|
Yaşama dair ifadelerimiz ne kadar zorlaştı.
Öyle bir dönemden geçiyoruz ki, tüm insanların sinirleri gergin.
Şöyle bir bakalım etrafımızdaki manzaraya;
Gergin suratlı politikacılar…
Sahte gülüşlü sanatçılar…
Ağlamaklı vatandaşlar derken, içimiz kan ağlıyor…
Kendimizin, yaşadığımız yerin, ülkemizin sorunları derken, günü birlik kurtarışlar yaparak hayatımızı soyutluyoruz.
Adına yaşam denilen, çok kısa sürecin iyi geçmesi için didinip duruyoruz.
Daha iyi yaşamak…
Daha iyi düşünmek…
Daha iyi… Daha iyi…
Ama nerede?
Dün aynıydı…
Bugün de…
Yarın da aynı olacak…
Bu daha iyilerin sonu yoktur. Daha iyiler aslında yaşama anlam ve boyut kazandırmaktır.
Kalitesiz insanlar, hayatımızın daha iyi geçmesini engeller hep.
Kalitesiz insanın özelliği ise iki şeyde toplanmıştır;
Şikayetçilik…
Dedikodu…
Çözümsüz gibi gözüken olayları ise iki şey çözer;
Bakış açısını değiştirmek…
Karşısındakinin yerine kendisini koyabilmek…
İki şey yanlış yapmamızı engeller;
Hak yememek…
Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek…
İki şey kişiyi gözden düşürür;
Demagoji…
Kendini ağıra satmak…
İki şey insanı nitelikli insan yapar;
İradeye hakim olmak…
Uyumlu olmak…
İki şey insana ekstra değer katar;
Hitabet…
Anlamak…
İki şey insanı geri bırakır;
Kararsızlık…
Cesaretsizlik…
İki şey ömür boyu boşa kürek çekmenizi sağlar;
Baskın yeteneğini bulmak…
Sevdiğin işi yapmak…
İki şey mutluluğu başarı ile birlikte yaşamanın sırrıdır;
Niyetin saf olması…
Ruhsal farkındalık…
İki şey milyonlarca insandan ayırır;
Sorunun değil çözümün parçası olmak…
Hayata ve her şeye yeni bakış açısı ile yaklaşmak…
İki şey çözüm getirir;
Tebessüm…
Susmak…
Ziya Gökalp’in dediği gibi;
“Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı ile sonuçlandırmak çok zordur”
Her Gününüz Güzel Olsun.
|