Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow "7,4 YETMEDİ Mİ" DİYEN TÜRBANLI KIZIMIZA...
 
"7,4 YETMEDİ Mİ" DİYEN TÜRBANLI KIZIMIZA... Yazdır E-posta
12 02 2008

Dünkü yazımızda, “Bunun adı demokrasi değildir” dedik.

Ve anlattık.

Hukuk devletlerinde iktidarlar, “halk istiyor” diye her şeyi yapamazlar.

Halk, olur olmaz her şeyi ister.

“Hazinemi tasfiye ediyorum, hissene düşen payı vereyim mi?” diye sor, anında “ver” der.

46,5  istiyor diye, ülkeyi “din devleti” yapamazsınız. Temel hak ve özgürlükleri, yok edemezsiniz.

Resimdeki, hatun kişi gibi olanların beynini yıkayıp, onları Araplaştırabilirsiniz!

Ama devleti Araplaştıramazsınız.

İktidarların görevi, halkını, ortaçağ karanlıklarına  değil, aydınlık çağlara götürmektir. Onları eğitmek, onları hurafelerden, yanlış bilgilerden kurtarmaktır.

“Bu bir yorum meselesi” deyip,  insanları birbirine kırdırtacağınıza; ulemalarınıza, Tanrı buyruğunu (Kur’anı), doğru yorumlattırın.

Bak, resimdeki saftirik, depremlerin, “örtünmemekten dolayı olduğunu” sanıyor.

Sen de yobaz söylemlerinle, bu saftiriklere çanak tutuyorsun.

Yeter artık. Eller aya giderken, sen ülkeni yaya bırakıyorsun.

Bırakın artık bu din tacirliğini.

Bırakın artık bu “mağdur” edebiyatını.

Ve bırakın artık, bu zavallı insanların sırtından nemalanmayı.

Bu ülkeye de, bu ülke insanına da, Müslümanlığa da  ihanet ediyorsunuz.

Yaptıklarınızın hesabını bu dünyada vermekten (belki) kurtulabilirsiniz, ama öte dünyada bunların hesabını veremezsiniz.

*  *  *

Aşağıdaki yazı, ünlü yazarımız Gani Müjde’ye ait.

Gani Üstat öyle bir yazmış ki, üzerine söz söylemeye, yorum yapmaya  takat bırakmamış.

Yazımla aynı başlığı taşıyan yazısında,  şöyle diyor Gani Üstat.

…….

“Bir hafta önce, türban protestoları sırasında, ‘7.4 yetmedi mi?’ pankartını açan sevgili kardeşime seslenmek istiyorum bugün...

20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan, ‘o güzel insana’ bir çift sözüm var.

Ey mantosu uzun, aklı kısa kardeşim benim. 7.0 yetmedi mi?  

Senin okuduğun gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın, hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik Devletleri'nin, hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktığınız ABD'nin Los Angeles şehrinde, 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım...

Neredeyse bizimkine yakın bir deprem.

Bizde ayni şiddetteki bir depremde, 20 bin kişi ölüp, 20 bin kişi sakat kalırken; gavur, Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika'da, sadece 2 kişi yaralandı güzel ablam. 

Şimdi türbanlı başını, ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? 

Sakarya gibi muhafazakar bir bölgede, Allah binlerce Müslüman’ı öldürerek cezalandırıyorsa eğer, Hıristiyanlara ve Siyonistlere niye kıyak geçiyor?

Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya seks, uyuşturucu ve  günah  ihraç eden bu ülkenin, Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem?

Oysa adım gibi eminim; Sakarya'da, Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer, sabah ezanı ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı.Üç aylarda oruç tutacak, Ramazan'da devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte, senin ağzına adı bile yakışmayan Allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.

E nooldu şimdi?

7.0 yetmedi mi güzel ninem?

Eğer her coğrafya olayını, her doğal afeti, bilimin ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan, bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden sonra dinsiz olur güzel hala kızım... 

Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal belediyecilik anlayışını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı müteahhitleri, depreme dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları, uğursuzları bir kenara bırakıp, her şeyi ilahi kudretin intikamı olarak açıklarsan; bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce 'dinsizi' alır gider, güzel amca kızım..

Beynin var mı bilmiyorum, betonların altında inleyerek can veren 20 bin insanı, kadını, çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini türbanın altında görmek mümkün olamıyor çünkü.

Ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan düşün.

Allah'ın, kullarına böyle cezalar verebileceğini hâlâ düşünüyorsan da git Hıristiyan ol...

Çünkü senin bu mantığına göre Allah, onları daha çok seviyor.

'Gavurlar' hem senden daha zengin, hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.”

*  *  *

İnsanlar böyle eğitilir beyler.

İnsanlara doğrular böyle anlatılır.

Tanrı’ya böyle kulluk yapılır.

Din, böyle yüceltilir.

Kadınları, ikinci sınıf yaratıklar haline getirmek için; günümüzün din tacirlerinin yaptığı gibi; yalanlara, riyalara, hurafelere başvurulmaz.

Kadınların dışı gibi, beyinlerinin içi de paketlenmez.

Denir ki;

Bacım, teyzem, ninem… “Depremler, bir doğa olayıdır. Depremler, sen örtünmedin diye olmaz… Depremlerde büyük mal ve can kayıpları veriyorsak, büyük acılar yaşıyorsak, bunun nedeni, sen ‘çarşafa girmedin’ diye değildir.

Bu acıların nedeni, önce senin salaklığın, sonra da benim salaklığımdır.

Sen vatandaş gibi vatandaş, ben de devlet gibi devlet olsaydım; binalarımızı doğru yere, doğru şekilde yapsaydık; değil 7,4 ; 8,0 olsaydı bile can kaybı olmazdı…”

…..

Evet… Tanrı’ya inanan, Tanrı’yı seven, dinini seven, devletini seven; insanlarını böyle eğitir.

Din tacirliği yapamaz.

Dinden  nemalanmaz.

Dini, devlet işlerine karıştırmaz.

Hurafelerle, insanların aklını bulandırmaz.

Günümüzün iğrenç politikacıları gibi iğrenç politikalarla, insanları aldatmaz.

Tanrı ile kul arasına girmeye kalkmaz.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın