|
Daha ameliyat nekahatını tam bitirmeden, artık ölmeyeceğimize inanır duruma gelince, kendimize göre bir plan yaparak bazı noktaları, yine kendimize göre izah etmeye karar vermiştik. Bu konu açıktı; ilk Anadolu ihtilalinin yapılışı ve yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu konumuz olacaktı. Konuyu seçişte bir hata yapılmış olduğunu sanmıyorum. Ancak, konu uzun olduğundan, ona yazıları ayırınca, günlük olaylar hakkında hiç bir düşünce ortaya koyamama durumuna geldik. Türk ihtilalinin izahı, kısa da yazmış olsanız, çabukça yazıya çevrilir durumda olamaz ki!
Bu hatamızı anlamış duruma geldik. O zaman, bu fikrimizden vazgeçmeden, yazıların bir kısmını eski fikrimize ayırmak, bir kısmını da, güncel olaylar hakkındaki düşüncelerimize bırakmak faydalı olacaktır. Büyük merkezlerden uzakta yaşıyoruz diye, olayların peşini bırakmaya da hiç niyetimiz yok. 200 bin nüfuslu Çorum’un artık üniversitesi de vardır. Düşünen insanlarının sayısı da artmıştır. Çorum’daki insanların düşüncelerinin neşredilmesi hiç te az faydalı olmayacaktır.
Memleketimizde, Dünyada hiç görülmemiş bir olay cereyan etmektedir. İktidar partisinin kapatılması hakkında, Yargıtay Başsavcısı tarafından kapatılma davası açılmıştır. Şimdiye kadar çeşitli partiler hakkında davalar açılmış ve bu partiler kapatılmıştır. Anayasamızda, siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olarak gösterilmiştir. Siyasi partilere hem bu kadar kıymet vereceksiniz, hem de, kalkıp bir partiyi rahatça, kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne vereceksiniz!
Dünyanın hiç bir nizamında, sorumsuzluk olmadığına göre, bizde de, siyasi partilere bu kadar ehemmiyet verilmiş olsa bile, bu partilerin düzen içinde kalmaları için bir ikinci düzene ihtiyaç olduğu aşikardır. İkinci düzen olarak bu seçilmiştir. Konan Anayasal düzene uygunsuzluk gösteren partilerin, düzen içine yeniden çekilmeleri için, böyle bir yarlama yapılmış. Yapılırken de, pek itiraz eden olmamış; iktidar partisi için böyle bir dava açılamaz sözcükleri de Anayasa’da yer almamıştır. Demek ki, Anayasa dilinde yazılanlara, konunun müzakereleri sırasında da itiraz eden olmamıştır. Yani, Anayasa yapılırken, konan kaideler içinde, isim zikredilmemiş olsa da, iktidar partisi anlamı da dahil bulunmaktadır. İktidarı aklından geçiren partilerin bunu anlamamış olmaları düşünülebilir mi?
Şimdi, sayın Başsavcı, iktidar partimiz AKP hakkında böyle bir dava açınca, kainat olmasa bile iktidar partisi toptan ayağa kalkıyor. Bu nasıl iştir? Milli iradeye nasıl karşı gelinir? Halbuki, bu işin milli irade ile ilgisi yoktur. Milli iradeyi meclisin topu, muhalifleri dahil temsil ederler. Milli irade, kanunların insanların aklı ve müsbet ilimle yapılması demektir. Milli irade, bir cins laik düzenin hakimiyeti demektir. Türkiye’de yapılanlar laiklik takviyesi midir? Yapılanlarla laiklik takviye mi ediliyor, yoksa zayıflatılıyor mu? 1400 küsür senedir, türban veya başörtüsünün kadınlarca kutsal sayılması, bunun kutsallığının ifadesi olmaz. Bu tabir “Kuran”da yoktur. Bu tabiri, sayın Diyanet İşleri Başkanımız telaffuz etmemiştir. Olmayan bir nesneyi var olarak gösterip, sonra onu simge durumuna getirmek ve Anayasa ile de takviye etmek, milli irade görevi olamaz. Konuşulan milli irade, takip edilen gaye ilahi irade ise, bu yanlışlığı düzeltecek bir Anayasal makamın olması gerekir. O makam varmış ki, kapatma davası bir dilekçe ile açılabilmiştir.
Bu kapatma davası açıldıktan sonra, yapılacak her türlü değişiklik geçerli olamaz. Anayasa değişiklikleriyle yüksek mahkemenin yetkilerinin kısıtlanmış olması, davanın seyrini değiştirmez. Bu davanın açılışı da, Milli İrade’nin bir gereğidir. Bu kadar çok kullanılan terimlerin anlamlarının bu kadar anlaşılmaz kalması, cidden üzücüdür. Bunlar demektir ki, bizim milletimiz, kendi dilini iyi biliyor değil. Milli İrade, yönetimde milletin iradesi demektir. Bu da, kutsal bir varlığın, kutsal anlamların milletin yönetiminde rolünün olmadığını gösterir. Bizim iktidarın yürüdüğü yol, bu anlamın tam tersi değil midir? Bunların söylenmesinin zamanı da tam şimdidir. O bakımdan, ikinci düşüncemizin doğru seçilmiş olduğunu, biz de daha başlangıçta görmüş oluyoruz.
|