Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow UĞUR MUMCU'YU ANMAK
 
UĞUR MUMCU'YU ANMAK Yazdır E-posta
26 01 2008

On beş yıl önce, bir C-4 plastik bombanın Renault-12 marka otomobilin altında patlatılmasıyla kaybetmiştik, Uğur Mumcu’yu.

Suikastın nedeni, ne için işlendiği hala anlaşılamadı.

Denmektedir ki, faili meçhul.

Dosya kapandı.

Önceki suikastlar gibi, sonrakiler gibi…

Suikastların perde gerisindekiler bir türlü ortaya çıkarılamadı.

Dosyalar boş, vicdanlar dolu. Vicdanlarda suçlu belli…

O, on beş yıl önce bir tarikat-siyaset-ticaret üçgeninden söz ederdi.

Sacayağı ilişkiler yumağını, yurtdışı bağlarını yazar, anlatırdı.

On beş yıl öncesinin liboş yazarçizer takımını, bilgisiyle, haklılığın verdiği güçle tartışmalarda mahcup ederdi.

On beş yıl öncesi liboşlarına yeni yeni liboşlar katıldı. Onların yazılarından başkası okunmuyor, sözlerinden başkası işitilmiyor ne yazık ki.

Tamamı değilse bile tamamına yakını küreselleşmeci, AB’ci.

Ulusalcı-Antiemperyalist bir araştırmacı yazardı Uğur Mumcu. İleri teknoloji bir plastik bombayı evinin önünde, Renault-12 marka otonun altında, polis noktasının elli yüz metre ötesinde patlattılar.

Bir karanfil gibi açtı Uğur Mumcu. Kan kırmızı!

Ellerinde karanfiller, yüz binler yürüdü onu son yolculuğuna uğurlarken.

Mumcu sustu!

Cumhuriyet düşmanları, numaracılar bu gün en çok konuşanlardır.

Irkçı ayrılıkçılar, AB’ciler, ABD’ciler en muteber sayılanlar...

Ulusalcı aydınlar; Muammer Aksoylar, Çetin Emeçler, Turan Dursunlar, Bahriye Üçoklar, Ahmet Taner Kışlalı ve Necip Hablemitoğulları… Karanlık odakların kurbanı, failleri karanlıkta saklanıyorlar.

Dünyada hala koyu karanlık noktalar var.

Koyu karanlık noktalardan fışkıran dayatmalar, dünyanın evrensel ilkelerinden sayılıyor.

Demokrasi deniyor; demokrasi ortadan kaldırılıyor.

İnsan hakları deniyor; İnsan hakları yok ediliyor.

Varsa yoksa tekel şirket karları.

Evrensel değerler tersyüz ediliyor.

Bir uluslar arası sömürü ideolojisidir dayatılan.

Küreselleşmenin erdemleri anlatıldı durdu, daha çok huzur ve mutluluk. Dünya daha mı huzurlu ve mutlu? On beş yıl öncesinden.

Oysa on beş yıl önceden hazırlanmış, kurgulanmıştı bugünler.

On beş yıl öncenin aydınları Mumcular, Aksoylar, Emeçler, Kışlalılar… Hablemitoğulları hayatları pahasına görevlerini yaptılar, bu günleri daha aydınlık yapabilmek için.

Başaramadılar!

Bu günün aydınları on beş yıl sonrasının zifiri karanlığının farkındalar mı?

Aydınlar ne kadar aydınlatıyorlar?

Davos’ta toplantılar, tekel şirketlerin temsilcileri, dünya siyasetçilerine geleceği nasıl planladıklarını anlatıyor.

Hedef daha çok kâr!

Dünyanın iklimi değişiyor!

Tahrip gücü yüksek bombalar… demokrasi dağıtıyor.

Genetiği değişmiş, raf ömrü uzatılmış, süslü ambalajlı gıdalar. Hormonlu, kimyasal katkılı, naylon kaplarda sıvı katı yiyecekler. Gıda güvenliği kontrol altına alınıyor.

Koyu karanlık noktaların icadı…

Emeğe saygının ortadan kalktığı bir dünyadır bu.

Bilim yerine hurafelerin dayatıldığı.

Halkların, toplumların koyun sürüsü gibi görüldüğü, toplum mühendislerine güttürülen.

Hakkın, adaletin yerle bir edildiği.

Toplumsal değerlerin alt üst edildiği bir düzendir getirilmek istenen.

Kalemiyle, beyniyle uyarılarını sürekli yapmıştı on beş yıl öncesinin aydınları.

On beş yıl önce karanlık katillerin katlettiği Mumcu karanlığa tutulan bir el feneriydi.

Kara nokta feneri söndürdü.

Sacayağını o ortaya atmıştı.

Yabancı istihbarat servislerinin marifetlerini dile getiren oydu.

Bölünmüş Türkiye haritalarından söz edendi.

Kara para, silah, uyuşturucu çarkına çomak sokandı o.

Ters yüz edilmiş, özgürlük, hukuk, demokrasi değil, gerçek bir demokrasi kahramanıydı.

İnsani değerleri alt üst edenler…

Kara noktalar…

Suçlusunuz!

Bu gün Uğur Mumcu’yu anarken gelin onun bir kitabını okuyalım.

Çünkü kuru kuruya anmak olmaz.

Onun sadece cismini anmakla değil, düşüncelerini aklımızdan silmemek için.

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın