Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow İHTİLALE TABİAT DEĞİŞTİRTEN İZMİR SUİKASTIDIR
 
İHTİLALE TABİAT DEĞİŞTİRTEN İZMİR SUİKASTIDIR Yazdır E-posta
28 03 2008

Emirsiz yapılan çete katliamları sayılmazsa, Kurtuluş Savaşı devamı sırasında ve Cumhuriyetin ilanından sonra da, ihtilal kansız olmuştur. Asker kaçaklarının asker ailelerine yaptıkları sarkıntılıklara askeri mahkemelerin verdikleri idam kararlarını eleştiri konusu yapmak için, insanların iyi niyetten tamamen yoksun olması gerekir. Normal asker kaçakları ipe veya kurşuna değil, cepheye geri gönderilmişlerdir. Savaşı kazanan askerlerin bir kısmı, asker kaçağı olup da suç işlemiş olmayanların yeniden cepheye gönderilenleridir. Suikast olayından dolayı, İttihatcılardan asılanlarına da, şimdiye kadar bir akıl taşıyan aydın insanın itiraz ettiği görülmedi. Doğuştan gericiliği vasıf olarak taşımayı adet edinmiş insanların tabiatını değiştirme imkanlarına sahip olmadığınıza göre, bu inatcı, hatta nankör insanlara daima rastlamak imkan içinde olaaktır.

Anadolu ihtilaline ve yeni Cumhuriyete karşı olan ve nesiller boyu da karşı gelecekler hep bulunacaktır. Hangi ihtilali ve yeni devrimleri milletlerin topu kabul etmiştir? Fransız İhtilali 1789’da oluş olmasına rağmen, Fransız cumhuriyetini ve ihtilalini korumak için alınmış olan tedbirler halen yürürlükte bulunmaktadırlar. Kral ailesinin erkek insanları, halen Paris’e gelip yerleşemezler. Ruslardan kalanların kimler olduğu bilinmezlerse de, Türkiye’de de hala erkek saltanat mensuplarının Türkiye’de oturma hakları yoktur. Demek ki, büyük ihtilallerin gerekleri de vardır ve onlara da dikkat edilmesi gerekmektedir.

İzmir suikastını takiben, ihtilal sertleşmek zorunda kalmıştır. Yabancı kitaplarda, suikastcı İttihatcıların asıldıkları gece, Çankaya köşkünde anlayışsız insanların nasıl içki içerek kıyıda köşede sızdıkları tavsif edilmektedir. Mustafa Kemal Paşa ise, bir kenarda bir koltuğa ilişmiş, kafası iki eli içinde düşünmektedir. Böyle bir gecede bile, insanların bir kısmının düşüncesizce içip şuraya buraya sızdıkları; bir kısmının da içmeden kafaları elleri arasında düşünür oldukları görülmektedir. İzmir’i kurtaran başkumandan, İzmir ziyaretinde katledilmiş olsa yakışık alır mı idi? İlk demokrasi denemeleri sırasında, Serbest Fırka başkanına, İzmir halkının, “Bizi kurtar!” diye bağırmış olması yakışık almış mıdır? İzmir için yapılması gerekli idi de, bu başkumandan neyi ihmal etmiş ve yapmamıştır? Her ihtilalde böyle densizler olmuştur da, İzmir’de yapılanlar kadar abes kaçanına rastlanmamıştır.

Anadolu ihtilali gerektiği şekilde bitmiştir. İhtilalin eksiği de, fazlası da yoktur. Eksik taraf olmamıştır da, acaba biraz fazla kaçan taraf olsa ihtilal ayıplanacak mı idi? Gerekenler, gerektikleri gibi son bulmuşturlar. Her şey yerine oturduktan sonra da, artık ihtilal millete öğretilecek vasıta olmaktan çıkarılmış ve arada bulunması muhtemel kinlerin devamı istenmemiştir. İhtilalin neticesinde ortaya konan inkılaplar üzerinde dikkatle durulmuştur. Gerek lider, gerekse kendisini takip eden İsmet Paşa, inkılapların takipçisi olmuşlardır. 1950 yılı rejim değişmesine kadar, inkılaplar dikkatle takip edilmiştirler. 1950 yılındaki iktidar değişmesinden sonra da, artık inkılaplardan ödün vermek adeta bir gereklilik durumunu almıştır. Biz, ne taraından bakarsak bakalım, rahmetli Celal Bayar’ı ihtilalci bir lider olarak tanımışızdır. Onun dahi ihtilallerv e inkılaplar üzerinde zaaf gösterdiği yerler olmuştur. Yine de kendisini öbürleri ile kıyaslama yapanlar olmamıştır.

1950 seçimlerinden sonra, CHP, bir daha seçimle iktidar koltuğuna oturmamıştır. Zaten, Dünyada, böyle bir ihtilal partisi olup ta demokratik seçimlerde oy isteyen bir parti de görülmemiştir. Genel olarak, memleketlerde, normal demokratik rejime geçilirken, söylediğimiz ihtilal yapmış partiler, kendilerini feshederek sahneden çekilirler. CHP bu çekilme ve kendisini yok etme işlemine teşebbüs etmemiştir. Sahnede rol oynamaktan da geri kalmamıştır. Kendisini ortalıktan kaldırmış olsa idi, şu an öyle düşünüyorum ki, hala mücadelesini yaptığımız demokratik rejim ve laik cumhuriyet, Türkiye’den çoktan uzaklaşmış olurdu. Emin olarak düşünüyorum ki, laik cumhuriyetin yerinde kalışının sebebi, CHP’nin yerini korumuş olmasıdır. CHP yerini korumuş, laik cumhuriyetin bir cins himayekârlığını yapmıştır. CHP’nin laik cumhuriyetin varoluşunda büyük hakkı vardır. Bundan sonra da olacaktır. Bu inanca sahip olduğundan dolayı da, taraftarları olan bizlere, hiç bir zaman laik cumhuriyet dışında bir telkinde bulunmamıştır. Olan olaylarda CHP’ye pay çıkaranlar, hem ahlak dışı düşünmüşler ve hem de iftira etmişlerdir. Hiç bir tarihçi, bu iftiraları ortaya koyma kudretinde olmayacaktır.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın