Anasayfa arrow YAZARLAR arrow MEHMET ÖZATA arrow FİKRİMİZİ SORAN OLMADI AMA
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
FİKRİMİZİ SORAN OLMADI AMA Yazdır E-posta
21 01 2008

Sayın Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay, kış kıyamet demeden, Çorum seyahatını gerçekleştirdi. AKP’nin şu anda kongresi falan olmadığına göre, bu işi sadece bakanlığını ilgilendiren görevleri için yaptı. Gazetelerde, gezdiği yerler ve konuşmaları hakkında bol bilgi vardı. Gaeteler, güzel resimlerle de süslenmişlerdi. Demek istiyoruz ki, bakanın bu görev seyahatı, her türlü eleştirinin dışındadır.

Biz, sayın bakanın gördüklerini pek çok defalar gördük ve ilgililerden gerekli bilgileri de aldık. Bakanın ilk gördükleri Yazılıkaya olarak adlandırılan yerdeki eserler, kabartmalar ve kullanım köşeleri, gazetelerimizin hepsinin işaret ettikleri gibi, üç bin yıllık bir tarihe sahip bulunmaktadır. Ufak tefek yıpranmalar olmuştur. Ancak, insan eliyle, kasıtlı olarak kırılmalar biz görmemiş idik. Belki, küçük çocukların oynadıkları, dokundukları ve yıpranmaya sebep oldukları yerler olmuş olabilir. Paris’te dahi sahipsiz bırakılan bir kültür mirasına, zarar verilmiş olabilir. Her yerde adet haline getirdiğimiz gibi, yine bizim milleti suçlama yoluna gidilmemelidir. Eserse, ona sahip çıkmamız ve koruma altına almamız gerekir. Bunun için gerekli parayı, gereksiz yapılan masraflardan tasarruf etmeniz gerekir. Vatandaşlarımız, Hitit kalıntıları karşısında sıra nöbetine giremezler. Milletlerde böyle bir alışkanlık ta var değil.

Sayın bakan, söyleyeceğimizi düşündü iseler, takdir etmemek elden gelmez. Kabartmaların üzerine cam muhafazalar geçirilmesi düşüncesini kimseden duymuş değilim. Bir düşünce olarak kabul edilmesi gerekir. Ben ayrıca, buna benzer bir durumu gördüm.

Rahmetli hanım ve küçük kızım Esen’le, ibrahim’le birlikte Kuzey ülkelerine gitmiş idik. Biz, otomobille seyahat etmeyi adet haline getirmiştik. Gezdik, gördük, üzerinde oturup şömine ateşi seyredeceğimiz bir de geyik postu satın almış olarak, Finlandiya’nın merkezi Helsinki’ye de geldik. Bu şehirde üç gün kaldık. Seyahatımız bilinçli idi. Elimizdeki kalın kitabı akşam okuyor, sabah kitap elimizde geziye çıkıyorduk. Böylece, Finlandiya Meclis Binasının önüne geldik. Binanın önünü boydan boya merdivenler kaplamıştı. Modern bir bina ise de, bizim TBMM binası ile kıyaslanacak bir bina da değil.

Meclis binasının önünde ve yanlarında taştan ve mermerden heykeller var. Finlandiya’nın ikliminin bizden çok soğuk olduğunu da her halde bir kitaptan okumuşsunuzdur. Bunları dikkatlice inceledik.

Heykellerin üzerinde, plastik maddeyi hatırlatan bir madde vardı. Biz bunu merhem haline getirilmiş bir plastik madde ile sıvanmış sandık. Gelip geçenlere de sordu isek te, anlıyacağımız şekilde bir bilgi edinemedik. Finlandiyalılar, asıllarının bizimle, bizimkiyle beraber olduğunu, Türk olduklarını inkar ediyor değiller; ancak, şimdi onlar Fin milleti olarak anılıyorlar. Kendilerinin, kadın-erkek, genç-yaşlı, çok güzel bir ırk olduklarını daha önceki yazdıklarıma sizlere bildirmiş idim. Dillerini de başka dil seçmişler; şimdi, bizim Türkçe ile anlaşmamız mümkün değil.

Bizim böyle bir şey gördüğümüzü hatırlatmak istedim. Helsinki’deki Türk büyükelçisine de başvurularak bilgi alınabilinir. Eğer, biz yanılmıyorsak, belki de, bu cam kaplamalar için sarfedilecek paralar tasarruf edilebilir. Heykellerin üzerine sürülen plastik madde, heykelleri görüntüden önlüyor değildi.

Sayın Bakan, Kapadokya’ya olan ilginin Çorum için olmayışına da hayret etmiştir. Belki bir sebep bulmuş ta değildir. Biz, bunları daha önceki yazılarımızda anlattık. Bizim kazı yerlerimizde, Japon ve İngiliz Veliahtlarının dahi gireceği bir apteshane yoktu. Şimdi birer tane yapılmış. Bizde loan yerlerde, yabancılar ayran içmezler. Ayranın yapıldığı, satılmak istendiği yerler, Ortaçağ’da olanlardan farksızdır. İnsanlarımız da o seviyede bulunuyorlar. Akşam Anitta Oteli’ne eskiden geliyorlardı. Eski belediye başkanı, içki yasağı koyarak, gelenlere müslüman adeti uygulamak istedi. Çorum’u görmek için, adamlar dinlerinden vazgeçmezler, sizin saçma emir ve isteklerinize de uymazlar. Bu geliş durduruldu. Sayın Bakan, Kapadokya’yı iyi gezmiş olsalardı, orada niçin turistin kaynadığını, Çorum’da niçin bulunmadığını anlardı. Geln turist, aynı gün Ankara’ya dönmek istiyor. Çorum’a turist gelmesi için, Çorumlu’nun, kendisini Şark kafasından kurtarmış olması gerekir. İçki, alkollü içki, dinimize göre, içenlere haramdır. Satanlara da haramdır diye bir kayıt dinin kitaplarında yoktur. Çoru’da hiç bir din adamının, bu noktaya sözü getirdiğini duydunuz mu?

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (09.01.2009)
SATILIK SIFIR DAİRELER
Satmak Istiyorum (09.01.2009)
SATILIK EV
Satmak Istiyorum (08.01.2009)
KAYIP KÖPEK ARANIYOR
Satmak Istiyorum (08.01.2009)

 
= Fotoğraf Var

Firma Rehberi

 

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 5 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın  

Siteyi en iyi Explorer7 ve Firefox3 ile izleyebilirsiniz.

 

Ip Adresiniz: 38.103.63.55
www.corumhaber.net www.corumhaber.net - FİKRİMİZİ SORAN OLMADI AMA