Kıbrıs’ta hiç Türk olmasa, yine de Kıbrıs’la ilgilenmek, Türkiye’nin kendisini koruma ve kollama görevidir. Kıbrıs verilirse, Yunanistan, er veya geç Kıbrıs’a gelecektir. Halbuki, Kıbrıs üzerinde Yunan hakimiyeti hiç olmamıştır. Kıbrıs Rumları Kıbrıs adasına sonradan yerleşmişlerdir. Yunan hakimeyeti de hiç olmamıştır. Kıbrıs, Türklerin eline Yunan hakimiyetinden değil, başka hakimiyetlerden geçmiştir. Bu gün ise, doğu Akdeniz hakimiyeti bu ada sayesinde temin edilmektedir. Bütün Anadolu’nun korunması da, ancak Kıbrıs adası sayesinde olacaktır.

Türklerin, bulundukları memleketin vatandaşı olarak yaşamalarına ve gelişmelerine ortam tanıyan ülkeler için, hiç bir düşüncemiz olamaz ve ilerde de olmayacaktır. Türkleri bir araya getirmek gibi bir görevimiz yoktur. Biz Anadolu Türkleri, hiç bir şekilde ırkçı olmadığımızı ve olmayacağımızı söylemekten çekinmeyiz. Ancak, bazı ülkelerde kalmış ve kitle olarak ta oldukça kabarık toplumlarımızı düşünmek te zorunda olduğumuzu herkesin bilmesi gerekir.

Rahatsız olan dış Türklerin Avrupa ülkelerinde ve Müslüman ülkelerde olduğunu ve ilerde de olabileceğini biliyoruz. Bu ırkdaşlarımızı, zulümle başbaşa bırakacak ta değiliz. Türkiye, zamaniyle Anadolu’dan göç etmiş ve zorla göç ettirilmiş bu dış Türklerin Anadolu’da hakları vardır. İstedikleri anda kendilerine sahip çıkma isteğinde ve kudretinde olan bir devletlerinin olduğunu da, bu insanlarımızın bilmesini istiyoruz.

Çok açık ve seçik te biliyoruz ki, bu gün milli hudutlarımız içinde, benim gibi, veya sayın Kamer Genç gibi, asılları değişik Türk vatandaşı olarak yaşamak istemeyen insanlar da vardır. Bu insanları da, zorla milli hudutlar içinde tutacak değiliz. Bu istemeyen insanların isteklerine hizmet etmeyi de insanlık görevi sayacağımızı herkes bilmelidir. İnsanların mutlu oldukları veya olacaklarını sandıkları yerlerde, ülkelerde yaşamasını biz niçin istemeyelim? Şu kısa ömürde, insanların bu isteklerini desteklemeden niçin zevk almayalım?

Aramızda mutlu olmayan, bizimle birlikte yaşamak istemeyen, gelişmesini bin yıllık devletin ve milletin gelişmesinden ayrı göre bu vatandaşlarımızın isteklerine yardımcı olacağımızdan herkes ve bu vatandaşlarımız emin olmalıdırlar. Bu hususta, oldukça yeterli deneyimlerimizin olduğundan onlar da bilgi sahibidirler. Biz, kendileriyle, gittikleri yeni memleketlerinde de dost kalmak isteriz. Bundan, onların emin olmalarını dileriz.

Bu karşılıklı mutluluk için en iyi iş ve düşünce, karşılıklı nüfus mübadelesidir. Bunları biz önceleri denedik. Hem de istekli olmadan bunlar denenmiştir. Türklerin Ermenilerden kurtulma arzuları olmamıştır. Ermeniler, bu hattı zatında docil millet, yel aklına uymuştur. Kendilerini tahrik edenlerin kurbanı olmuştur. Bunlar, bizim memleketimizin ustaları, teknikerleri idiler. Bunların bizden ayrılmaları, ülkenin gelişmesini geç bırakmıştır. Türklerin Ermeni sanatkarlarının yerlerini almaları zaman almıştır. Rumlar için de öyledir de, bunların Kurtuluş Savaşında yaptıkları, artık bir arada olma imkanlarını imkansız yapmıştı. Biz bunların hiç birine isteksiz gözle bakmıyoruz. Bazılarını geri aldığımız bile olmuştur. Bu imkan, şimdi bile, Ermeniler için geçerli olabilir. Bizden şimdi mutlu olmayan vatandaşlarımız için de, niyetimiz bu olacaktır. Bu fikrin işlenmesinde fayda görüyoruz!..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK CORSA VE KİRALIK BÜRO
Satmak Istiyorum (03.12.2008)
ACİL SATILIK BAĞ VE YOLA CEPHELİ ARSA HİSSESİ (ÇOK HESAPLI)
Satmak Istiyorum (02.12.2008)
DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 57 misafir ve 2 üye bağlı
  • Adanalı
  • bonusss

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55