|
Türban,” inancın gereğidir” diyen de var, “siyasi simge” diyen de var.
Türban takan gençlere, çocuklara sorsanız çok farklı yanıtlar alınır.
Üstelik bunun siyasi rantı da var!
Türban sorununu siyasi irade çözmeye karar verdi, İspanya’dan seslenişle birlikte düğmeye basıldı. O gün bu gün türban konuşuluyor Türkiye’de.
Dünya “ekonomik kriz”i konuşuyor, Türkiye “türban”ı.
Siyasi rantiyesinden istifadeli siyaset, hem gündemi değiştirmek, hem de kafasının arkasındakine, gizli gündemine ulaşmak için mesafe almak olarak görüyor.
Kamu hizmetlerinden türbanlılar yararlanamıyormuş gibi bir bahanenin arkasına sığınıyor bu siyaset.
Daha 1923’lerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle demişti: “ Kadınlarımız, eğitimde ve çalışmada erkeklerle eşit olmalı. İslamiyet’in en eski günlerinden beri kadın bilginler, yazarlar, hatipler… olmuştur. Türkiye’de kadınların hayatlarını tembellik ve aylaklık içinde geçirdikleri sanılmamalıdır. Bu bir iftiradır. Büyük şehirler hariç, bütün Türkiye’de kadınlar erkeklerle yan yana tarlalarda çalışmakta ve genel olarak milli çalışmaya katılmaktadırlar. Sadece büyük şehirlerde Türk kadınları kocaları tarafından inzivaya çekilmektedir. Bu da kadınlarımızın dinin emrettiğinden daha fazla örtünüp kapanmalarından ileri gelmektedir. Gelenek, bu noktada fazla ileri gitmiştir.”
Batı’daki Türkiye aleyhine yapılan menfi propagandaya cevap niteliğindeydi.
Türban, modern Türkiye’de kadını inzivaya çekmek için atılmış ilk adımdır.
Rövanş niteliğinde.
Dinin gereğidir deniyor.
Özgürlük ve öğrenim hakkı olarak yansıtıyorlar.
Üniversitelerde türban serbest olacak. Ortaöğretimde, ilköğretimde yasak!
Üniversite bittikten sonra kamusal alanda yine yasak!
Hani dinin gereğiydi?
Dinin gereğiyse eğer, hukuku bitirmiş biri, bir avukat, savcı, hakim ya mesleğini yapamayacak ya da dinin gereğinden vazgeçecek öyle mi?
Bir trajikomedidir oynanan.
Çene altından bağlanacak!
Kara çarşaf serbest.
Burka, peçe yasak!
Dinin gereğidir diyen şalvarlı, cüppeli, entarili, sarıklı erkeklerle ilgili durum ne olacak?
Yasak!
Böyle bir şey olabilir mi?
Dinin simgeye ihtiyacı mı var?
Dinimiz aracı kullanmayı şirk saymaz mı?
Dinin gerçekten gereği midir, türban?
Dinin gereğidir diyen kesimler kimlerdir?
Dinin gereğidir düşüncesini yayanlar, dinin gereği sayılan birçok şeyi neden atlamaktadır?
Mesela, faiz haram değil mi? Eeeeee…
Bir devlet büyüğüdür ki, talihsiz bir açıklama yapmış, “ üniversiteler inançların özgürce yaşandığı yerler olmalı” demiştir.
Çağdaş dünyada üniversiteler sadece bilimi özgürce tartışır.
Üniversiteler, şüphenin, sorgulamanın, araştırmanın alanlarıdır.
İnanç ise bir kabulleniştir. Birey vicdanında ve her yerde zaten yaşar.
Türkiye’de hemen herkes Müslüman!
Bir kısım insan, “eğer Müslüman’san türban takarsın” derse ki deniyor.
Müslümanlar, türban takmayanlar, takanlar olarak simgesel olarak bölünmüş demektir.
Dinimize göre, kişinin Müslümanlığını sorgulayabilecek dünyevi bir makam, unvan var mıdır?
Müslümanlığı sorgulayan, Allah’a eş koşmakla eşdeğer bir simge yaratılmıştır.
Siyasi rant elde etmek uğruna.
Geçmişi kırk yıl öncesine ancak varabilen.
“Üniversite hocaları selam duracak türbana” diyen siyasiler çıkmıştır.
İşleye, kaşıya bu güne gelinmiş, Müslüman’ı Müslüman’a karşı hale getirmiştir.
Demokrasi araç olarak kullanılmaktadır.
Yasası çıksa da anayasa da değişse, siyasi rant oldukça, siyasi türbanı işledikçe, kaşıdıkça toplum ayrışacaktır.
Bu haritalarıyla Türkiye’yi bölmeye çalışan emperyalizmin ekmeğine yağ çalmadır.
Geçen gün İlahiyatçı Doç Dr. Şahin Filiz’in bir gazetede çıkan açıklaması son derece uyarıcıdır. Şöyleydi: “ Tükenebilir simgelere indirgenmiş bir din dayatması, dini din olmaktan çıkarır. İslam hiçbir zorlamayı dikte etmez, oysa türban üniforma gibi dayatılıyor. Bu durum dinin kötüye kullanılması ve siyasetin kendini dine alternatif olarak sunması, dine karşı suikasttır. Türbanın üniversitelere girmesi öğrenciler arasında bloklaşmayı getirecektir. Türban takanlar inançlı, takmayanlar inançsız diye bir ayrımı beraberinde getirecektir. Bu durum derin bir ayrışmaya yol açacaktır.”
Türban sorunu var!
Sorunun siyasi rantı var!
Sorunu çözüyoruz diyorlar.
Doğru değil.
Başbakanın türban uyarısına karşı aşırı tepkisi var.
|