Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow KULAKLARI TIKAYINCA
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
KULAKLARI TIKAYINCA Yazdır E-posta
26 01 2008

Başlık yerini bulunca; yani, insanlar kulaklarını tıkayınca duyma hassasını (yetisini) kaybediyor. Yine insanlar, kulaklarının tıkandığına, duyma hassalarını kaybettiklerine kızmıyorlar da; sağırlaştıklarını işitince kızıyorlar. Halbuki, duymayan insana sağır denir. Bunun kızacak neyi var!

İnsanlar, yaşlanınca kulakları ağırlaşıyor. Bazı insanlar da, yetki sahibi olunca, belki de iradi olarak her şeyi duymak istemiyorlar. Sonra, bu iradi duymama hali, alışkanlık halini alıyor. Yetki sahipleri için, tehlikenin büyük oluşu da böyle başlıyor.

Rahmetli Menderes için, ondan sonra gelenler için de, büyük ikazlar yapıldı idi. Menderes, madem ki seçilmişti, her şeyi yapar durumda olduğuna inanmıştı. Sayın Demirel, o kadar yetkiyi hiçbir zaman benimsemedi. Rahmetli Özal için Anayasa’nın bir defa delinmesi bile, bir etki ortaya koymayacaktı.

Şimdiki sayın Başbakanımız R.T. Erdoğan, bence, bu yolda, hepsini geçmiş durumda. İktidarın hakimiyetini mutlak kabul ediyor. Ekseriyeti ile, istediği kanunları çıkarabileceğinden emindir. Kanunlar çıkınca da, hakimler ve başka yetkililer, bu çıkan kanunları tatbik etmekle yükümlü olacaklardır. Böylece ülke, emredenler ve emir kabul edenler olarak ikiye bölünmüş oluyor.

Genç Başkan Kennedy’ye, bir yetkili, herkeste bir yetki olduğunu hatırlatmıştı. Ben de bu ikazı size yazıda bildirmiştim. Demokratik bir cumhuriyette, her yetkili insanın, kanunlardan alınmış bir yetkisi vardır. Amerikan başkanı, yetkilileri, bu yetkilerini kullanmaktan alıkoyamaz. Türkiye’deki kanun anlayışı bu Amerikan anlayışının dışında değildir ki! Kanunlar, düzen için yapılmıştırlar ve herkes, yeri ne olursa olsun, Devletin kanunlarına saygılı olmak zorundadır. Bana göre, insanlığın ve aklın gereği de budur.

Sayın Cindoruk, CHP’li değil, Demokrat Parti’nin bir üyesi ve Menderes’in de avukatıdır. Geçmişlerde, eğer, TBMM’de, tahkikat komisyonu kurulmamış olsa, 1960 ihtilali olmazdı, dedi. Bu tahkikat komisyonu adalet dağıtım yetkisini alıyor, onun yerine kendisini koyuyordu. Menderes’in seçimlerde kazanma nisbetine daha başka parti, bu güne kadar ulaşmış değildir. Seçim başka, Anayasa’da devlet yetkilerinin dağılışı işi başka! Adalet mekanizmasının elinde, adaletin yetkilerini koruyacak ordusu mu olması gerekir? Yetkileri Anayasa tain eder, herkes te bu yetkilere saygılı kalır. Ben, devletin kanunlarına itaat ediyorum. Seçimleri kazanmanız, size, Anayasa’nın verdiği hakları artırmış olmaz. Yazılı yetkilerinizin dışına çıkamazsınız. Kimse, Anayasa’dan aldığı yetkiden fazla yetki kullanamaz. Hele hele, Anayasa’dan almadığı bir yetkiyi hiç kullanamaz. Demokrasi, çok yetkili kurumlar yönetimidir. Bir kitap yazsam bunları aynen içine kordum.

Anayasa Mahkememizin şimdiki Başkanı da, bazı mahfillerin ters düşünceleri hilafına, pek kanun içinde ve pek akıl içinde konuştu. Anayasa Mahkemesi Başkanı, bunları benim için konuşmadı. Bu ikazları, iktidar partisi ve onun sayın genel başkanı için yaptı. Demek ki, iktidarın gidişinde, kanuni olman ve de millet için tehlike arzeden bazı noktaları tesbit etti.

Sayın Anayasa Başkanımız, mevcut Anayasamızın 80 maddesinin değiştirildiğini söylüyor. Bir Anayasa’da bu kadar hata olur mu? Bunu bir kurucu meclis yaptı ve referanduma da sunuldu. % 93 oy verildiğini biliyorsunuz. Şimdi de, daha az tatmin edici maddeler varsa, onları da eski usullerle değiştiriniz, diyor. Yoksa, tamamen değiştirmek istediğiniz Anayasa’da, hiçbir şey yapacak durumunuz bile olmayabilir. Bir şey yapamazsınız! demek istiyor.

Eski Yargıtay Onursal Başkanı başka türlü mü konuştu!

Demek istiyoruz ki bu ikazı yapan insanlar, bu işi bilenlerdir. Kimseden de bir istekleri olmayacak insanlardır. Bu güzel ikazları, hem ülkeleri, milletleri ve hem de, bizzat iktidar partisinin genel başkanı için yapmaktadırlar. Bu ikazları yapmayı, kendilerine görev saymaktadırlar: Bunların karşısında, tutum almak zorundasınız!

İktidar her şey değildir. Yetkileriniz, söylediklerimiz gibi, Anayasa içinde olanlardır. Halifeyi getirme yetkiniz de olamaz, ayırıcılar karşısında acze düşüp, her hangi bir ad altında ülkeyi bölme işini de size yaptırmazlar. Hele, laik bir cumhuriyetin şeklinin, ılımlı İslam denilen bir gericilik düşüncesine çevrilmesine, kimseyi muktedir yapmazlar. Biz millet olarak ta rahattık. Biz, Cumhuriyetin kazanımlarında şikayetçilerin çok olduğuna inanmıyoruz. Ötekilere göstereceğiniz anlayışı, bize de gösterseniz iyi olur. Laiklik inanç veya inançsızlık  icat etmez; inançlar arasında kıymet ölçüsü tanımaz; laiklik, inanç yüzünden geçimsizliği önler. Kimseye, beleş seçim de kazandırmaz.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KASİYER VE SATIŞ ELEMANLARI
İş Verenler (05.12.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (04.12.2008)
İŞ ARAYANLAR
İş Verenler (04.12.2008)
KİRALIK DAİRE
İş Verenler (04.12.2008)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 68 misafir ve 6 üye bağlı
  • kartalism
  • burcuh
  • BY BAŞKAN
  • cyanardag
  • demirax
  • CH1

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siyeteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55