|
İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Sami Zan adında müthiş bir anatomi hocası varmış. Öğrencisine bir şeyler öğretebilmek için, resimler, gazete kesikleri, maketler, canlı modeller, eline ne geçerse kullanırmış.
Sıraların üstünde bir oraya bir buraya atlarken, bir yandan da ilginç bazı sözler dökülüverirmiş ağzından.
İşte size bu sözlerden (Kazım Bektaşer’den alıntı) bazıları:
1. Yıkılmayan ağacın yeri belli olmaz!
2. Hıyara kıyasla turba şükür!
3. Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca mı lanet edilir?
4. Hekim hastasını nadiren tedavi, genellikle teselli eder.
5. Üniversiteye girip te çıkamayanlara profesör denir.
6. Okumak sanatı, esasları hatırlamak, ayrıntıları unutmaktır.
7. Bence en acınacak insan, görevinde ücretten başka bir şey alamayandır.
8. Hayat denklemi: Çalışma (10) x Doğruluk (10) x Bilgi (10) x Güzellik (10) x Şans (0) = 0
9. Biz sidikle pislik arasından dünyaya geldik, öğünmemiz nedendir?
11. Hayat üstü pamuklarla örtülü bir kazık tarlasıdır.
12. Hayatta bütün setler üzerinden geçilmek için yapılmıştır, önünde durulmak için değil!
13. Dilediğin gibi yaşa, nasılsa öleceksin!
14. Yükselmek için kendi ayaklarınızı kullanınız, başkalarının sırtı ve ellerini değil!
15. İyilik belki unutulur ama ölmez. Kötülük ölür ama unutulmaz.
16. Göz medeniyetler yapar fakat medeniyetler göz yapamaz.
17. Moloz alma adam al. Adam yoksa hiç kimseyi almamak hırdavat almaktan iyidir.
18. Sevmek oturup birbirine bakmak değil, belki beraberce aynı yöne bakmaktır.
19. Söndüremeyeceğin ateşi yakma!
22. Yaşlılık gözlerde başlar, genital organlarda biter.
26. Gülme bunlara, doktor gülmez, tebessüm eder!
28. Herkesin ter kokusu ayrıdır, parmak izi gibidir.
29. Yüksek makamlar yalçın kayalara benzer. Oralara nadiren kartallar, çoğunlukla kertenkeleler çıkar.
30. Yolun ilerisini göremiyorsanız dönemece gelmişsiniz demektir.
31. Aşk hayatta her yaşta insana musallat olan bir hastalıktır.
32. Kader size bir limon verdiyse, ondan limonata yapacaksınız!
* Prof.Dr. Sami Zan (1921–1984) Kaynak: İstanbul Tıp
Fakültesi 1985 Yıllığı, s.474.475
Şair Eşref’ten İnciler
BAŞTAN BAŞLAMAK
Dostları Eşref’e:
— Haberin var mı Baba, derler, Abdülhamit’in oğlu olmuş.
— Adını ne koymuş acaba?
— Ertuğrul
— Eyvah! Biz yüzdük yüzdük kuyruğuna geldik sanıyorduk. Demek ki yeniden başlayacağız.
|