|
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Şubeler Platformu üyeleri, dün TBMM'ne faks çekerek, yeni Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nın referanduma sunulması gerektiğini bildirdiler.
KESK Çorum Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Halil Özbent öncülüğünde dün PTT Merkez Müdürlüğü'ne gelen Platform üyeleri hazırladıkları dilekçede, Sosyal Güvenlik Reformu'nun Dünya Bankası ve IMF modeline dayalı olduğunu belirterek, sosyal devlet ve sosyal güvenlik hakkını tümüyle reddettiğini iddia ettiler. KESK Şubeler Platformu'nun TBMM'ne faks çektiği dilekçede “AKP, çıkarmakta ısrar ettiği ve halkın geleceğiyle oynayan 5510 sayılı yasayı, oylarını almaktan gurur duyduğu halkın referandumuna sunmalıdır.” denilerek şu görüşlere yer verildi:
“5510 sayılı Yasa Tasarısı, IMF ile AKP arasında imzalanan 19. Stand-by Anlaşması'nın gereği olarak ve borçlara yeni borçlar eklemek için Meclis'te rekor bir hızla görüşülmeye devam etmektedir. Bu Yasa'da değişiklik öngören yaklaşımın, sosyal hukuk devleti ilkesine aykırı olarak, sosyal güvenlik haklarında yapılmış olan düzenlemeleri daha da geriye taşıyarak, bu amaca hizmet etmeyi sürdürdüğünü, parmak kaldırıp indirmekte hiçbir çekince görmeyen milletvekilleri çok iyi biliyor olmalı. Halkımızın sosyal güvenlik haklarını geriye götüren, özel emeklilik sistemleri ile geleceğimizi bankaların insafına terk eden, emekliliği hayal haline getiren, sağlık alanını şirketlere devrederek ticarileştiren, parası olmayana sağlık hizmetlerini vermeyen bu yasaya parmak kaldıran milletvekilleri, toplumsal değer üreten ve bu yasadan en fazla etkilenen kadınların, geleceğimiz olan çocukların yüzüne nasıl bakacaklardır? 'Sizler iki yılda emekli olurken bizler niye 65 yaşına kadar bekleyeceğiz?' sorusuna hangi 'makul' cevabı vereceklerdir? Artık herkes biliyor ki, Dünya Bankası ve IMF modeline dayalı Sosyal Güvenlik Reformu, sosyal devleti ve sosyal güvenlik hakkını tümüyle reddetmekte, bireyi, geleceği yasalarla güvence altında olan bir yurttaş yerine, yazgısını mali piyasaların belirlediği bir nesneye dönüştürmektedir. Kendileri her türlü birinci sınıf sağlık hizmetinden yaraladıklarında 'kara delik' hesabı yapılmazken, bütçenin yüzde 80'ini vergileriyle ödeyen bu halkın sağlık hizmetlerinden yararlanmaları mı 'kara deliği' oluşturmaktadır? 7200 prim gün ödememize rağmen 65 yaşına kadar beklememiz gerektiği gerçeğini kimden ve nasıl saklayabilirsiniz? Güncelleme katsayısının belirlenmesinde refah payının sadece yüzde 30'unu yansıtmanın mantığı seçim bölgelerinde nasıl izah edilebilecektir?
'Kazanılmış hakların korunduğu' masalını kameralar karşısında terlemeden anlatanlar, hakları elinden alınan emekçilerin gözünün içine bakarak tekrarlayabilecekler midir? Kendilerine 'halkın vekilliği' payesini biçenler, eğer IMF'nin değil halkın taleplerini esas alıyorlarsa, içinde insan unsurunu barındırmayan, emeği, emekçileri ve halkı dışlayan, sermayenin kârına kâr katarken halka yoksulluğu ve sefaleti reva gören SSGSS Yasa Tasarısı'nı Genel Kurul'dan derhal geri çekmelidirler! AKP, çıkarmakta ısrar ettiği ve halkın geleceğiyle oynayan 5510 sayılı yasayı, oylarını almaktan gurur duyduğu halkın referandumuna sunmalıdır.”

|