Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow NE İSTEDİĞİNİ BİLMEK
NE İSTEDİĞİNİ BİLMEK Yazdır E-posta
15 02 2008

"Tiziano Terzani'nin "Atlıkarıncada Bir Tur Daha" adlı kitabından:

Hayat gerçekten böyleydi. İlk kararı alıyordun ve gerisi o ilk karara bağlı olarak gerçekleşiyordu.

Hayat hata kabul etmiyordu. İlk kararın doğruysa işler yolunda gidiyordu.

Ama eğer yanlış bir karar aldıysan, her şey zincirleme yanlış gidiyordu.

Mesela mesleğini seçerken...Hasbelkader, iyi düşünmeden, yeteneklerinin farkında olmaksızın bir meslek seçtiğinde ömür boyu işini zorla yapmaya mahkum oluyordun. İşinin başındayken başka bir iş yapmayı özlüyordun. Ama biliyordun ki; özgürlüğünü kullanmış, ilk kararı vermiştin ve yeniden başlama cesaretin yoktu.

Bazı insanlar vardı hayatta...Onlar ise her şeyi ardlarında bırakıp yeniden  başlayacak kadar cesurlardı. Ama sen onlardan biri olamıyordun.

 Bunca emek bunca çalışmayı sanki çöpmüş gibi bir çırpıda atıveremiyordun.

Oysa göz ardı ettiğin bir şey vardı. Hayat çok kısaydı ve mutsuz olduğun işlerle zaman öldürmek aynı zamanda ruhunu öldürmekle eş  anlamlıydı.

Evlilik konusunda da iyi karar vermek gerekiyordu. Yanlış bir karar  aynı evde yaşayan iki düşman yaratabilirdi. Aşk zorunluluğa dönüşebilir ve hayatını cehenneme çevirebilirdi. İlk kararı alıyordun, bu konuda özgürdün ama devamında senin kararına bağlı olmayan pek çok şey gerçekleşiyordu.

Hayat kararlardan ibaretti ve kararlar birer kibritti. Doğru yerde ateşlediğinde seni ısıtacak ateş, çorbanı kaynatacak ateş oluyordu, yanlış yerde ateşlediğin vakit ise içinde bulunduğun evle birlikte seni de  yakıyordu.

Hayat öyle basite alınacak bir oyun değildi. Oyunun kurallarını bilmen ve ona göre oynaman gerekiyordu. Ama çoğu zaman oyunun  kurallarını bilmek yetmiyordu.

Çok daha önemli olan başka bir şey vardı. Kendini bilmek...Ne istediğini, neyin seni mutlu edeceğini ve kim olduğunu, neler yapabileceğini bilmek zorundaydın. Ancak o zaman doğru kararlar veriyor ve mutlu bir hayata sahip oluyordun.

Ve kararlar birer kibritti...Ya kendini yakıyordun ya da ısıtıyordun.

FEMİNİST TÜRK KADINI

Dünya feministler kongresinde, Amerikan delegesi hanımefendi kürsüye gelmiş:

- Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım. Eve gider gitmez kocama:

‘Bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka. İşte makine orda..' dedim. İlk gün birşey görmedim.İkinci gün birşey görmedim. Üçüncü gün bir baktım, makinenin başında sadece kendi çamaşırlarını değil, benimkileri de yıkıyor.

Alman Delegesi söz almış:

- Ben de kararımız gereğince kocama: 'Bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka' dedim.. Birinci gün birşey görmedim. İkinci gün birşey görmedim. Üçüncü gün baktım, makinenin başında sadece kendininkileri değil, benim bulaşıklarımı da yıkıyor.'

Üçüncü konuşmacı bizden, feminist kardeşimiz:

- Türkiye'ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki: 'Bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek. İşte mutfak orada’…Birinci gün birşey görmedim. İkinci gün birşey görmedim. Üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu, hafiften görmeye başladım...

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

ELEMAN
İş Verenler (28.08.2008)
RADYO FREKANSI
Satmak Istiyorum (28.08.2008)
BAYAN AŞÇI
İş Verenler (28.08.2008)
SATILIK DAİRE
Satmak Istiyorum (27.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 34 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61