Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow YABANCI DÜŞMANLIĞI
YABANCI DÜŞMANLIĞI Yazdır E-posta
19 02 2008

Bir Türk evi kundaklandı! Almanya’da.

Bir daha, bir daha… iki hafta içinde beşincisi. Ölenler, dumandan zehirlenenler, tesadüfen hayatlarını kurtaranlar… Avusturya’da, Danimarka’da… Yayılıyor!

Alman yetkililere bakarsanız; kundaklandı mı, kundaklanmadı mı hala araştırıyorlar.

Elektrik kontağı, çocukların oynarken çıkardığı, yıldırım düşmesi, gaz sıkışması falan filan bahaneler yaratmak için sanki yoğun bir çabanın içindelermiş gibi görünüyor.

Yangınlar vahim, kundaklama daha da vahim.

Ammmaaaa…

Peşi sıra çıkan yangınlar, bir kundaklama sonucu olduğu duygusunu veriyorsa;

Almanya’da, Türkiye’de…

Sebep hala açıklanmıyor, sorumlular bulunmuyorsa…

Avrupa’daki  “öteki görülen” üçüncü kuşak Türkler göçe zorlanmak isteniyorsa

İşte bu en vahimidir, yabancı düşmanlığıdır.

Hele hele o ülkenin büyükelçiliği kalkıp ta “ırkçı saldırı değildir” diye savunma yapıyorsa.

Büyükelçisi “ilk belirlemelere göre yangın, yabancı düşmanlığından kaynaklanmamıştır” demişse.

Aksini düşünmek saflıktır; bu olsa olsa yabancı düşmanlığına arka çıkmaktır.

Zavallılaşan Avrupa, ırkçılığa yeniden bürünerek, emperyalist hırslarını kabartarak yeniden harekete geçiyor demektir.

Haber ne yazık ki gazete başlıklarında “Yangınlar sürüyor, Almanya dalga geçiyor” biçimiyle yer alıyor.

Oysa katili serbest bırakan, vize zorluğu çıkaran, kapitülasyonları dayatan Avrupa, ne yazıktır ki artık Türkiye’yle ilişkilerde dostça görünmemektedir. Bağımsız kalacak bir Türkiye onları rahatsız etmektedir.

Avrupa çifte standardı yarattı. Öteki görüyor Türkleri

Avrupa, ötekinde en küçük bir adli vakayı bile “yabancı düşmanlığı” görüp, kendi yabancı düşmanlığını basın özgürlüğü olarak gösteremez. Müslüman inancına karşı kışkırtıcı yayınlar yaparken sessiz kalınamaz.

29 Ekim 1923’e dönelim, Cumhuriyetin ilan edildiği gün.

Fransız Gazeteci Maurica Pennot’un “yabancı düşmanlığı” ile ilgili sorusuna bakın Gazi Mustafa Kemal nasıl cevap vermiş: “Türkler bütün medeni milletlerin dostlarıdır. Yabancılar memleketimize gelsinler, bize zarar vermemek, hürriyetimize müşkülat çıkarmaya çalışmamak şartıyla, burada daima iyi kabul göreceklerdir. Maksadımız yeniden yakınlık kurmak, bizi başka milletlere bağlayan bağları artırmaktır… Bundan sonra memleketimize gelecek yabancılar samimiyetle bizi hüküm ve esaretine almaktan feragat ederlerse iyi kabul göreceklerdir… Kapitülasyonlar memleketimizi fakirleştirerek harap etti… Eğer yabancı düşmanlığından o kadar pahalı elde edilen bir bağımsızlığa halel verecek her şeyden nefret manası çıkarılıyorsa evet bizim yabancı düşmanı olduğumuz söylenebilir.”

Yabancı düşmanlığı ile karşı karşıya Türkiye, her an yabancı düşmanı olarak suçlanabilir.

Çünkü imtiyazlı istiyor Türkiye’yi… Kapitülasyonlar…

İktidarda ve de muhalefette büyük bir sessizlik var!

Gök gürültüsünü andıran konuşmalar ise bir metrekare bezi, çene altından mı bağlatalım, çene üstünden mi? Endazesi bozuk münakaşalar… Beyinli, beyinsiz…

14 Şubat günü Milletvekili Süleyman Yağız, yaptığı açıklamada; Başbakan’ın dilinin ölçüsü yok” demiş.

“Ananı da al git”, “şehide, kelle”, “terörist başına, sayın” hatırlatması yapan Yağız, “Bu Başbakan’ın bir başka özelliği daha var, o da medya ve yüksek yargı mensupları da dahil, -bildiği bilmediği her konuda- hemen herkese akıl vermesidir. Bu bağlamda örneğin, “Ya sen ne anlarsın bu işlerden. Bırak da buna Diyanet İşleri Başkanı karar versin” diyen bu Başbakan’dır. “Bırak da ulema karar versin” diyen de yine bu Başbakan’ın kendisidir.” diyor.

Bundan dolayı üç kuruşluk manevi tazminat davasına mahkum edilmiş Başbakan.

Üstelik, “Azınlığın çoğunluğa tahakkümünden” söz edermiş.

Tahakküm dışardan! Özkök’ün deyişiyle bir de içerde “çoğunluk zorbalığı”

Okul baskısı, mahalle baskısı,  asitli saldırı…

59. Hükümetin Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, Başbakanın “öfke hitabet sanatıdır” sözlerine tepki göstermiş; yanlış ve zararlı.

Başbakan istim üzerinde.

Tabii bir de ekonomide zorbalık var.

Eski ekonomi bakanı bile, ekonomideki yabancılaşmaya, cari açığa, ülkeye giren sağlıksız paraya, düşük kura karşı ekonomik tedbir alınmamasına tepki göstermiş

Ayrıca bu hükümet, cumhuriyet tarihinde ilk kez 2003’den bu yana ilave kaynak kullanmış.

Yani memleketin seksen yılda biriktirdiğini satmış, savmış.

Normal gelirin dışında ilave kaynak toplamı 160 milyar dolar…

Ye ye bitmez…

Bitiyor!

Bittikçe, dışardan olmadık haller geliyor başımıza.

Sessizlikle geçiştirilecek gibi değil.

İçeriye gürlemek ise herhalde bu eksikliğin kapatılması yerine olsa gerekir.

Elin oğlu “yabancı düşmanlığı yapıyor” bir de dalgasını geçiyor.

Sessizlik!

Yazık!

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAYAN ELEMANLAR ALINACAK
İş Verenler (30.08.2008)
SATILIK TARLA
Satmak Istiyorum (30.08.2008)
ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 38 misafir ve 2 üye bağlı
  • erdinc_989
  • CH1

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61