|
İÇİNİZDEN GEÇEN “BİRİSİ BAKIYOR OLABİLİR”’İN SESİDİR
(H.L. MENCKEN)
Dün gece Fenerbahçe İngiliz devi Chelsea takımına 2-0 yenilerek Avrupa Şampiyonlar ligine veda etti. Fenerbahçe’nin Chelsea ile kora kor mücadele ederek, İngiliz futbol devine soğuk terler döktürmesi takdire şayandı.
Bir Galatasaray’lı olarak Fenerbahçe’ye teşekkür ederim.
Eski Futbol Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’un yerine hile-i şeriye ile Hasan Doğan’ın getirilmesi Türk futboluna zarar verdi. Kulüpler Birliği Başkanı Özhan Canaydın’ın ricası üzerine, “istemem, yan cebime koy” misali Başkanlığa getirilen Hasan Doğan federasyonu daha ilk haftalarda eyyam yapmaya başladı.
Fenerbahçe-Galatasaray arasında Ali Sami Yen Stadında oynanan Türkiye kupası maçına, daha önceleri Galatasaray’ın bir çok kez canını yakmış olan Cüneyt Çakır’ın atanması büyük bir skandaldı. İlk kez Cüneyt Çakır gerçek bir hakem gibi maçı yönetince Fenerbahçe yenilerek kupadan elendi ama, kıyamet koptu.
Volkan hakemin gözü önünde Lincoln’ü resmen dövdü, 6 maç yerine 4 maç ceza aldı. Lugano kırmızı kart görünce hakeme saldırdı, nedense ceza almadı. Gözlemcilerin başında eski Fenerbahçe yöneticisi Kemal Dinçer olunca böyle oldu.
Ardından, bir ay önce Galatasaray Ankara’da Ankaraspor’la yaptığı maçta 100-150 seyircisi kötü tezahürat yaptı diye bir maç seyircisiz oynama cezası aldı.
İnönü stadında oynanan Beşiktaş-Fenerbahçe maçında hakem Fenerbahçe’li Kazım’ın ceza sahasında topla elle oynamasına penaltı çalmadı. O maçta Beşiktaş seyircisinin yaptığı taşkınlık için Beşiktaş’a bir maç seyircisiz oynama, bir maç ta saha kapatma cezası verildi. Fener seyircisinin yaptığı kötü tezahürat cezasız kaldı.
Geçen hafta Fenerbahçe-Kayserispor maçında hakem Hakan Sivriservi kardeşimiz Devit’in kendini atarak düşmesine ikinci sarı kartı göstererek kırmızı kart göstereceği yerde, penaltı çalarak korkunç bir yanlışa düştü. Kayserispor’un üç oyuncusuna sarı kart göstererek, onların mücadele direncini kırdı. Bütün bunlar yetmiyormuş gibi Fener’in maçın uzatma dakikakalarının uzatmasında (!) attığı ofsayt golü sayarak Kayserispor’u resmen katletti.
Umarım, hakem kardeşimiz bu yanlışları bilerek yapmamıştır.
Pazar günü oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray maçında “bugüne kadar hep Fener’e kıyak yapılıyor, biraz da Galatasaray’a yapalım “dercesine hakem Kuddusi Müftüoğlu kardeşimiz Gençlerbirliği’nin penaltısını vermeyerek maçın kaderini tayin etti.
Ben sade bir vatandaş olarak özellikle, büyük takımlarımızı kayırma adına hakemlerin bilerek veya bilmeyerek yaptıkları bu yanlışları utanarak izliyorum.
Bu kadar mı zor gördüğünü çalmak, adam gibi maç yönetmek?
Her hafta sonu yetmiş milyonun gözü önünde cereyan eden bu komedi çok üzüyor beni. Avrupa kupalarında oynanan maçlara bu yüzden Türk hakemleri verilmiyor.
UEFA’ya bir üst klasman için isimlerini bildirdiğimiz hakemlerimize UEFA güvenmediği için özel gözlemciler yollayarak, hakemlerimizin maçlarını defalarca izleme gereğini duyuyorlar.
Hiç kimse sizlerin başına tabanca dayayarak, “mutlaka hakemlik yapacaksın kardeşim” demiyor. Madem ki, hakemliği meslek edinmiş, buralara kadar gelmişsiniz, hiç kimseden korkmadan gördüğünüzü çalın be kardeşim.
Birileri tarafından değil herkes tarafından gözetliyorsunuz sevgili hakem kardeşlerim. Allah rızası için, her şeyi görün ve doğru karar verin.
Göz bakar, beyin görür, kalp duygu katar,
Sonsuz uyum gördüğünü anlamakta yatar,
Varlığın suretine aynayız, görebilirsen,
Gönül gözünü aç, her şey görmekle başlar…(Mehmet Özata)
|