Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow SÖYLENMİŞLERE KATILIR MISINIZ?
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
SÖYLENMİŞLERE KATILIR MISINIZ? Yazdır E-posta
02 02 2008

Ülkemizde, her gün pek çok şey söyleniyor. Hele açık oturumlar televizyonlarda icat edildiğinden beri, adını sanını bilmediğimiz, yüzünü görmediğimiz insanlar konuşmalar yapıyorlar. Bu konuşmaların çoğunda, bir mantık aranır durum da yok. Ancak, bizim başlıkta söylenmiş yani konuşulmuş olanları, sıradan adamlar değil, Türkiye’nin Başbakanı sayın R. T. Erdoğan söylemiştir. Bunları, ben kulaklarımla dinledim.

Sayın Karamanlis’in önünde, bizim sayın Başbakanımızın söylediklerini aşağıya yazıyorum:

“Mübadelede, Türkiye’yi terkeden Rumların vatandaşlık hakları ellerinden alınmamıştır. Bu bakımdan, işler bizim için kolaylaşmaktadır. Mübadeleye tabi olan Rumlar, bizim vatandaşlarımız durumundadırlar. Onlardan isteyenler, Türkyie’ye geri dönebilirler.”

İşte bizim Başbakanımızın söyledikleri bunlardır.

Bilgi olarak veriyoruz: Mübadelede Türkiye’yi terkeden Rumların miktarı tam bir buçuk milyondur. Batı Anadolu ve İzmir’den gitmişlerdir. Türkiye’nin en verimli topraklarından ayrılmışlardır. Türkiye’nin en zengin insanları idiler. Mübadele olmasa, bu gün 15 milyona yakın Rum vatandaşlarımız olacaktı. Bu gün, onlar da Batı Anadolu’da bir Rum devleti kurmak isteyeceklerdi.

Lozan Konferansı’nda, mübadele ortaya çıkarılmıştır. Yunan ordusunda asker olarak hizmetv eren, yakılan köy ve kasabalarda bu işe iştirak eden Rumlarla Türklerin artık bir arada yaşamaları imkanı kalmadığı için,  mübadele işi kolaylıkla anlaşmada yer almış ve kabul edilmiştir. Venezolos’un da söyleyeceği bir şey yoktu. Mübadele edilen bu insanların pek azı Pire’de yerleşmiş, kalanları Yunanistan’ı terketmişlerdir. Anadolu hayatlarını da hiç unutmamışlardır. Gelebilirsiniz dendiğinde, hepsine yakını gelecektir. Anadolu onların vatanıdır. Ancak, onlar, dediğimiz Rumlar, bazı başkaları gibi, milletlerine, vatanlarına ve devletlerine ihanet etmişlerdir. Sayın Başbakanımızın davet ettiği Rumlar, benim bu yazdıklarımdır.

Başbakan’ın söylediklerinin de, hukuk önünde bir kıymeti yoktur. Mantık bakımından da yoktur, hukuk bakımından da yoktur. Uluslararası bir barış konferansında alınan bir karar ortada varken, mübadele edilen Rumların vatandaşlık haklarının ellerinden alınmamış olduğu sözünde mantık var denir mi? Barış konferansı, bu insanların vatandaşlık haklarını kaldırmıştır. Onun için de, Türk devleti, vatandaşlık haklarını kaybeden Rumları, Yunanistan’a göndermiştir. Bir tarafta vatandaşlık hakları, kaldırılırken, öbür tarafta, yeni vatandaşlarına vatandaşlık hakkı tanımıştır.

Mevzuatımıza göre, bir insanın vatandaşlık haklarının alınması, hükümet kararı ile olur. Vatandaşlık hakkı verilmesi de, yine hükümet kararına göre olur. Mübadele Rumları için, böyle bir hükümet kararı yoktur. O zaman, zaten hükümet te yoktu. Böyle kanunlar da yoktu. 80 sene önceki mevzuatla, bu günkü mevzuat kıyaslanır mı?

1935’de, İsmet Paşa, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerimize bir seyahat yapıyor. Kendisi Başbakan’dır. Bu seyahatın yapılmasını ve bir rapor tanzim edilip kendisine verilmesini Atatürk istiyor. Koca İsmet Paşa, gezi sırasında, yapılacakları tesbit ederken, gördüklerini hükümete getireceğini ve eğer hükümetçe kabul edilirse, icraatın yapılacağını hep söyleyip, tekrarlayıp geliyor. Bu hükümetin başında da kendisi vardır. Hükümetin başındaki İsmet Paşa bir şey istyecek, hükümet üyelerinden de karşı çıkacak bulunacak! Bunu düşünmek mümkün değil ama, yine de bu kocaman İsmet Paşa, hükümete getireceği sözlerini hep tekrar ediyor. Bu rapor, yakın geçmişte ele geçirilip kitaplaştırılmıştır.

Sayın Başbakanımızın da bir hükümeti vardır. Bu kadar mühim bir sorunu söylerken, hükümetinden bir fikir almış olacağı düşünülemez. Kendisi, kararını vermiş pozisyon sergiliyor. Hükümetinden ses çıkmayacağı inancı tamdır.

Mübadeleye tabi olanlardan benim dışarda tanıdıklarım oldu. Kendi hatalarını bana itiraf etmişlerdir. Türkiye’deki varlıklarını ve mutluluklarını da hiç bir ülkede bulamamışlardır. Sanıyorum ki, bunların şimdi hepsi ölmüşlerdir. Sayın Başbakanımızın davet ettikleri bu Rumlarsa, bunlar ölmüşlerdir. Sayın Başbakanımızın bunun için bile karar alma hakkı yoktur. Yok, çağırılanlar, gidenlerin çocukları ise, bunların Türkiye ile bir ilgileri olamaz. Ben, işi nereden tutmak istersem ele geliyor; sizin bu işte tutacağınız bir taraf olabilir mi?

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

DEVREN SATILIK CD MARKET
Satmak Istiyorum (01.12.2008)
MATEMATİK ÖĞRETMENİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
ELEKTRİK TEKNİSYENİ VEYA TEKNİKERİ ALINACAK
İş Verenler (01.12.2008)
2005 BORA
Satmak Istiyorum (30.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 90 misafir ve 3 üye bağlı
  • deniss
  • VERBASCUM
  • bitti

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55