|
Ne geçmişe tam anlamıyla ait, ne de geleceğe tam anlamıyla ayak uydurmuş, talihsiz bir kuşak vardır arada kalmış…
Bir çoğumuzun çocukluk dönemlerine aitti bu arada kalmışlık…
Yani insan yaşamının en önemli evresiydi bu.
Aynı coğrafyada yaşayanların kamplara bölündüğü, serseri bir kurşunun köşe başında beklediği yıllarda geleceğe ait hiçbir planlama yapamadığımız yıllardı.
Gözlerimizde hep korku vardı.
Her zaman boğazımıza düğümlenen bir şeyler olurdu.
ARKADAŞLIKLARIMIZ ÇOK ANLAMLI…
DOSTLUKLARIMIZ ÇOK GÜÇLÜYDÜ…
BİRLİKTE YOLA ÇIKTIKLARIMIZI HİÇ Mİ HİÇ BIRAKMADIK…
Acı günde de…
Tatlı günde de…
Duygulu ve KOCAMAN YÜREKLİYDİK…
Marka takıntılarımız, çılgın eğlencelerimiz, internetimiz yoktu…
Sıkı sıkıya sarıldığımız değerlerimiz vardı.
Sadakati, aileyi önemserdik.
Küçücük şeylerden mutlu olmayı bilirdik…
ÜTOPYALARA İNANAN DA BİZDİK…
Zaman geçti, özgürlüklerin sloganlarda olmadığını öğrendik.
Sonra, isteyip de yapamadıklarımızı hayata geçirmeye başladık tek tek…
Kimimiz, otuzunda resme olan yeteneğini keşfetti…
Kimimiz, kırkında saz çalmayı öğrendi…
Kimimiz de, içinde birikenleri şiire döktü…
Biz iki arada kalmış kuşağın kırılgan çocuklarıydık.
Arada sırada bir araya gelince,
Yitirmiş olduğumuz zamanı düşündüğümüzde,
Gözlerimiz birbirini ele verir.
İşte o yüzdendir, derin bir hipnoz içindeymiş gibi yaşayan, yaşadığını sanan, gördüğümüz her gence nasihat verişimiz.
Güneşi zapt edecek kadar kararlı olmalarını isteyişimiz o yüzdendir.
Uyuyan prensler ve prensesler olmamalarını isteyişimiz de o yüzdendir.
“Söğüt dalında yuva yapmış mandaya” gülmek kadar, “Lambada titreyen alevi” düşünmek de önemlidir bu yüzden.
Belki diyebilirsiniz; büyüklerimizin bir çoğu, karanlık ve toz içindeki kozanın içinde yaşarken bu nasihatler neden?
Onlar, kendi yarattıkları BEN’lerinin kurbanı.
İnandığınız değerleri yitirmeden, ilkelerinizi unutmadan yaşayın.
İnandıklarınızı sofraya koyup, yedirmeyin kimseye
Bize, “İki avuç gerçeğin, bir avuç paradan” daha önemli olduğunu öğrettiler.
“Ortama göre renk değiştirmeyin ha…” diye de ilave ettiler.
İşte bu yüzdendir,
Birbirimizi gördüğümüzde gözlerimizin parlaması…
Bu yüzdendir, dostluklarımızın güçlü olması…
Bu yüzdendir. Arkadaşlıklarımızın çok anlamlı olması..
Her Gününüz Güzel Olsun.
|