|
“Seçimler yaklaşıyor…
Seçimler yaklaşıyor…”
Biraz çığırtkanlık yapar gibi oldu ama, yaşam yerlerinin sorumluluğunu üstlenenler tarafından, ortalık toz duman iken hayatın pespembe gösterilmesine ne dememiz gerekiyor ki başka?
Seçimler yaklaşırken, BİR KENTİ FLU GÖRMEK nasıl oluyor acaba?
Merkezi yönetimler ve onların peyki haline gelen yerel yönetimler.
Bizdeki bu siyasi anlayış ortadan kalkmayınca, elbette yerel yöneticiler de kentleri flu görmeye devam edecektir.
“İşin peşrevi bir tarafa” derdi eski topraklar, ciddi ciddi konuşmaya başlayınca…
Ve devam ederlerdi;
Belediye başkanları halkın en çabuk ulaştığı kişiler olmalıdır…
Belediye başkanlarının partisi olmamalıdır…
Kendi bölgesinin sorunlarının çözümü için herkesle iş birliği içinde olmalıdır…
Kendi bölgesinde çok sevilmelidir…
Yöneticilerin bir kısmı siyasetçi gibi davranıyor. Siyaset ile yatıp, siyaset ile kalkıyor.
Başkanlar, siyaset yapmadan, siyasete karışmadan, bölgesine hizmet götürtmek için çabalamalıdır…
Hiçbir siyasinin oyuncağı olmamalıdır…
Bu kentte doğup büyüyen, ve bu kentin havasını yıllarca soluyan, nefes alamayan insanlar temiz hava solumaya hasret kalmadı mı?
Yerel yönetimlerin koltuklarında oturan, yetki verdiklerimiz, kenti ne kadar seviyorlardı?
Üç- beş işçi ile kaldırımları yıkıp yeniden yapmak…
Taşları rengarenk boyamak…
Kentin caddelerinin ortasından, gürül gürül akan yapay şelaleler yapmak…
Dolana dolana giden ışıklı yollar yapmak…
Bunlar mıydı kenti çok sevmenin, çalışmanın göstergesi?
KUŞKUSUZ HEPSİNİ AYNI KEFEYE KOYMAK DA HAKSIZLIK OLUR.
“Çok çalışıyoruz çok!”
“Kenti, çağdaş bir kent haline getirmeye çalışıyoruz”
Her sabah kulaklarınız çınladığında, yaptığınızı sandığınız BÜYÜK BÜYÜK işlere alkış tutanlardan kaynaklandığını da sanmayın.
Bir gün yağmur yağdığında, yağmura teslim olan kent görmek istemiyor kimse artık.
Yere göğe sığdırılamayan asfaltların, alt yapı çalışmalarının yağmur yağdığında başına gelenleri de görmek istemiyor artık.
Bu kent özeldir.
Bu kent gösterişi sevmeyen, mütevazi halk ile kavgalı olmayan, iyi iletişim kuran, vizyonu olan yöneticileri hak ediyor.
Öyle alttan alttan destek çıkılması, kamuoyunda çokça konuşulması, medyatik olması ile yönetici olunmaz.
Siyasi partilerin adaylarını belirlerken bunlara dikkat edeceklerine inanmak istiyorum. Yerel seçimlere derinden hazırlanan tüm siyasi partilerin de kendilerine puan kaybettirecek isimlerle yola devam etmemeleri gerektiğini düşünüyorum.
Gönüllerinden adaylık geçenlerin, magazin tipi haberlerle kamuoyunda boy göstermekle, ısmarlama yazılarla gündemde kalmakla, bir adım önde olacaklarını düşünmelerini de anlayamıyorum.
Bütün bunları başkanlık koltuğu sevdasında olanların, aday belirleme aşamasında parti yöneticilerine şirin gözükmek için yaptıklarını tahmin ediyorum.
KENTİ FLU GÖRENLERİN hali nice olur bilemem?
Siyaset elbette bir sevdadır.
Ama son söz Ankara’dan geliyor.
“Aman bulguru kaynatırlar,
Bizde adet böyledir,
Kimini ağlatırlar,
Kimini söyletirler.
Fidayda da bizim oğlan Fidayda…
Beşyüz altın yedirdin kaç ayda
Gitti de gelmedi ne fayda
BAŞINI DA YESİN BU SEVDA.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|