|
Hafta sonu Çorum’un gündemi çok yoğundu. Bu nedenle, Ticaret ve Sanayi Odası Türk Sanat Müziği Topluluğu’nun konserine, hak ettiği kadar geniş yer veremedik.
Ama, gerçek anlamda “ayakta alkışlanan” bu görkemli musiki şölenine, birkaç gün gecikmeyle de olsa yeniden dönmeyi sanata ve emeğe saygının gereği sayıyoruz. Ecz. Enver Leblebicioğlu yönetimindeki topluluk, şimdiye kadar Çorum’da verdiği konserlerin yanı sıra, TRT ekranlarındaki ve komşu kentlerdeki performansı ile de “rüştünü ispat etmiş”, Türkiye çapında amatör musiki koroları arasına adını yazdırmış bir oluşum. Yine gerçek anlamda “Çorum’un yüzakı”…
3, 4 ve 5 Nisan akşamları verilen konserler, bu gerçeklerin altının bir kez daha kalın çizgilerle çizilmesine vesile oldu. Zira, Şef Enver Leblebicioğlu’nun, saz heyetinin, koronun ve tek tek solistlerin performansları, profesyonellere taş çıkartacak düzeydeydi. Sahne organizasyonu, ses ve ışık düzeni, kıyafet bütünlüğü….her şey, her şey dört dörtlüktü. İzleyicilerin duyarlılığı, heyecanı ve katılımı da feykaladeydi. Hüzzam peşrevin ardından birinci bölüm, Koro’nun seslendirdiği “Sabrımı gamzelerin sihri ile tarac edeli” şarkısı ile başladı. Ve Musa Süreyya Bey’in unutulmaz bestesi:
Sen sanki baharın gülüsün, şen çiçeğimsin
Sen her gece rüyama giren gözbebeğimsin
Sen şimdi uzaklarda gülen bir meleğimsin
Sen her gece rüyama giren gözbebeğimsin
Yine Koro’dan “Adanın yeşil çamları aşkımıza yer olsun”…
Sevil Seçil İme’nin parçası, bestesi Cevdet Çağla’ya, güftesi Hikmet Münir Ebcioğlu’na ait güzel eserdi:
Şu göğsüm yırtılıp baksan dikenler aynı güldendir
Şikayet bilmeyen kalbim kanar hep aynı eldendir
Bu dertten kurtulan yok mu, dualar hangi dildendir
Şikayet bilmeyen kalbim kanar hep aynı eldendir
Fatih Güntürkün, “Dilhun olurum yad-ı cemalinle senin ben”, Mualla Çağlar-Uğur Özdeniz ikilisi de “Küçük yaşta aldım sazı elime” parçalarını seslendirdiler.
Koro’nun izleyicilerle birlikte okuduğu “Olmaz ilaç sine-i sad pareme” isimli parçanın ardından İlhan Seçkin, Yusuf Nalkesen’in bestesiyle mikrofona geldi:
İçimde kim vardır bir bilebilsen
Kendini bulursun kalbime girsen
Ben gibi bir yansan, bir sevebilsen
Sen seni bulursun kalbime girsen
Hilal Uman’ın parçası ise güftesi Hikmet Münir Ebcioğlu’na, bestesi Selahattin İnal’a ait eserdi: “Sesimde şarkısı aşkın figan olup gidiyor”…
Konserin birinci bölümü, Hüzzam potpori ile sona erdi. Mini Nihavent peşrevin ardından Koro’nun seslendirdiği “Ayrıldı gönül şimdi yine bir tek eşinden” isimli parçayla başlayan ikinci bölümün solo eserleri de şöyle sıralandı:
Ömer Erdal Cerit : Bin gül çıkarırdım sana kalbimdeki külden. (Beste Lemi Atlı, güfte Yaşar Nabi Nayır).
Nimet Alpoğlu: Gözlerde başlarken gönül oyunu (Beste, toplulukta ud sanatçısı olarak görev alan Prof.Dr. Suat Kıyak, güfte, yine topluluğun koro elemanlarından Halit Yıldırım).
