|
Dünyanın en güzel coğrafi kuşağında bulunan ülkemizin Anadolu bölgeleri, yüzyıllardan beri değişik ulusların yurt edinmeye çalıştığı güzelliklere sahiptir.
O nedenle değil midir zaten birçok ulusun Anadolu topraklarında gözünün olması.
Yeni nesil farkında değil tabii, doğa olarak, iklim olarak, yeraltı ve yer üstü zenginlikleri olarak elimize su dökecek başka bir dünya ülkesi olmadığının…
Bireysel ya da toplumsal fark etmez, insanoğlu yüzyıllardır toprakları için savaşmıştır hep.
Ülkemiz insanı da toprakları için canını dişine takıp, ölümüne savunma yapmıştır.
Dünyada belki de hiçbir ülke Anadolu’muz kadar saldırıya uğramamış, hiçbir ülke bu kadar savunma yapmamıştır.
Babamdan dinlediğime göre, o zamanlar SSCB sınırlarıyla aramızda 10 km. kadar bir uzaklık varmış. Anlattıklarından aklımda kalanlar, geceleri uykuları kaçar, hep saldırıya uğrayacakmış korkusu ile uyurlarmış.
Bu söylenenlerin hepsi yaşanmış.
Dedem, dedemin arkadaşları deyim yerindeyse kelle koltukta yaşamışlar. Ölümle burun buruna savunmuşlar yaşadıkları toprakları…
Bizler bunları birinci ağızdan dinledik.
18 Mart gelirken bunları tekrar hatırladım.
Dedem ve 10 arkadaşı köprüyü tepeden gören bir yere siper almışlar.
Ellerinde kırık dökük mavzerlerle…
Neredeyse bir bölük düşman askerinin karşıya geçmesine engel olmuşlar.
İşte bunun adı kahramanlıktır.
Ülkemizin birçok cennet köşesi, düşman işgalinden kurtuluşlarının, düşmanı topraklardan atmanın kurtuluş günlerini kutlamaktadır.
Bu tarihler, Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşı ülkemiz için çok önemlidir.
Önemlidir çünkü; bir simge olarak alınmalıdır bu savaşlar ve yurdumuzun düşmanlardan kurtarılması.
Anadolu zaten işgal altında olduğu için kimse kimsenin yardımına gidememektedir.
Tam bir çete harbi yaşanmıştır. Yaşanmış ve başarıyla çıkılmıştır bu savaşlardan.
Tüm olumsuzluklara, olanaksızlıklara karşın düşman sökülüp atılmıştır yurdumuzdan.
Nasıl olmuştur bu?
Bu bir mucizedir.
Böyle bir mucizenin adı ne olarak konmalıdır?
Bağımsızlık aşkının mucizesidir bu…
Bağımsızlık aşkının dışında hiçbir şey böyle davranmaya itemez insanları.
Ne mutlu bizlere ki, birinci ağızdan dinledik bütün bunları.
Bu kahramanlara minnet borçlu olduğumuzu, aldığımız her nefesi borçlu olduğumuzu bilerek.
Ya bizden sonrakiler?
18. Mart Çanakkale Şehitlerini Anma gününde, topraklarımızı bu güne kadar savunup şehit düşen tüm askerlerimiz, kahramanlarımız adına bir kez olsun saygı duruşunda bulunmalarını beklerim onlardan.
Bir kez olsun yüreklerinde, tarihte yaşananları hissedeceklerdir.
Herkesten Atatürk kadar büyük olmasını bekleyemeyiz elbette.
Ama Ulusal Marşımıza, Bayrağımıza, topraklarımıza saygıyı bekleriz.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|