|
İYİ YAPILMIŞ BİR
İŞİ TAKDİR ETMEYİ:
Bana bakın, çıkın birbirinizi dışarda gebertin,
evi daha yeni temizledim.
DUALARIN GÜCÜNÜ:
Yat kalk dua et ki baban müzik setinin bozulduğunu fark etmedi.
ZAMANA KARŞI YARIŞMAYI:
O oyuncaklarını topla yoksa bi tekme attığım gibi hepsini karşı sahilden toplarsın.
MANTIKLI DÜŞÜNMEYİ:
Ben öyle diyorsam öyledir.
İLERİ GÖRÜŞLÜ OLMAYI:
Çıkmadan önce temiz bi çamaşır giy. Yolda allah korusun başına bir şeyi gelir, kirli çamaşırla etrafa rezil olursun.
HAYATIN TRAJİKOMİK YANLARINI:
Sen daha orda gülmeye devam et, birazdan ben seni tam güldürücem.
SANDALIN UCU...
Temel ile Dursun balığa çıkmışlar. O gün kısmetleri açık, attıklarını çekiyorlar.
Kayık balık dolmuş. Dönerlerken Temel Dursun'a tembihlemiş:
— Ula Dursin ha puraya işaret koy, yarın yine gelürüz da. Çok balık var ha purda...
Ertesi sabah yine denize açılmışlar. Temel sormuş:
— Ula Dursin, denize işaret koydin mu?
— Koymadım...
— İyi halt ettin da, şimdu ha orayi nasil pulacaz?
Dursun başını sallamış.
— Ula Temel, sen salak mısun? Hiç denizde işaret durir mu da?
Temel başını kaşır:
— Haklısın daa... Peçi şimdu ne edeceğuz?
Sen merak etme da. Ben işimi pilurum. Ha bu sandalın purnuna tebeşirle işaretimi koymişum...
|