Anasayfa arrow Köşe Yazıları arrow Mustafa SAATÇİ arrow SUSMAK VE ÖĞRENMEK (Dünden devam)
SUSMAK VE ÖĞRENMEK (Dünden devam) Yazdır E-posta
29 03 2008

Resimlerim arttıkça ortalık dağılmaya başladı. Annem 'Odanı topla!' diye odama kapattığında işe nereden başlayacağımı bilemiyordum.

Ben bunlarla uğraşırken zaman geçiyor; ama odamı toparlamayı beceremiyordum. Annem odama gelip 'Bak sana resim yapmayı

yasaklayacağım.' dedi bir gün. Susuyor olmamı usluluk olarak

değerlendiren ailem resim yapmayı da elimden alırsa ben ne yapacaktım?

Bu düşüncelerle bir aile tablosu yaptım. Babam eve gelince uygun

zamanı kolladım. Her zamanki gibi yemekler yendi, odaya geçildi. Babam oturur oturmaz çizdiğim resmi getirdim. Babam baktı. Hım, dedi 'Çok güzel olmuş. Bu adam benim herhalde.' dedi.

Ben 'Hayır o adam değil, bu çocuk sensin.'dedim. O 'Hayır, bu adam

benim, bu çocuk sensin, bu küçük kız da arkadaşın.'dedi.

Ben yine 'Hayır, o büyük adam benim, bu küçük adam sensin, bu küçük kız da annem.' dedim.

Babam benimle uğraşmaktan vazgeçip: 'Peki neden bizi küçük çizdin?' dedi. Heyecanla başladım anlatmaya.Ben büyüyüp adam olacağım. İş bulup çalışacağım. Siz yaşlanıp küçüleceksiniz. Beliniz bükülecek, komşumuz Ahmet amca ile Ayşe teyze gibi küçücük kalacaksınız. Ben işten geldiğimde yorgun olacağım. Siz benimle konuşmaya çalıştığınızda işyerinde kafam şişmiş olacağından sizi duymayacağım bile. Siz benimle bir şeyler paylaşmak istediğinizde 'Hadi odanıza çekilin de kafa dinleyeyim.' diyeceğim. Ve bir de bağıracağım 'Her şeylerini alıyorum. Sıcacık odaları da var, daha ne istiyorlar' diye.

Annemle babamın gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Duyduklarına inanamıyorlardı. Bana sarılıp beni öyle içten bir okşayışları vardı ki

sonsuza kadar konuşsam hiç bıkmadan dinleyecekler gibiydi

Farkında' olmalı insan...Kendisinin, hayatın, olayların, gidişatın farkında olmalı.

Ömür dediğin üç gündür:

Dün, geldi geçti.

Yarın meçhuldür.

O halde ömür dediğin bir gündür.

O da bu gündür.

(Fikret Karamanlı’dan alıntı)

HIRSIZ VE İ…

İki adam vapurda tanışırlar. Muhabbet ne iş yaptıklarına gelir. Birisi “Ben hırsızım” der, öbürü “Ben de i.neyim” karşılığını verir.

İ.ne olan “N’oolur bana nasıl hırsızlık yaptığını göster” diye tutturur.

Hırsız, “Ama, sen de bana nasıl i.nelik yaptığını göstereceksin” diye şart koşar.

“Tamam” cevabını alınca, “Beni iyi izle” diyen hırsız, kaşla göz arasında vapurda ayakta duran heybetli bir ağır ağabeynin arka cebindeki cüzdanı çaktırmadan çeker alır.

Ve, “Hadi bakalım, sessiz bir yere gidelim de, sen de bana i.neliği nasıl yaptığını göster” der.

İ.ne, “Gerek yok, burada da gösterebilirim” diyerek, ağır abinin omzuna vurur ve

“Bu adam senin cüzdanını çaldı” der.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

SATILIK BİLGİSAYAR
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞYERİNİZE,DERNEĞİNİZE YADA KENDİNİZE
Satmak Istiyorum (05.10.2008)
İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (03.10.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 2 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61