|
Yakışıklı bir Amerikalı çiftçi kasabaya inmiş.
Bir kova, bir çekiç, iki tavuk ve bir de horoz satın almış.
Çiftçinin bütün bunları taşımakta zorlandığını gören dükkan sahibi ona akıl vermiş:
- Çekici kovanın içine koy, kovayı bir elinde taşı. Tavukları koltuk altlarına sok ve horozu da öbür elinde taşı.
Çiftçi adamın dediğini yapmış ve kamyonetine doğru yürümeye başlamış. Bu sırada bir kadın yakışıklı çiftçinin yolunu kesip;
- Afedersiniz, demiş, acaba Çılgın Boğa Çiftliği’ne nasıl gidebilirim?
- Şansınız var, diye karşılık vermiş çiftçi, benim çiftliğim Çılgın Boğa’ya çok yakın. Atlayın kamyonete, sizi götüreyim.
Kadın:
- Peki ama, demiş, sizin beni bir duvara yaslayıp tecavüz etmeyeceğinizi nereden bileyim?
Çiftçi şaşkın:
- İnsaf hanımefendi, bir elimde içinde çekiç olan kova, koltuklarımın altında birer tavuk, öteki elimde horoz varken, ben sizi nasıl duvara yaslayıp tecavüz edebilirim?...
Kadın:
- Çok basit…Horozu yere koy, üstüne kovayı geçir, çekici de kovanın üstüne koy ki horoz kaçamasın. Ben de tavukları tutarım.
DEVLET SIRRI
Ülkenin birinde, işsiz ve parasız adam, eline geçen bir kitapta, ülkenin başkanına küfretmenin cezasının altı ay hapis olduğunu okumuş.
“Hem, ekmek elden-su gölden kışı geçiririm, hem de gazeteler, televizyonlar benden bahseder, meşhur olurum” diye düşünmüş.
Şehir meydanındaki miting sırasında, milletin arasından fırlayıp “İnbe Başkan” diye avazı çıktığı kadar bağırmış.
Elbette, polisler hemen yaka-paça alıp götürmüşler.
Ertesi gün mahkemeye çıkarılan adamın savunması alınmış, şahitler dinlenmiş.
Hakim kararını açıklamış:
- Sanığın suçu sabit görüldüğünden, yirmi yıl altı ay hapsine…
Hakimin verdiği cezayı duyunca sanığın gözü kararmış, olduğu yerde sendelemiş, sonra haykırmış:
- İtiraz ediyorum hakim bey. Bizim ülkenin yasalarına göre, Başkan’a hakaretin cezası sadece altı ay. Bu işte bir yanlışlık var.
Hakim, acıyan gözlerle adama bakmış:
- Haklısın oğlum, Başkan’a hakaretin cezası 6 ay, ama devlet sırrını açığa vurmak 20 yıldan başlıyor.
LAFI GEDİĞİNE OTURTANLAR
YAMA
İncili Çavuş, Osmanlı elçisi olarak Fransa Kralına gönderildiğinde, elbiselerinin bazı yerlerinde yama varmış. Kral bunları görünce dayanamayıp:
`Bana senden başka gönderecek adam bulamadılar mı?` diye sorunca, İncili Çavuş:
`Osmanlılar, adama göre adam gönderirler, Beni de sana göndermelerinin hikmeti bu olsa gerek.` cevabını vermiş.
|