Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow ELLİLİ DEVİR ÇOK İYİ ŞEKİLDE YAZILMIŞTIR
 
ELLİLİ DEVİR ÇOK İYİ ŞEKİLDE YAZILMIŞTIR Yazdır E-posta
27 03 2008

1950 seçimlerinde kullanılan seçim kanunu için büyük çapta eleştiri yoktu. Bütün şikayetler, 1946 seçimleri için kullanılan kanunda idi. Demokrat Parti muhalefetinin koymuş olduğu adayların topu 150 kadardı. Konan adayların hepsi kazanmış olsa bile, ancak 150 milletvekili muhalefete girmiş oluyordu. Bu seçimle bir iktidar değişmesi söz konusu değildi. Ama, yine de, muhalefet, iktidarı gayri meşru ilan etmekten geri kalmadı. Başbakanın Demokrat Partilileri “Psikopatlar” olarak kürsüden anmış olması, hem durumun ağırlaşmasını ortaya getirdi ve hem de Başbakan Recep Peker’in yerini terketmeye mecbur bıraktı. Büyük bir CHP’li olan Recep Peker, gerektiği kadar başbakanlık yapamadı idi.

Son CHP başbakanı olan ve kendisi de medreseli bulunan zat, enine boyuna bir seçim kanunu yaptı da, bu seçim kanununu garanti edecek tedbirlerin hiç birini almamıştı. Son 10 sene içinde, CHP lideri İsmet Paşa, hem CHP’lilerce ve hem de içten demokrat olan vatandaşlarımızca eleştirildi. “Paşam, ağzından bir kez Allah sözü çıksın” diyen CHP milletvekillerine bile rastlandı. İsmet Paşa, bir defasında bu densiz milletvekiline “İşte diyorum, Allah belanı versin!” demişti. Bunun çok ağır oludğuna inanmış olacak ki, ikinci defasında da, “İşte söylüyorum, Allah’a ısmarladık diyorum ya” demişti. Bu İsmet Paşa’ya, kendi milletvekillerinden bile, “Çekil artık, bunadın!” diyenler olmuştur. Menderes’in neler layık gördüğünü anlamanız için, 1950 senelerinin siyasi edebiyatının okunmuş olması gerekir. Sayın Cindoruk gibi, devri ve mantalitesini doğru gören ve ifade eden insanlara da rastlanmıştır. 1960 ihtilalinin mantalitesini de bize en doğru anlatan İsmet Paşa olmuştur.

Herkes pek iyi bilir ki, İttihat ve Terakki Partisi, bir gizli cemiyet olarak kurulmuştur. Gayesi de, Abdulhamit tarafından kapatılan millet meclisinin açılması ve birinci Kanuni Esasi’nin ilan edilmesidir. İttihat ve Terakki’nin, bunun dışında devlet yönetimi hakkında hiç bir fikri yoktur dersek, büyük bir hata yapmış sayılmayız. Nitekim, birinci Kanuni Esasi tekrar ilan edildiği zaman da, cemiyetin adı “Kutsal Cemiyet” olarak ilan edilmiştir. Hiç muhalifi yoktu da diyebiliriz. İkinci meşrutiyet ilan edilmiş, İttihat ve Terakki’nin yarısı açıklanmış ise de, Abdulhamit ve onun yetiştirdiği devlet adamlarına muhtaç kalmaktan kurtulunmuş değildir. Bu bocalama devri devam ederken, kutsal derneğin düşmanları dal budak salmaktan geri kalmamışlardır. Ondan sonraki olayları birazcık olayları takip etme merakında olanlar için gizli kapaklı kalmamıştır.

İşte, daha sonra Birinci Dünya Savaşı’na giren ve savaştan da yenik çıkan İttihatcıların birinci grubu sahneden çekildikten sonra, İttihat ve Terakki kendini feshederek sahneden çekilmiş ve mirasını da kendisinin bizzat kurduğu yeni partiye bırakmıştır. Birinci sınıf elemanları perde arkasında kalmayı beceremeyip, yönetim değişmesinden sonra, ülkeyi terketmişlerdir. Ülke dışı olaylar ve haksız katliamlar devam ederken, memleketin içinde de, silah bırakımı müteakiben yeni hareketler başlamıştır. Anadolu harekatının elebaşlarının topu İttihat ve Terakki’nin ikinci sınıf değil, ikinci grup insanlarıdır. Birinci grup insanlarından da arada olanlar vardır. İttihatcı-İtilafcı merhametsiz mücadelesi kurtuluş savaşı içinde devam etmiştir. İttihatcıların hakim oldukları bölgelerde, savaş taburları kurulmuş ve insanlarımız vatan savunmasına tahrik edilmişlerdir; İtilafcıları çok oldukları yerlerde de, insanlar dağlara çıkmaya, isyana teşvik edilmişlerdir. İttihatcı gayreti yeterli olmuş ve bütün mücadelelerde galip gelinmiştir. Kurtuluş savaşı bir ittihatcı öncülüğünde yapılmıştır, denebilir.

Kurtuluş savaşını takiben, tam bir ihtilal yapılarak istenilen devrimler yapılmış ve yeni Türkiye Cumhuriyeti ortaya konmuştur. Cumhuriyet ve onun içini dolduran inkılapların topu, bu söylediğimiz ihtilalin eseri olarak tarihe geçmiştir.

Yukarıya kısaca oluşumunu yazdığımız ihtilal ve onun yerleştirilen eserleri, küçük gürültülere rağmen yer tutmuş ve milletin topunca benimsenmiştir. Bu devrin oluşumunu bize anlatan yetkililer de, inkılapların tuttuğunu, ihtilalin de bunun için yapıldığını, artık ihtilalin düşünce dışı olduğun ubize hep telkin etmişlerdir. Bize yapılan telkinlerin hemen hepsi, normal demokratik ve laik cumhireyet düzeni için olmuştur. Kendileri bir ihtilal eseri oldukları halde, hiç bir CHP idealist ve yetkilisi ihtilalden söz etmemiştir. İhtilalden gizlilikten hiç bir şey duymamış iseniz, CHP’nin yeni yetişenleri olarak, ihtilal adamı olmayı düşüncelerinizin içine taşıyabilir misiniz?

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın