|
Seçtiklerimiz etraflarında sürekli olarak “PADİŞAHIM ÇOK YAŞA” seslerini duymak istiyorlar.
Diyen çok….
Ama cesareti olan birileri “KRAL ÇIPLAK” dediği zaman da hemen alınıyorlar.
İnsan olarak önce aile, sonra yakın çevre, sonra yaşadığımız kent ile beraberiz.
Yani “Yaşadığım şehrin sorunları beni ilgilendirmez” demek mümkün değil.
Sağlıklı bir yaşam sürmek için, yaşadığımız yerin de sağlıklı olması gerekiyor.
Sağlıklı su…
Sağlıklı hava…
Sorunsuz otopark…
Yemyeşil bir kent…
Eminim ki herkesin istediği sağlıklı bir yaşamdır. İster ama buna fırsat bulabilir mi?
Kentlerde insanların daha rahat, daha modern, daha çağdaş ve daha sağlıklı yaşaması için gerekli organizeyi kim yapar?
Tabii ki belediyeler.
Zaten devlet kasasından belediyelere parayı ne için verir?
İnsanlara rahat yaşayacakları şehirler yaratmak için.
Belediyelerin bütçeleri trilyonlar, katrilyonlarla ifade edilir.
Bu parayla bizlere hizmetler sunulacak.
Biz de dualar edeceğiz.
Nasıl edilecek o dua?
Şimdi tarafsız, objektif olalım.
Belediye başkanlarını seversiniz sevmezsiniz.
Elinizi vicdanınıza koyun.
Saplantıya kapılmayın.
Yaşadığımız şehirde;
Yaşamı kolaylaştıracak,
Daha sağlıklı yaşamamıza vesile olacak, bir şeyler görebilirsek “PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!” diye bağıralım.
Yok yapılmadıysa eğer,
Eleştirilere tahammüllü olmak zorundalar.
Eleştirilerin yazılıp çizilmesinden, konuşulmasından hoşnut olmak durumundalar.
Bir insan neden belediye başkanı olmak ister?
Meydanlardan kulağımda kalan bir hoş sedalar;
“Bilgi ve deneyimlerimi halka aktaracağım!”
Nasıl aktaracakmış?
Görebildiniz mi?
Hangi adaya sorarsanız sorun;
“Kendim için bir şey istiyorsam namerdim…
Her şey halk içindir.”
Vavvvvv
Hangisine sorarsanız sorun;
“Şeffaf bir belediye olduk”
Yiğitler çıktı meydane…
Doğru sözler hak getire…
Aslında her yiğidin gönlünde bir aslan yattığı gibi, hepsinin gönlünde de bir il, ilçe yatıyor.
Kimisi Çorum…
Kimisi Alaca…
Kimisi Sungurlu…
Kimisi İskilip…
Kimisi Osmancık…
Gönül bu!
Çorum’a da konar… Ortaköy’e de…
Ne demeye hakkımız var.
Biz “PADİŞAHIM ÇOK YAŞA…PADİŞAHIM ÇOK YAŞA…” demeyi bırakıp, dört senedir neler yapılmış? Verilen sözler tutulmuş mu? Şehrimizde sağlıklı bir şekilde yaşamamız için yatırımlar olmuş mu? Onlara bakalım.
Bakalım ki,
Bir şey söylemeye hakkımız olsun.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|