|
Avrupalılar, politika işinde ciddidirler. Politika Avrupa’da bir meslektir. Başka mesleklere nasıl kıymet veriliyorsa, politikaya da öyle kıymet atfedilir. Resmi konuşmalar için, daima devlet daireleri tercih edilir. Hatta, resmi yemekler, otellerde değil, devletin resmi dairelerindeki lokantalarında ve salonlarında verilir. Şuna işaret edelim ki, bir çok yöntemler gibi, politika da Avupa’da doğmuş ve gelişmiştir.
Avrupa Konseyi’nin yeni seçilmiş başkanı, ilk defa memleketimizi ziyaret ediyor. Bu göreve geleli epeyce oldu ama, Türkiye henüz Avrupa Birliği içinde olmadığı için, memleketimizi ziyarete pek te acele edilmemiştir. AKP’nin mahkemeye verilmiş olması keyfiyeti, belki ziyarete biraz ivme kazandırmıştır. Ziyaret başlamadan önce de, daha birlik merkezinde iken, memleketimiz için ileri geri konuşmalar yapmıştır. Avrupa memleketlerinin mevzuatında da, ülkelerin iç işlerine karışılmaz. Hele bir sorun mahkeme önüne çıkarılmışsa, o sorun üzerinde konuşmama adeti ve hatta yasağı vardır. Sabancı cinayetinde, bir katil kız için, gösterilmedik soytarılıklar görülmemiştir. Bizdeki ise, bir iktidar partisidir mahkemeye verilen. Adi bir katil için gösterilen soytarılıklar unutuluyor, bir milletin mukadderatını ilgilendiren bir mahkemeye verme olayı için, ileri geri ahkam kesilmekten çekinilmiyor. Avrupa’daki adaletler özgür olurlar da, Türk adaleti bağımlı mıdır? Düşünce taşıyan insanların bunlara dikkat etmesi gerekmez mi?
Avrupa Konseyi Başkanı ve yanında genişlemeden sorumlu başkan olduğu halde önceki gün Türkiye’ye geldiler. Bütün tanınmış memleketlerde, ziyaretlerde kendi makamınıza tekabül eden makamlarla konuşmalar yapılır. Bu makamların bizde muadilleri yoktur. Bunlar, yeni kurulmuş Avrupa teşkilatının kurumları. Fakat bizde, AB’nin bu yeni makamları, devlet yönetiminin bütün makamlarıyla konuşurlar. Nitekim öyle de olmuştur. Mecliste bulunan partilerin genel başkanlarıyla da konuşmak istenmiştir. Anamuhalefet Partisi’nin Genel Başkanı sayın Deniz Baykal ile de konuşmak istemişlerdir. Randevuyu ise, kaldıkları otelde vermişlerdir. Yani, bizim sayın Deniz Baykal kalkıp sayın Avrupa Konseyi’nin ve genişlemeden sorumlu başkanın kaldıkları otele gidecek ve sayın misafirlerle siyasi konuşmalar yapacaktır. Deniz Baykal, yaş tahtaya basmayacak kadar bilgili ve deneyimlidir. Devlet anlayışının ne demek olduğunu sayın Baykal bilir.
Biz, böyle otel diplomasisinin Avrupa’da dahi olmadığın ıbiliyoruz. Avrupa’ya müttefik çıkarması yapılacağı günden bir gün önce, İdin, hariciye vekili olarak Cezayir’den General De Gaull’ü çağırmış ve bakanlıkta kabul edilmiştir. Bir fırsat bulup yarın çıkarmanın başlayacağını söyleyememiştir. De Gaull ihmal edildiğine inanmaktadır. Aslında öyledir de, İdin’in zekası ve deneyimi bu uygunsuzluğu ortadan kaldırmıştır. Ertesi sabah bir konuşma daha yapılmasını İdin teklif edince, General Fransız sefaretinde olabileceğini söylemiştir. De Gaull de işe resmiyet verme gayreti içindedir.
Sabah, İdin resmi merasimle sefarethanede kabul edilmiştir. Teferruat işin içine girince, yine çıkarma işi söylenememiş ve Churchıll’in Rouzveltt’le birlikte istasyonda kendilerini beklediğini söyleyerek De Gaull’ü harekete getirebilmiştir. İstasyona, başkanların yanlarına varınca, İdin, heyecan içinde çıkarmanın bu gün başlamış olduğunu söyleyebilmiştir. Bundan sonrası çok güzel bilgiler ihtiva ediyor da, bu yazının içinde yer alması yakışık almıyor. Ancak, resmiyetin mahiyetini anlatabilmek için bu kadarına yer verilebilmiştir.
Arabistan Kralı’na ve körfez şeyhlerine gösterilen son yakışıksız olaylar dışında, memleketimizde politik ciddiyetsizlikler olmuş değildir. AB konsey başkanının bu hafifliğine biraz değil, oldukça şaşırmış durumdayız. Ümit ederim ki, Meclis’te bulunan diğer partilerin genel başkanları da, politikanın bu inceliğine dikkat çekmiş olurlar. Otel, politika yapılacak yer değildir. Sayın Komisyon başkanına iyi bir ikaz yapmış olursak, bu da bir faydalı hareket olacaktır. Başka ülkelerde ve bu arada, memleketimizde de doğru işlerin yapılmış ve yapılmakta olduğu hakkında bir ders de verilmiş olur.
|