Anasayfa arrow YAZARLAR arrow GÜNAY ERTUĞ arrow KENDİ YUTAR SALKIMI...
 
KENDİ YUTAR SALKIMI... Yazdır E-posta
17 03 2008

Adı İbrahim!...

Tartıştığı kendinden oldukça büyük olmasına rağmen üslubunda cahil insanların yürekliliği ile ağzına ve aklına geldiği gibi konuşuyor.

Konu her zamanki gibi;

“Ne olacak memleketin bu günkü hali…”

Yaşlı olan zat, yılların verdiği tecrübe ile içinden çıkılamaz olan durumdan kurtuluş reçeteleri sıralıyor aklınca, fakat dinleyen kim…

Bir müddet sonra karşısındaki gencin ukalalığına dayanamayan yaşlı adam sorar;

“Peki bu memleket yıllardır

Bilmem kaç milyar dış borç,

Bilmem kaç milyar ticaret açığı,

Yüzde bilmem kaç işsizlik,

At nalı,

Pinpon topu,

Topaç kabarası hesapları ile enflasyon,

Hayali ihracat,

Adam kayırmaca,

Devlet malını eşe dosta peşkeş çekme,

Kapkaç,

Hırsızlık,

Adam gırtlaklama varken,

Ve,

Nüfusun yarısından fazlası siyasi politikalar nedeni ile yıllardır açlık sınırı altında yaşam mücadelesi verirken, sen kurtuluş için neler önerebilirsin?”

-Bol bol dua edecek vatandaş abi…

-Ee zaten etmiyo mu?

-Allah vermediğine göre etmiyo… ya da eksik veya yanlış ediyo…

Hatta bir de gece iki buçuk üç gibi uykudan kalkıp iki rekatta teveccüt! Namazı kılacak.

Kılacak ki, nasipler dağılırken vatandaş da hissesine düşen kadarını alsın…

Yaşlı adam la havle çekerek genç adama cevap verir;

- Yani sence memleketin içine düştüğü zor durumdan; hayatında bir gün bile oruç tutmamış, ama tutar gibi yapmış, vatandaşı gördüğü yerde vakitli vakitsiz namaza durmuş, sakalını sıvazlayarak milletin paralarını toplamış ve sonrasında üstüne yatmış insanlar değil de bu olumsuz gidişten sadece duayı yanlış okuyup, gece ikide namaza kalkmayan insanlar mı sorumlu???

O dediklerini yapınca sence işsizlik bitecek enflasyon duracak, hırsızlığın arsızlığın önüne geçilecek, İMF alacağını istemeyecek ve tüm sorunlar bitecek mi?

-Evet!!!!

-De git çocuk işine…

Deli etme beni. Yer gök elbette dua ile.

Lakin bazı şeyler de duayla birlikte, dürüst, düzgün ve özverili çalışmayla olur…

Bu akılları her kim sokmuşsa kafana sana iyilik yapmamış.

Hem, dikkat et bu akıl sana ilerleyen yaşlarda asla yar olmaz!

O anda yanlarına gelen İbrahim’in arkadaşı mevzuyu bilmeden lafa dalıp muhabbeti bozdu.

-Lan İbo,

Ben sana demedim mi dibi doruğu olmayan holdinglerin kağıtlarını almayalım diye.

Aha borsa düşmeye başladı, kağıtlar tepe taklak oldu. Şimdi nerden bulup ta ödeyeceğiz milletin parasını…

-Telaş etme aslanım, bundan önce ne demişsek adamlara aynını yine söyleriz. Hem sonra kâr zararın kardeşi değil mi.?

Bunu sen de, bize para verip borsa oynatanlar da biliyor. Kazandıkları zaman sevinip oynadıkları gibi, kaybettiklerinde de fazla üzülmeyecekler.

Duyduklarından sonra yaşlı adam, az önce sırf duayla memleketin düzeleceğini öneren İbrahim’e döndü ve;

- Oooo İbrahim efendi!..

Maşallah “Millete verir talkını, KENDİ YUTAR SALKIMI” misali sen memleketi değil de kendini kurtaracak formülü bulmuşsun. Kâr senin, zararı da milletin sırtına yükle…

Senin gece kalkmalarını bilmem ama gündüz dualarını iyi yaptığın ortada. Az önce “Bu akıl sana yar değil demiştim ya” sözümü geri aldım…

Bu akıl sana yar olmaya yar da, sana güvenip çoluğunun çocuğunun nafakasından artırıp parasını emanet eden vatandaşa yar değil.

İstemeden kulak misafiri olduğum bir diyalogdu yukarıda okuduğunuz…

Ne diyelim!

Allah İbo ve İbo gibilerin yolunu açık etsin.

Biz de, doğru yerinden dualara devam edelim.

Önce memleketin, sonra bizim gibilerin kurtuluşu için…

Her Gününüz Güzel Olsun.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16
Şuanda 31 misafir ve 2 üye bağlı
  • erdinc_989
  • mesutkemal

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın