|
Yeryüzünde yürüyenler ebediyyen,
Geçecekler başımızın üstünden…
Nasıl geldiyse bu saltanat bize dek,
Başka kimselere de öyle gidecek…(Şiraz’lı Sa’di 13.y.y)
Gece üstadıma sordum kaç kez,
Bana bu cihanın sırrını söyle tez,
Cevap verdi üstadım gülerek,
Bu sır bilinir ancak söylenemez… (Mevlana-13 y.y))
Ben, gönlü temiz insana kurban olayım.
Gezsin başım üstünde benim, hoş tutayım.
Ham insanı al karşına, söylet azıcık,
Dön, sonra cehennem ne imiş, gel sorayım…
(Ömer Hayam-13 y.y)
Bir sizin gürültünüz insanoğulları,
Kuşatıyor yeryüzünü salkım-saçak.
Etmeyin, eylemeyin Allahaşkına,
Ölüler uyanacak…. (Feyzi Halıcı)
Bir gün mutlak fark edilecek rubailerim,
Yabana atılır şeyler değil söylediklerim,
Rubai tablet tablet sıkıştırılmış hayattır,
Bir hoş sadadır, ibret alın ey sevdiklerim…(Mehmet Özata)
Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,
Ömrün bütün ikbalini vuslatta duyanlar,
Bir hazzı tükenmez gece sanmakla zamanı,
Görmezler ufuklarda şafak söktüğü anı…
(Yahya Kemal Beyatlı)
Bir nigah et kahr ile sen bakma Allah aşkına,
Sarı giyme bir daha gül takma Allah aşkına,
Kimseyi gönlüm misali yakma Allah aşkına,
Sarı giyme bir daha gül takma Allah aşkına…
(Fatine Talay,/Saba-Zeki Arif Ataergin)
Baktım, birinin gözünde ikbal tüter,
Bir başkası doymaz mala, ister, ister…
Tanrı’m sana bin şükür ki dünyada bize,
İnsan yaratılmış olmanın hazzı yeter! (Arif Nihat Asya)
Bahar buruk geldi, “coşkum kalmadı” dedi,
“Hava kirli, su kirli, toprak kirli yapmayın” dedi,
“Çoğaldıkça doymadınız, tar-ümar ettiniz beni”,
“Ben varsam varsınız ey insanoğlu anlayın” dedi…
(Mehmet Özata)
|