|
Havalarına bakın hele bazılarının.
Hele…Hele…
Kentlerin yerel yönetimine aday olanların arasında bir başarı sıralaması yaptığınızda, sıralamaya giremeyecek kişilerin bile ne kadar hevesli olduğunu görürüz.
Ve bir o kadar da iddialı.
Hele hava atanlar?
Yerel yönetimler taslağının hazırlıkları tamamlandı.
Bu yasa ile iktidar tüm tepkilere rağmen kararlı gözüküyor.
Yeni belediye başkanlığı seçimi için, bu koltuklara talip olanları fısıltı gazetesi vitrine çıkarmaya başladı.
Yani yavaş yavaş görücüye çıkmaya başladılar.
Ne dünürcüyü ne de kızı küstürmeden işi nasıl tatlıya bağlarız diye harıl harıl çalışıyorlar.
Zamanında ticaret ile meşgul olanlardan başlayın, dernek yönetiminde bulunanlar da bu listelere giriyor.
Çok bilmiş dostları da onlara ellerinden geldiğince yardıma çalışıyorlar.
Kim nereden aday olacak?
Kim destekliyor?
Arkasındaki gizli güç kim?
Ve bir çoğu için “Çantada keklik”
Ava giderken avlanacağını hiç düşünen yok.
Bir karmaşa içinde hepsi kendine bir yol arıyor.
Ya tutarsa?
Siyasiler yandaşlarına bunu hep yapıyor.
Şener Şen’li Artema reklamlarını hatırlıyorsunuz değil mi?
Şener Şen “Açıyorum kapıyorum, ben bunu hep yapıyorum” diyordu.
Seçim yaklaştıkça siyasiler de bunu hep yapma moduna girdi.
Bu arada bir de dünürler arası bağlantılar ekranlara gelmeye başladı.
“Sevgili dünürüm.
Ben seni aday yaparım.”
Peki caf caflı unvanlar ve dünür ilişkileri o koltuğa aday olmak için yeterli mi?
Buna kargalar bile güler.
Karga deyip geçmeyin haaa….
Hele kargaları kuş beyinli olarak hiç görmeyin.
Kargalar kül yutmaz.
Bu arada bir karga cama kondu.
Meclisten mesaj getirmiş.
“Bir şartla oy veririz” diye.
Elçiye zeval olmaz. Ben onların mesajını iletiyorum.
Gerisi adayları belirleyecek olanlarla, onları seçeceklere kalmış.
Şaka bir yana,
Yerel yöneticilik ciddiyet ister.
Ya “Sevgili Dünürüm” dizisindeki gibi bir dünüre referans olunursa?
Edebiyat hocası karşı çıkar mı?
Kentler kimlere sahip çıkar?
İyi vizyonu olan, gösterişi sevmeyen, mütevazı, halk ile kavgalı olmayan, iyi iletişim
kuran yerel yöneticilere sahip çıkar.
Birilerinin allayıp pullaması, alttan alttan destek çıkması, kamuoyunda konuşulması ile yerel yönetici olunmaz.
Ben, siyasi partilerin bütün bunları göze alıp ona göre karar vermesi gerektiğine inanmak istiyorum.
Adaylık iki kapılı bir han gibi.
Garantisi yok ki…
Dev aynası sonradan yanıltır bilirsiniz.
“FİL OLDUĞUNDAN KÜÇÜK, FARE OLDUĞUNDAN BÜYÜK ÇİZİLİR HEP.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|