|
Biz Çorumluların defterden kaydı mı silindi ne?!
Bu sıralar beşik gibi sallanmaya başladık.
* * *
Birden akıl tutulması yaşadım.
* * *
Cumartesi sabahı sallandığımızda şöyle dedim.
“Allahım ne çabuk gözden çıkardın bizleri.
Biz daha şampiyonluk falan görecektik.
En son 1993’de görmüştük o mübarek günü.
O günden sonra Çorum’da doğanlar şampiyonluk nedir bilmiyorlar.
Ne olur bu seferlik te affet”diye yalvardım.
* * *
Tabii bu cümleleri sarf ederken dışarı kaçmayı da unutmadım.
Sabahın köründe.
Henüz kargalar bile kahvaltısını yapmadan.
* * *
Tam dışarıya çıktık.
Zııııırr.
Arkadaşım Fiko aradı.
Merak etmiş.
“Birader ne yaptınız. Zarar ziyan var mı?” dedi.
Aklımdan geçenleri ona da anlattım.
Hani şu şampiyonluk mampiyonluk hikayesini.
Bana, “ Benim ömrüm o günleri görmeye yetmez ya, seninkinin de yeteceğini zannetmiyorum Şafağam, tosunum koçum” deyip.
Ve ardından da “Nah!” lı bir şey söyledi ama diğer tarafını pek hatırlamıyorum.
Ben de “terbiyesizlik etme Fiko göbeli” diyerek telefonu “şakk!” diye yüzüne kapattım.
* * *
Daha sonra kafamda karmakarışık duygularla Çorum’un sokaklarını bir saat kadar turladık çocuklarla.
Velâkin ölüm hiç çıkmadı aklımdan.
Depremin sarsıntısı, içimdeki ölüm sancısını bir kez daha öne çıkardı.
* * *
Alooo?!
Ölüme yaklaşıyoruz ölüme.
Sağına,soluna bakma
Yazıyı okuyan arkadaş.
Sana diyorum sana.
Bakma öyle bön bön!
Uyan!
Yakında kapıyı vuracak “ ben geldim” diyecek Azrail.
* * *
Sizi bilmem ama ben yine de iyimserliği elden bırakmıyorum.
Hiç olmazsa cehennemde ısınmak için yakıt parası yok!
Yan cehennem yan bilmem kaç metre küp doğalgazla gelenler var!!
* * *
Deprem korkusuyla sabahın köründe sokak arşınladım dedim ama başka şeyler için dışarı çıkanlar da varmış.
Aşk meşk!
Nasıl oluyor o?
Derseniz o da şöyle oluyor.
* * *
Biri erkek, biri dişi.
Bunu yapan iki kişi.
* * *
Bu manzara bana eski aşkları hatırlattı.
Nerde o eski aşklar!?
Şimdiki Mecnun’lar küpeli!
Leyla’lar olmuş kaşar!
* * *
Şirin mi?
O da olmuş, kek kalıbı.
|