|
Yaşlı hanıma bir türlü teşhis konulamıyor.
Kadıncağız 28 gündür üniversite hastanesinde yatmakta ve hiçbir sonuç yok…
Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastanelerinde garip bir hiyerarşi vardır: Profesör başta, arkasında doçentler, sonrasında başasistanlar ve bir-iki parlak öğrenci üçgen düzende vizitlere neredeyse uçarak giderler.
Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında…
Profesör sorar:
- Radyolojik tetkikler?
Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir.
Sert ve kararlı bir ses:
- EKG ?
Derhal hocanın önüne serilir.
- Eforlusu ?
O da hemen açılır hocanın önüne.
- Laboratuar tetkikleri?
Her şey önceden hazırlanmıştır.
- Elektroanselografi ?
- Buyrum hocam.
- Emar?
Dışarıda çektirilmiş (!) MR da konulur büyük patronun önüne.
- Sintigrafi, anjiyo….
Derken büyük şef sorar:
- Sken (tarama) oldu mu?
Hasta kadından cılız bir ses yükselir:
- Bi onu yapmadılar !
EVLİLİKTE PAYLAŞMAK
Soğuk bir kış akşamı MacDonalds’ın kapısından içeri yaşlı bir amcayla bir teyze girmişler, bir masaya oturmuşlar.
Derken amca kasaya gidip bir hamburger, bir büyük boy patates ve bir büyük cola almış. Elinde tepsiyle masaya dönmüş, hamburgeri ikiye bölerek yarısını teyzenin önüne koymuş. Sonra bütün patatesleri tek tek sayarak onların da yarısını teyzeye vermiş. Cola kutusunu da ortaya koymuş, önce bir yudum kendisi içiyor, sonra da teyze bir yudum alıyormuş.
Herkes “Ne tatlılar, iki tonton buraya gelmişler, bir kişilik yemeği ikisi paylaşıyor zavallıcıklar” diye onları izliyormuş.
Derken bir de bakmışlar ki, teyzenin önündeki hamburgerle patatesler olduğu gibi duruyor, kocasının afiyetle yemek yiyişini seyrediyormuş. Arada bir de koladan bir yudum alıyormuş.
Sonunda orada çalışanlardan biri dayanamamış, yanlarına gitmiş:
“Afedersiniz, ben sizi izlemekten kendimi alamadım. Lütfen izin verin, size bir menü kendim ısmarlayayım.
Yaşlı amca, “Teşekkür ederiz, ama biz halimizden memnunuz. Altmış yıldır evliyiz ve her şeyimizi işte böyle paylaşırız.” demiş.
Bunun üzerine genç adam teyzeye dönmüş:
“Peki ama, siz neden hamburgerinizi, patateslerinizi yemiyorsunuz? Neyi bekliyorsunuz?”
Yaşlı teyze yanıt vermiş:
“Dişleri !”
BURASI ÇORUM
Çorumlu baba oğlunu üniversite öğrenimi için Bolu’ya gönderir. Bir müddet sonra delikanlı babasına bir mesaj çeker:
“Baba, burası Bolu, kızlar dolu…Para bitti, kızlar gitti.”
Baba anlar isteğini, fazladan para gönderir.
Birkaç ay sonra yine aynı mesaj:
“Baba, burası Bolu, kızlar dolu…Para bitti, kızlar gitti.”
Baba yine düzenli gönderdiği paraya ek para gönderir.
Birkaç ay geçmez ki, oğlandan yine aynı mesaj…
Bu defa baba da karşı mesaj çeker:
“Oğlum, burası Çorum, ananın ……. korum. Para bitti, anan gitti.”
|