Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow İMAM TORUNU BAYKAL
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
İMAM TORUNU BAYKAL Yazdır E-posta
05 02 2008

Deniz Baykal, Ramazan’da orucunu tutan, torununun elinden tutup bayram namazlarına giden, ama dini vecibelerini yerine getirirken, bunu bir gösteriye dönüştürmekten titizlikle sakınan bir lider olarak bilinir.

Dünkü Vatan’da ise daha ilerisi yazıldı; Başbakan Erdoğan’ın “Sen ne anlarsın din işinden” dediği Baykal’ın dedesi Şeyh Ahmet Efendi’nin, 1920-1930 yılları arasında Antalya Tekeli Camii’nde imamlık yaptığı, bu nedenle Deniz Baykal’ın Antalya’dayken bayram namazlarını bu camide kıldığı ifade edildi.

Haberde “İmam torunu Baykal” ara başlığı altında, Şeyh Ahmet Efendi’nin Tekeli Mehmet Paşa Camii’nde hiçbir ücret almadan 10 yıl imamlık yaptığı, ölene kadar da bu cami yanında derme-çatma bir evde ailesi ile birlikte yaşadığı anlatılarak, yakın arkadaşlarının “Erdoğan’ın iddiasının aksine, Baykal’ın dini yönü kuvvetlidir” şeklindeki değerlendirmelerine yer verildi.

Yani, bu haberden anlaşıldığı kadarıyla, “Sen ne anlarsın !...” şeklindeki Kasımpaşalı efelenmesi yerli yerine oturmamış oluyor.

İnancı “Allah’la kul arasında” bir vicdani olgu olarak değerlendirip din işlerini devlet işlerinden ayıran “laiklik” ilkesi açısından da, yerli yerine oturmayan hususlar yok mu Kasımpaşalı çıkışlarında?

Aklı başında pek çok insanın sorduğu soru şu:

Yargı duvarına çarpacağı belli bir anayasa değişikliği girişimiyle, toplumu gergef gibi germeye ne gerek vardı?

Amaç, dikkatleri yaklaşan “ekonomik tufan”dan başka yönlere çekmek ise, bunun için “daha az riskli” gündem değişiklikleri tasarlanamaz mıydı?

Sonuç:

Hızla bölünmeye doğru giden bir toplum…

Ve keyifle ellerini ovuşturan bizim müvekkil !...

ELİNİZİ VİCDANINIZA KOYUN !

Ankara’dan, İstanbul’dan güzel bayanlar gelir taşra kentine.

Dekolte giyimlidirler, işveli, cilvelidirler.

Dergi çıkarmaktadırlar. Yerel yöneticileri, meslek kuruluşları başkanlarını, sanayici ve işadamlarını dolaşırlar.

Sözde röportajlar yapıp, reklâm toplarlar.

Hatta zaman zaman “yılın bilmem neyi” seçerler.

Hepsinin bir bedeli vardır bunların.

Kimi, sözde derginin kendisini “meşhur” edeceğini sandığından, “karizma” hevesiyle, kimi yüze duramadığından, tavsiyeyle göndereni kıramadığından, kimi de cazibeye kendini kaptırarak, parfüm kokusundan başı dönerek bayılır paraları.

Öyle az-buz da değildir fatura…

Üçkâğıtları bir yana bırakırsak, bir süre sonra hakikaten bir dergi gelir reklam verenlere. Kâğıdı, baskısı gayet de güzeldir. Reklam veya röportaj da (yazım kuralları, imlâ gibi detaylara takılmazsanız) gayet güzel verilmiştir.

Eğer faturasını ödemişseniz, kapaktan “yılın bilmem neyi” de seçilmişsinizdir.

Bilmezsiniz ki, bu tip dergiler piyasada satılan, bir takım yerlere dağılan, okura ulaşan dergiler değildir.

Belirli sayıda basılır, reklam verenlere gönderilir, bir de, ambalajı bile açılmadan bir kenara konulmak üzere bir takım yüksek makamlara…

Böyle böyle birilerine kaynak aktarınca başınız göğe mi erer bre mübarekler ?...

Sizin kentinize 365 gün hizmet veren yerel gazetelerinize desteğiniz kaç kuruşluktur?

Hakka, adalete sığar mı bu yaptığınız?

Hiç Allah’tan korkmaz mısınız?

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KASİYER VE SATIŞ ELEMANLARI
İş Verenler (05.12.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (04.12.2008)
İŞ ARAYANLAR
İş Verenler (04.12.2008)
KİRALIK DAİRE
İş Verenler (04.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 60 misafir ve 2 üye bağlı
  • zafer çek
  • ahmetemin

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55