Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow İŞİN TATBİK ŞEKLİ DE VAR
 
İŞİN TATBİK ŞEKLİ DE VAR Yazdır E-posta
25 01 2008

Dedik ki, kamu alanına türban veya başörtüsünün taşınması yasaktır. Diyorlar ki; yasaklarla bir yere varılamaz, yasaksız bir hayat, yasaksız bir demokrasi ihtiyacındayız. Herkes, istediğine inanmalı, istediğini düşünmeli, istediği gibi yaşamalıdır.

Bu söylenenlerin hepsi doğru olsa, insanların millet olmaya, devlet kurmaya ve kanunlar yapmaya ihtiyacı kalmazdı. Kanunlar, yasakları belirlemişlerdir. İnsanlar, hiç bir zaman, kanun yasaklarına gerek duymadan yaşar durumda olmayacaklardır. Cigara zararlı değil midir? Devletimiz, insana zararlı bu zıkkım için bile kanun yasağı koymaktadır. Hem de bunu, AKP iktidarı yapmaktadır.

Türbandan bahsedeceğimde, şöyle, lafa bir girizgah hazırlamak istiyorum. Girilmesi gerecek hayat için, başörtüsü veya türban bir bahane ve de bir başlangıç olacaktır. Yalnız başörtüsü için, bu kadar gürültü koparmanın bir anlamı olmaz. Millet ikiye bölünmüştür. Yapacak başka iş yokmuş gibi, yarısı türban veya  başörtüsü diyor, diğer yarısı bunun tehlikelerini düşünüp dehşete düşüyor. Bu iki grup, birbirlerinin söylediklerine inanamazlar.

1980’den önce, Tıbbiyeden arkadaş olan iki kız ve bir erkek var. Bu erkek -sonradan dahiliye vekili bile olmuştur- kızlardan birisi ile evleniyor. Buna kadar, aralarında kaç göç yok. Bekar kalan kız hekim, eski arkadaşlarının evine gittiğinde, üçü bir arada oturamıyorlar. Doktor olan erkek arkadaşı, öbür odada yalnız kalıyor. Bu durumun sebebi inançtır. Bunlar evli değillerken inançları yok mu idi?

Daha önce de yazmıştık, sayın Erbakan Hoca’nın evlilik durumu, hepimizinki gibi olmuştur. Bunlar, galiba flört denilen olayı da denemiş olmalılar. Biz, böyle bile olsa, garipsemiş değiliz. Bunları da sayın hocanın eşinin arkadaşından dinledik.

Hoca ile ailece içli dışla olan başka bir aile Avrupa’ya yaptıkları seyahattan dönünce, dostları Erbakanları ziyaret eder ve getirdikleri hediyeleri vermek isterler. Hoca salonda yalnızdır. Sonra, sonrası olur. Salonun kapısı yarı açılır ve bir el, tepsi üzerinde, misafirler için hazırladığı kahveyi uzatır. Erbakan’ın eşleri, eski dostlarına görünmek istemez; çünki, Erbakan Hanımefendi tesettüre girmiştir.

Hastahanelerimizin çoğunda, başörtülü veya türbanlı hemşire, hele ebe ve hekimler çalışmaktadırlar. Hastahane yöneticileri de bunları her gün görmektedirler. Hiç resmi ikaz yapılmamıştır. Resmen ikaz yapan amirler ise, başka bir sebep bulunarak yerlerinden olmuşlardır.

Bu başörtülüler, inançlarını bahane ederek, başka cinsin hastalarına bakmamaktadırlar. Dahası var, hastayı getiren karşı cinsten olan hasta sahibinin yanında dahi, gelen hastaya bakmamaktadırlar. Bunlar doktordurlar ve yazılı yemin etmişlerdir. Kadın eli sıkmayanların kaymakam veya başka cinsten bir amir olduklarını bilsek, “Aptallığınıza doymayınız” deyip, işin içinden çıkabiliriz. Doktor için bunu yapmak mümkün mü? İnancı, bu insanların, tıbbiyeye girerken yok mu idi? Buna biz, inanç sahtekarlığı dersek, suç mu işlemiş oluruz? Başka türlü, bu inanç sahtekarlarını nasıl ikaz edebileceğiz?

Bazı yerlerde de, bu ihtisas sahibi tektir. O zaman, bu inanç sahtekarı hekimin bakmaktan imtina ettiği bir hasta ölürse, bu inanç sahtekarı katil muamelesi görmeyecek midir?

Çağdaşlık, yaşanan devrin düşünce tarzına ve görüntüsüne uyum sağlamak demektir. Erkeklerimizin yaşamı ve kıyafetleri, bizim eski bildiklerimiz değildir. Erkekler için kıyafet değişimi normal ise, kadınlar için de bu düşünülmelidir. O zaman, tesettür kadın içindir, diyorlar. Diyanet İşleri Başkanı’nın türban veya başörtüsünün dindeki yerini belirleyen beyanatını neden görmek istemezler?

İnsanlar, televizyon devrinde, iyilerle kötüleri kıyaslama imkanlarına sahiptirler. Bizim türbancılar veya başörtücülerle, yabancıları bir arada seyrediyorsunuz. Hangisinin daha güzel, daha iyi ve daha akıl içinde olduğunu namusluca kouşamaz mısınız? İşte o zaman, yapmacık insan hakları ve tesettür hikayeleri ortaya getiriliyor. Koskoca kutsal bir dini, böyle basite indirgemekten de rahatsız olan yok. Ayıp anlamı olmayanlarla, bu konuların tartışılmasından bir kazanç elde edilemez. Geri dönülemez; milleti tanımıyorsunuz, yanılgınız da buradadır...

 
< Önceki   Sonraki >
 
 
 

 






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Gazete Oku


Başlangıç 01.01.2007
Ip Adresiniz: 38.103.63.16

Free Page Rank Tool   Basın ve Yayın