Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow CHP BAŞARAMAZSA
 
CHP BAŞARAMAZSA Yazdır E-posta
01 02 2008

Laiklik üzerine oldukça yazı döşendik. Sadece biz değil, laiklik hakkında doğru fikri olan insanlar da, ellerinden geleni ortaya koydular. Herkes ittifak halindedir ki, laiklik karşıtı olan kesim, türbanı insan hakları parçası olarak algılıyor. Başörtülü yavrularımız, yüksek eğitim imkanlarından mahrum bırakılamaz, diyor. Yeni düzenlemeler de, bu düzenlenmenin yalnızca yüksek öğrenim için olduğu üzerinde ısrar ediyor.

Bu konuşmalar insan haklarına değil, düşünce silsilesine de uygun bulunmuyor. Kamu alanı için düzenlenmiş olamaz. Bir insan, bir genç kız, üniversiteye, tıpkı Japon veliahtı gibi, zevk için gitmez. Üniversiteyi başörtülü bitiren kızlarımız, kamu hizmeti almayacaklar mıdır? Bunların hepsi özel teşebbüste mi çalışacaklardır? Bunlardan milletvekili olacak çıkmayacak mıdır?

Yüksek öğrenim için düşünülen türban serbestisi, orta okullara kadar inmiştir. Okulların akşam bitim saatlerinde bir tetkik yapanınız olursa, okullarda neler olduğunu göreceksinizdir. Devlet dairelerinde de, bilhassa hekimlikle ilgili çalışma yerlerinde tesbit edilen görüntüler, bu gün yetkili ağızlardan verilen teminatların işe yarar olmayacaklarını bu günden görmüş olurlar.

Türbanın insan haklarından sayılamayacağı sadece mahkemelerin kararlarıyla tesbit edilmiş değildir. Pek çok ilim kitaplarında türban, gericiliğin, kadını aşağılamak isteyen bir zihniyet bütününün bir parçası olduğu yazılıdır. Hiç şüphe etmiyoruz ki, türbanlı kızlarımızın çok küçük bir kısmı, kendi istekleriyle türban takmayı istiyorlar. Büyük bir kısmı ise, türban takmaya zorlanıyorlar. Burada, türban takacak kızlarımızın özgür iradeleri bir işe yarıyor denemez. Türkiye’yi iyi tanıyan bir insan için başka türlü düşünmenin imkanı yoktur. Elbette ki, her kutsal kavramı politik sorun yapmaktan çekinmeyen politik insanlar için, söylenecek bir söz bulunmayacaktır.

İnancın tek alameti başörtüsü değildir. Dinde olmayan, hatta peygamberin söylemediği bir çok yasak, din sahtekarları tarafından dine sokulmuştur. Tarikat şeyhine bağlılık din emri midir? Bu insanların yaptıkları sahtekarlık ve sarkıntılıkları biz Türk basınından okumadık mı? Bunları durdurmak imkanına sahip bulunuyor muyuz? Türbanın, din simgesi olduğunu bile bile kabul edip üniversite kapılarını açarsanız, alt kademe okullarındaki inanç isteklilerine nasıl engel olacaksınız? Bir ara boykot hastalığı ülkeyi sarmamış mı idi? Çorum’da, o zamanki ebe okulunda bu boykot işi önlenebildi mi? Orta okullara kadar bu boykot belası yayılmadı mı? Boykotla türban arasındaki fark nedir? Sizde bu iktidar hırsı ve oy iştahı oldukça, bu eklenen maddeler her defasında yeniden eklenerek, her isteyen ve ağırlığını gösteren insanlara, devlet kesiminde ve hatta TBMM’de türbanlı çalışmayı mümkün hale getirecektir. Her defasında da, bu gün kürsülerden söylenenler söylenecektir.

Elbette ki, CHP muhalefeti, gereken kanun yollarına başvuracaktır. Büyük ihtimalle, eskiden alınan netice ne ise, onun gibi bir netice alınacaktır. AİHM ise, yine büyük ihtimalle, aynı kararı verecektir.

Diyelim ki, iktidarın istediği biçimde neticelere ulaşıldı. Bu iş biter sananlar yanılgı içinde olacaklardır. CHP’nin gücü yetmez ise, millet teslim olacak değildir. Bir muhalefet yeniden çıkacak ve akıllı insanları ikna imkanını bulacaktır. Laik Cumhuriyetin 85 senelik kazanımları feda edilecek değildir. Bu işi siyaset içinde halledecek kadar bir güç milletin içinde vardır. % 47 oy veren insanların, bu oyları türban için verdikleri düşünülemez. Bıçak kemiğe dayanınca, bu gün bu iktidarı alkışlayanların nasıl bir tavır alacaklarını hep birlikte göreceğiz. Ben, şahsen, bu yazdıklarımın daniskasını görmüş bir insanım. Oğlunu, uğruna kurban etmek isteyenlerin, tehlike anında ortalarda görünmez olduklarını ben gördüm.

Her şeyi açık konuşma zamanı geçer durumdadır. Şunu da açık konuşmalıyız ki, bir ordu müdahalesi işe yararlılık göstermiyor. Önce, askerlerimiz politika bilmiyorlar. Sonra, askeri müdahale, haksızları ve hatta suçluları acınır (mağdur) duruma getiriyor. Politik yanlışlar yapanlar, vatandaşlar tarafından cezalandırılacağına, acıma hissi içinde kazançlı bile çıkıyorlar. Askerlerimiz bizi dıştan korumalıdırlar. İçteki politik hesaplaşmayı biz bize yapmalıyız. Bunu yazarken, iç savaşa sürüklenelim diyenimiz de yoktur. Bu yönlerden emin olunursa, bu gerici zihniyetin politik olarak sonlandırılması imkanlar içinde olacaktır. Olmazsa, millet iyiyi idrak etmezse, o zaman da kadere boyun eğmekten başka bir yol gözükmüyor. Yine de, akıl yolu bir gün tünelin ağzında görülecektir.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın