Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow ANAHTAR SÖZCÜK, "EĞİTİM"...
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
ANAHTAR SÖZCÜK, "EĞİTİM"... Yazdır E-posta
01 02 2008

Evet… Anahtar sözcük, “eğitim”… Siz buna  şifre sözcük de diyebilirsiniz ya da sihirli sözcük…

Toplumsal sorunlarımızı açacak anahtar sözcük, bu sözcük işte; “eğitim”…

Her yerde, her konuda eğitim, eğitim, eğitim…

İnsanlarımız eğitimli olmadığı için, yöneticilerimiz eğitimli olmadığı için, siyaset adamlarımız, devlet adamlarımız eğitimli olmadığı için; yerimizde sayıyoruz.

Yaşadığımız tüm olumsuzluklarımızın, tüm açmazlarımızın  temelinde  bu sorun, yani “eğitimsizliğimiz” yatıyor.

Ve ilginçtir, bu eksikliğimizi herkes de biliyor…  Eğitimin öneminin herkes bilincinde, herkes ayırdında.

Ama… ama o kadar işte…

Her şey dilimizde yani…

Çözümü biliyoruz, söylüyoruz ama yaşama geçiremiyoruz. 

Çünkü  ne eğitmeye, ne de eğitilmeye yatkınız…

Eğitmek ve eğitilmek bir kültür sorunu;  ve biz toplum olarak, bu kültürden yoksunuz. Toplumsal dokumuz buna uygun değil.

Eğitme ve eğitilme kültürünü almamız için önce kendi dünyamızda,  bazı kavramları, yerli yerine oturtmamız lazım. Bunu beceremiyoruz.

Din, siyaset, bilim, özgürlük, hak, hukuk, adalet, devlet yönetimi v.b… kavramlar, birbirine karıştırdığımız  temel kavramlardan sadece bir kaçı…

Bu kavramlar, birbirine karıştırılmaması, birbirlerine aşlanmaması gereken temel kavramlardır.

Ancak biz ne yapıyoruz?

Onu buna, bunu ona karıştırıp çorba ediyoruz.

Dinle bilimi, siyasetle dini, özgürlükle her bir haltı birbirine karıştırıp, yaşamı çekilmez hale getiriyoruz.

*  *  *

Geçtiğimiz günlerde, bu tür kavramları birbirinden ayırt edemeyen  kültürden gelen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, “Üniversitelerin, inançların özgürce yaşandığı yerler olması gerektiğini…” söyledi.

Yanlış.

Bin kere, yüz bin kere yanlış.

Böyle bir şey olabilir mi?

İnançlar, tapınaklarda; bilim, üniversitelerde, bilim çevrelerinde yaşanır. Üniversiteler, bilimin özgürce yaşandığı ve yapıldığı yerlerdir. Bilim yuvalarında  “inançlara” yer yoktur. Nitekim, üniversite sözcüğünün, sözcük karşılığı da budur.

Efendim burası Türkiye ve Müslüman bir ülke, ben karıştırırım!

Karıştıramazsın. Karıştırırsan da böyle olur işte…  Ne uzar, ne de kısalırız. Eller aya giderken, biz yaya gideriz. Milenyum çağında, (hâlâ) bez parçalarıyla uğraşır, anamızın, ebemizin yazmasının, başörtüsünün fiyongunu, iğnesini, bağlanma biçimini tartışır, yaşamı birbirimize dar ederiz.

*  *  *

Sayın Başbakan’ın ikide bir  temcit pilavı gibi insanlarının önüne sürdüğü, “Batının ilmini, irfanını almıyoruz da…” söylemini gerçek kılabilmek için, dinin gölgesini, bilim yuvalarından çekmemiz gerekir.

Yani?

Yani dinimizi; üniversitelerde, siyaset dünyasında, devlet yönetiminde değil; tapınaklarımızda, kendi evimizde, kendi dünyamızda yaşamalı ve yaşatmalıyız.

Batı ülkeleri bunu böyle yapıyor.

Onlar bizim gibi kavramları birbirine karıştırmıyor, yerli yerinde kullanıyor. Dinlerinin, günlük yaşamı yönetmesine ve yönlendirmesine izin vermiyorlar. Bilimle dini, dinle siyaseti  birbirlerine karıştırmıyorlar, karıştırılmasına izin vermiyorlar.

Onların bilim adamları, dinsel kimliklerini değil; bilimsel kimliklerini öne çıkararak, bilime ve insanlığa hizmet ediyorlar.

Onların devlet adamları, (bizim Cumhurbaşkanımız ya da Başbakanımız gibi) dinsel kimliklerini değil, devlet adamlığı kimliklerini öne çıkararak yasama ve yürütme edimlerinde bulunuyorlar.

Böyle yaptıkları için sürekli büyüyor, sürekli gelişiyor,  kesintisiz kalkınıyorlar.

Onun için eğitim sorunları yok, sağlık sorunları yok, işsizlik sorunları alt düzeylerde...

Onun için kediler, köpekler gibi gunnamıyorlar. Her şeyleri planlı, her şeyleri programlı…

Onun için güçlüler…

Onun için demokrasileri güçlü, onun için sözde değil, özde demokratlar…

Onun için dillerini, ilimlerini, sanatlarını ihraç ediyorlar…

Onun için (kalkınmışlıkta) Müslüman ülkelere fark atıyorlar…

Onun için Müslüman ülkeleri eziyorlar…

Onun için bizim devlet adamlarımız, onlardan icazet alıyor…

Onun için Batılı ülkelere el avuç açıyoruz…

Onun için…

*  *  *

Önce eğitim… evet eğitim (öğretim değil, eğitim)…

Her yaşta, her alanda, her konuda eğitim…

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KASİYER VE SATIŞ ELEMANLARI
İş Verenler (05.12.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (04.12.2008)
İŞ ARAYANLAR
İş Verenler (04.12.2008)
KİRALIK DAİRE
İş Verenler (04.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 91 misafir ve 5 üye bağlı
  • hasaneray
  • s1l2d3
  • zerrin
  • kartalism
  • isakartal

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55