Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow AKIL TUTULMASI
 
AKIL TUTULMASI Yazdır E-posta
05 02 2008

Hafta sonunu, “Herkes yerini ve haddini bilecek”, “Darbe belirtileri (mi)” ve “Anahtar sözcük, eğitim” adlı yazılarıma gelen iletileri okumakla, onlara yanıt vermekle  geçirdim.  Yanıtlarımın karşı yanıtları geldi anında, onları da yanıtladım.

Bildik tanışları, telefonlarından arayıp, konuştum.

Dertleşip, söyleştik. Az biraz çatıştık, az biraz uzlaştık. Biraz gülüştük, biraz ağlaştık. Biraz iltifata mahzar oldum, biraz eleştiriye…

Aynı gün, Almanya’dan, Kars’a, Kastamonu’ya, Erzincan’a, Söke’ye, Afyon’a, Çorum’a, İstanbul’a… gidip geldim.

Pazar günüm dolu dolu geçti kısacası.

İyi de oldu.

Biraz oradan, biraz buradan derken; “toplumsal olarak, akıl tutulması yaşadığımız” paydasında buluştuk.

Bazı okurlarım, yazımlarımda, görüşlerine yer vermediğimden yakındı.

Onlara sıkıntılarımı anlattım.

Hak veren de oldu, vermeyen de…

Aşağıdaki yazı, bana hak vermeyen okurlarımdan Azime Börteçene  kardeşime ait.

*  *  *

Azime kardeşim şöyle diyor (du), iletisinde…

 

“…. Basiretimiz bağlandı  sanki. Toplumsal akıl tutulması yaşıyoruz.

Korkuyorum.

Kendim için değil; ülkem için, çocuklarım için, torunlarım için, torunlarımın çocukları için korkuyorum.

Gece uykularımdan sıçrayarak uyanıyorum.

“Recm, recm” diye bağıran, şalvarlı, çember sakallı, ağzı salyalı ticaniler; kabuslarım, karabasanlarım oluyor.

Nereye gidiyoruz Sayın Haboğlu, nereye gidiyoruz?

Fazıl Say’a çok kızıyordum ama artık hak veriyorum.

Ülkemiz hızla geri dönüşü mümkün olmayan bir yola sokulmak isteniyor.

Yaşadığımız bu kabusun adı demokrasi olamaz. Korkarım, artık bu yolun dönüşü de yok.

Bu gidişatta en büyük vebal, CHP’nin ve de onun liderciği Baykal’ın.

Sayın Baykal, Tayyip Erdoğan’ı bu koltuğa kendi eliyle oturttuğu yetmezmiş gibi; kerameti kendinden menkul particilik ve demokrasi anlayışıyla, hayaletlere yumruk sallayarak, muhalefet görevini yaptığını sanıyor.

Atatürk’ün, “Laik Cumhuriyetimizin ve ulusal bütünlüğümüzün yılmaz bekçisidir” dediği Türk Silahlı Kuvvetlerimizin eli kolu, demokrasi yobazı aydınımsılar tarafından bağlandı. Bu aydınımsılara Sayın Baykal da dahil.

Laikliğin içini boşaltarak, ülkeyi hızla İranlaştırma girişimleri karşısında, Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, gazetecilerin tüm sıkıştırmalarına rağmen; “Ordumuzun bu konudaki düşüncelerini biliyorsunuz, bana malumu ilan ettirmeyin” dedi ve  sustu. Adamcağız bunu bile söylerken zorlandı.

Ama bizim Baykal Efendimiz, çıkıp efelendi. Sayın Büyükanıt’ın bu konuşmasına atıfta bulunarak; “Gölge etmesinler, başka ihsan istemeyiz” dediler.

Hani bir deyim var ya; hem kel hem fodul diye. Baykal’ın bu tavrı, cuk diye buraya oturdu.

Bu nasıl bir mantık, nasıl bir söylem Sayın Haboğlu?

Atatürk’ün partisi CHP’nin başındaki liderin söylemi böyle mi olur?

Böyle bir dönemde böyle bir söylem mi olur?

Kaldı ki, adamcağız (Büyükanıt) bir şey de söylemedi ki…

Ne deseydi yani, “Biz ot beyinliyiz,  bizim kafamız çalışmaz, bizim ne bu konuda ne de bir başka konuda, düşüncemiz olamaz” mı deseydi?

Bu nasıl bir mantık, nasıl bir yurtseverlik anlayışı?

Ülke hızla İranlaşıyor; sen muhalefet olarak hiçbir işe yaramıyorsun; yarayanları ezip geçiyor, yok ediyorsun, utanmadan sıkılmadan da dincilerin ekmeğine yağ sürüyorsun.

Böyle bir şey olabilir mi?

(…)

“Anahtar sözcük, eğitim” adlı yazınızı da çok beğendim.

Haklısınız, bizim tüm sıkıntılarımızın, tüm açmazlarımızın temelinde, “eğitimsizliğimiz” yatıyor.

Kavramların birbirine karıştırma konusunda üstümüze yok.

Sağcısı da böyle, solcusu da?. Dincisi de böyle, aydını da böyle?

İşte o nedenle de bu hale geldik.

Kavramları birbirine karıştıra karıştıra; yandaşı olduğumuz her düşüncenin yobazı olduk.

Çevremiz yobaz dolu.

Din yobazı, demokrasi yobazı, özgürlük yobazı, yandaşı olduğu partinin yobazı, tuttuğu takımın yobazı…falan filan…

Bu ülke, bu yobazlardan nasıl kurtulur bilemiyorum?

(…)

Tanrı yardımcımız olsun.”

*  *  *

Almanya’dan bir diğer okurum, Tarık Sadık kardeşim de; “görüşlerine, yazılarımda yer vermediğim için” bana kızanlardan…

Tarık Sadık Kardeşim de diyor ki;

“…Türkiye Cumhuriyetinin en temel ilkesi olan “laiklik ilkesinin” varlığı ve geleceği, AKP iktidarına emanet edilmekle; ciğerin, kediye teslim edilmesi arasında hiç fark yoktur.

Hiç kimse olup, bitine şaşırmasın, olacağı buydu…”

*  *  *

Yorum çok, yorumcu da…

Dert çok, dertli de…

Ama…

Ama işte…

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

BAKICI BAYAN
İş Verenler (08.08.2008)
ACİL SATILIK PİDE FIRINI
Satmak Istiyorum (07.08.2008)
ELEMAN
İş Verenler (06.08.2008)
kampanya
Satmak Istiyorum (06.08.2008)
SEKRETER ALINACAKTIR
İş Verenler (06.08.2008)


 
= Fotoğraf Var

SPOR HABERLERİ


Warning: rtrim() [function.rtrim]: Invalid '..'-range, '..'-range needs to be incrementing. in /var/www/vhosts/corumhaber.net/httpdocs/modules/mod_content_links.php on line 141

Warning: rtrim() [function.rtrim]: Invalid '..'-range, '..'-range needs to be incrementing. in /var/www/vhosts/corumhaber.net/httpdocs/modules/mod_content_links.php on line 141

Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16
Şuanda 34 misafir bağlı

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın