|
Yaşadığımız her yerin, her ortamın muhakkak ÖNDE GELENLERİ vardır.
Bu önde gelenler, kimi zaman gündem yaratırlar. Yarattıkları günden aylarca konuşulur.
Kimi zaman da ortalığı bile karıştırırlar.
Bazıları da sıkıştıklarında inkar yolunu seçer ve suçu hemen basın mensuplarının üstüne atarlar.
Suçlu aranacak ya?
“Ben öyle dememiştim. Öyle yazmışlar” şeklinde savunmaya geçerler hemen.
Güzel şeyler yazınca teşekkür etmek için aranmayan basın mensuplarının telefonları hiç susmaz.
Bazen öyle şeyler söylerler ki,
Hoppala….
Dersiniz.
Şimdi nerden çıktı bu?
İnsanı hayrete düşürdükleri yetmezmiş gibi, kafaları da kurcalamaya başlar söyledikleri.
Ne demek istedi?
Acaba altından hangi buzağı çıkacak?
Özellikle seçimler yaklaştıkça söylenenler “Arap saçına döndüm. Çöz beni” hallerini alırlar.
Herkesin aday olma özgürlüğü varken, kongre seçimleri ile başlar karmaşa.
Benim adayım…
Senin adayın…
Onun adayı…
Kimsenin aklına bu adayların “Memleketin Önde Gelenleri” olacağı gelmez nedense.
Bu arada ortaya bir de nezaketten nasibini almayan adaylar çıkar.
Özellikle de bu nezaketten nasibini almayanlardan en büyük darbeyi gazeteciler ve köşe yazarları alır.
Elbette kazananın yanında kaybedenler de olacaktır.
Öfkeye ne gerek var?
Kaybedenler kimler olur?
Bence,
Örgüt üzerinde hakimiyetini yitirenler,
Bir lider gibi davranmayanlar,
Birilerinin yörüngesinde kalanlar,
Kendi değil de birileri tarafından ondan önce atacağı adım hesaplananlar,
Sırf birileri istiyor diye bir şeyler yapanlar,
Demokratik şekilde yarışmayı bilmeyenler,
Rekabetin ne olduğunu, nasıl yapılacağını bilmeyenler,
Söyledikleri sözleri inkar edenler,
Kaybedecektir.
Aslında suçlu aramaya gerek yok.
Bütün suç kimim biliyor musunuz?
Kadir İnanır’ın!
Kaşlar çatık. Baş hafifçe yana eğik.
Öncelerin bıçkın delikanlısı.
Ardından kabadayısı.
Yüzde sert bir ifade.
Bir el bıyıkta.
Astığı astık, kestiği kestik, yerine “cuk” diye oturan laflar.
Bir baktık ki Kadir ağabeyimiz reklam filminde perde asıyor.
İşte sanatçılar da siyasetçiler gibi toplumun ÖNDE GELENLERİ arasındadırlar.
Örnek alınırlar.
Her şey Kadir ağabeyimizin suçu.
Ona perde asmayı yakıştıramamıştık.
Politikacılara da öfkeyi, kavgayı hiç yakıştıramıyoruz.
Hepimiz bu toplumda yaşıyoruz. Birbirimizi sevmek zorunda değiliz. Ama saygılı olmak zorundayız.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|