Gülden Arzoğlu-Yusuf Çilingir (düet): Şu güzeller güzeli yar gibi geldi bana.
Nuran Özkaya, bestesi Osman Nihat Akın’a, güftesi Yahya Kemal Beyatlı’ya ait eseri okudu:
Körfezdeki dalgın suya bir bak göreceksin
Geçmiş gecelerden biri durmakta derinde
Mehtap iri güller ve senin en güzel aksin
Velhasıl o rüya duruyor yerli yerinde
Serpil Duran: Amman avcı vurma beni (Azeri türkü).
Geçenlerde TRT ekranlarında topluluğu temsil eden Nurhan Çakmak, bestesi Avni Anıl’a, güftesi Ümit Yaşar Oğuzcan’a ait eserle mikrofona geldi:
Bir kerre bakanlar unutur derdi günahı
Görmem gözünün nûruna daldıkça sabahı
Ben hiç bu kadar sevmedim ömrümce siyahı
Görmem gözünün nûruna daldıkça sabahı
Murat Özkaya : Biraz kül biraz duman o benim işte (Beste Avni Anıl).
Sevil Karakoç’un okuduğu eser, Sanat Güneşi Zeki Müren’e aitti:
Bir demet yasemen, aşkımın tek hatırası
Bitmiyor ayrılık, dinmiyor gönlümün hicran yarası
Ağlasam inlesem, silinmez bahtın karası
Bitmiyor ayrılık, dinmiyor gönlümün hicran yarası
Nihavent potpori ile sona eren konserin ardından, dakikalarca dinmeyen alkışlar karşısında Şef Enver Leblebicioğlu yeniden sahneye gelip izleyenlere bir şarkı daha armağan ediyordu arkadaşları ile birlikte.
Efsun As’ın sunuculuğunu yaptığı konsere emeği geçenlerin isimlerini tek tek bir kez daha zikretmezsek, haklarını yemiş olabiliriz.
Saz sanatçıları:
Kanunlar: Sema Aytaç, Gözde Özçelik, Kemanlar: Aycan Bilgener, Celalettin Kahraman, Murat Şamlı, Udlar: Ayşe Coşkuner, Kenan Demiral, Bengül Kestek, Suat Kıyak, Bület Tetik, Klavye: Levent Coşkuner, Ney: Mustafa Erzen, Tambur: Ertuğrul Nuri Gökşen, Klarnet: Vedat Özal, Ritim Sazlar: Ertan Özçatalbaş, Bahri Tokyay, Bülent Tokyay ve Cemil Yıldız.
Koro’yu oluşturan ses sanatçıları:
Nimet Alpoğlu, Gülden Arzoğlu, Efsun As, Fatma Aykaç, Nurhan Badaköz, Sevgi Balaban, Ayşegül Borucu, Gülbin Boyabatlı, Mualla Çağlar, Nurhan Çakmak, Zeliha Çiğdem, Fatma Çöplü, Hayal Doğan, Serpil Duran, Selma Eftekin, Dilek Güntürkün, Seçil İme, Hülya Karabıyık, Sevil Karakoç, Fatma Kaynar, Emine Kestek, Nuran Kural, Satı Kekeç, Ahu Özçetin, Emine Nuran Özkaya, Feruzan Pars, Hilal Uman, Nevzat Alkan, Kerep Aydoğan, Ömer Erdal Cerit, Yahya Çakıcı, Yusuf Çilingir, Tamer Ünal Çubukçu, Serdal Dal, Cihat Ecdaroğlu, Hüseyin Emniyet, Celal Ertan, Fatih Güntürkün, Ahmet Hanoğlu, Kamil İdikut, Sefer Kalkan, Adem Karakuş, İhsan Kuyucu, Verdi Öncü, Gürbüz Özbay, Uğur Özdeniz, Hakan Özkabakçı, Murat Özkaya, Arslan Özsaraç, İlhan Seçkin, Ali Uzun ve Halit Yıldırım.
.
.
.
.
.
..

|