Anasayfa arrow YAZARLAR arrow ALİ EMİROĞLU arrow KAVGASIZ TARTIŞMAK İÇİN
 
KAVGASIZ TARTIŞMAK İÇİN Yazdır E-posta
09 04 2008

Bir toplumda insanların kavga etmeden tartışmaları için, o insanların aynı bilgi ve kültürü paylaşmış olmaları gerekir. Bir toplumda bu yoksa, herkes kendi bildiğini doğru kabul edecek ve bir noktada birleşmek imkan içinde olmayacaktır. Bir noktada anlaşmak için, insanların veya tartışanların bir kısmının, öteki grup insanlarına, “sen veya siz haklısınız yahut haklısınız” demesi gerekir. Aksi halde, insanlar, kalktıkları yerde ayakta kalacaklar ve anlaşamayacaklardır. Anlaşamamanın neticesi de kavgadır.

Bizim toplumumuzun en büyük hatası budur. Evinde 8 kitabı bulunmayan politika cambazı, bir tartışmada 80 sözcüğü arka arkaya sıraya koyabilmektedir. Kulak dolgunluğu edinilmiş bu bilgilerle, bilen insanlar nasıl anlaşabileceklerdir? Size bir örnek verirsem ,bunu daha önce de bir yazıda belirtmiş idim, sanıyorum ki, Türkiye’de olmasa bile, bizim Çorum’da anlaşmamız mümkün olacaktır. Bu da, memleketimiz için bir kazan olmaz mı? Çorumlu da ayak direrse, o zaman değişen bir şey olmaz; güneş yine sabahları doğudan doğar ve akşamları da batıdan batar. Ben dahil hiç kimse, sizlerin hepiniz de, kendilerinizde bir şeyler vehmetmemelisiniz!

Vereceğim örnek, Prof. Ali Fuat Başgil hocanın kitabından alınmıştır. Koca profesör yanlış yazar mı? Bilse, elbette ki yanlış yazmaz. Bir sorunu iyi bilmeyen ise, Prof. De olsa yanlıştan kendisini kurtarmayacak ve kendi kitabı ile kendisi açıklamış olacaktır.

Bu kitabın yazıldığı sıralarda, Paris’de bir ilim kongresi aktedilmektedir. Bu kongrede, Ali Fuat Başgil’in, laikleri eleştirdiği ve onlar için iyi şeyler yazmadığı söyleniyor. Kongre, İstanbul’da hukuk fakültesi dekanı da bulunan hocaya bir mektup yazarak, bu bilginin doğru olup olmadığı kendisinden soruluyor. Ali Fuat Başgil de, hemen cevap vererek, kendisinin laikleri eleştirmediğini ve fakat, Allahsızlardan nefret ettiğini bildiriyor. Muhabere de burada bitiyor. Prof. Ali Fuat Başgil, bu bilgiyi kendi yazdığı kitaba da naklederek, doğru bir iş yaptığını düşünüyor. Biraz da öğünüyor gibi bir tavır takınıyor. Kendisine göre, laik insanlar makbul insanlar ise de, dinsizler, yani Allahsızlar nefret edilecek insanlardır. Bu kanaatları taşıyacaksınız, iyi düşündüğünüzü sanacaksınız, daha sonraları da, ilim ve irfanınıza güvenerek, Türk Devletinin başına Cumhurbaşkanı bile olacaksınız! Sonuncu olmadı.

Bize göre, bu işi iyi bilen herkese göre, insanların inançlarına kimsenin karışma hakkı yoktur. Laik rejimlerde, her din saygındır ve dinler arasında bir ayırım yapılamaz. İnsanlar dinsiz de olabilirler. İnsanlar dinsiz iseler, dinsizlikleri bir ayırım vasıtası olarak alınabilir mi? Dünya işleri yalnız yaşamak, ve mutlu olmak için olduğuna göre, insanların dinsiz veya dinli olmaları rejimi ve kimseyi ilgilendirmez: Sadece, insanların kendilerini ilgilendirir. Bunları okuyunca, çok açık şekilde görüyorsunuz ki, rahmetli Ali Fuat Başgil’in laiklik hakkındaki bilgisi eksiktir. Bu zatla anlaşabilir misiniz? Zaten de, rahmetli Ali Fuat Başgil, bu fikirlerini tashih etmeden dünyasını değiştirmiştir.

Bu gün, bizim durumumuz aynı pozisyonu gösteriyor. Herkes kendi bilgisinin doğruluğu üzerinde ısrarlı. Milli irade, Milli hakimiyet, Demokrasi, Devlet ana teşkilatının yetkileri arasındaki farklar, bilhassa iktidar partisinin durumu üzerinde anlaşmaya varılmış değil. İktidar partisinin yetkilerine itiraz edenimiz yok. Bu yetkiler Anayasamızda yazılıdırlar. Bu Anayasa yetkilerini ayrı tefsire kimsenin hakkı yoktur. Bunları, insanlarımızın, hiç olmazsa bilgili insanlarımızın aynı şekilde konuşması, değişiklik yapmaması gerekir.

Bir ülkede huzur bozulursa, onu iade etmek  zorlaşabilir. Bizim ülkemiz bunları yaşamıştır. Bizim ülkemizde, istenmeyen olaylar da olmuştur. Bunları yeniden denemeye kalkmak kimseye fayda temin etmez. Kimse, yeri ne olursa olsun, kanun dışı yetkilerle techiz edilmiş değildir. Kimsenin kimseyi korkutacağı da yoktur. Gelin akıllı olalım diyorsam, memleketimin iyiliğini düşündüğüm içindir. Bizim ülke, huzur içinde yaşayacak kadar büyük ve güzel bir ülkedir. Millet olarak yaşamayı bilmemizde çıkarlarımız vardır.

 

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16
Şuanda 31 misafir ve 2 üye bağlı
  • erdinc_989
  • haluksoylemez

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın