Anasayfa arrow YAZARLAR arrow A.MÜMTAZ İDİL arrow NASIL KARAR VERECEKSİNİZ?
 
NASIL KARAR VERECEKSİNİZ? Yazdır E-posta
17 01 2008

Bazı şeylere karar vermek kolay olmuyor. Karar verme işini de, çok defa bilenler vermiyor. Kararlarda, bilenler yerine, yetkililerin amil olduklarını hep biliriz.

Bizim Çorum’dan işe başlarsak, yazımızı okuyacak Çorumlular, ne demek istediğimizi kolay anlayacaklardır. Bütün Türkler gibi, biz Çorumlular da, beynimizden çok gözlerimize inanırız.

Çorum Kültür Sitesi’nin adı büyük te, kendisi çok berbat bir şey. Yerindeki bina, yani Doğumevi de, hem güzeldi ve hem de tarihi bir bina idi. Bu Doğumevi, Cumhuriyetin ilk eserlerindendir. Rahmetli Dr. Mustafa Cantekin’in emeğinin geçtiği de mutlaktır. Bu eser merhamet duymadan yıkıldı, yerine şimdiki acube dikildi. Benim kızım Güler Doğan da bu binayı ilk görünce, bu acubenin ne olduğunu sormuştu. Şimdi yine, bütün Çorum, bu bina ile uğraşır duruma geldi. Bir acube, başka cins bir acubeye çevrilirse, kimse hayret etmemelidir. Buna karar verecekleri bilenlerden seçmelerini ben sadece tavsiye edebilirim.

Yazının asıl konusu bu acube Kültür Sitesi olacak değildir. İçinde bulunduğumuz ortam, bizi başka büyük kararlar almaya da zorluyor. Her şeye zam olduğu bir devirde, hayatın yaşanmaz duruma geldiğini görmemek için, aklını kullanan insanların, memleketin imkanlarını kullanıma açmaları gerekir.

Enerji sıkıntısı içindeyiz. Doğalgaz işine başladık, her sene, bu gazın sıkıntılarını da görmekten geri kalmadık. Rusya da, İran da, doğalgazı stratejik madde olarak kullanıyorlar. Gaz dondu denirse, gaz çıkması azaldı denirse, soğukların fazla olmasından dolayı, yerli halkın gaz kullanmayı artırdığı söylenirse, verecek cevabınız kalır mı? O zaman, başka enerji kaynakları aramamız gerekecektir. Bizim memleket için en uygun enerji kaynağı güneş ve rüzgardır. Bunlardan istifade eder durumda da değiliz. Hollanda ve Belçika, bu yolla büyük enerji tasarrufu yapmaktadırlar. Bu iki ülke, Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar zengindirler. Zengin olan bu ülkeler, ucuz olan bu kaynaklara teşebbüs ederler de, Türkiye neden bu yola gitmez? Bunu anlamak mümkün değil. Biz, Çorum’da, güneş enerjisinden su ısıtmakta yararlanmak istedik. Büyük paralar da verdik. Kullanamadık. Bakımından sorumlu olanlar veya bakım için çağırdığımız insanlar, para almasını iyi biliyorlar; fakat, güneş enerji cihazı hakkında hiç bir bilgiye sahip değiller. Ülkede adam yok denince, insanlar kızıyorlar. Biz, adam denince, işe yarayanları kastediyoruz. Kelle saymaya niyetimiz yok. Sayın Başbakanımız, kelle sözcüğünü yanlış ve o kadar da tehlikeli amaçlarda kullanmıştı.

Nükleer enerji sorunu ne olacaktır? Biz, kullanılacak maddeyi Türkiye’de üretemiyoruz. Bu demektir ki, nükleer enerji yoluna gidersek, tamamen dışa bağımlı olunacaktır. Petrol ve doğalgaz gibi ürünleri stratejik madde olarak kullanan devletler, zenginleştirilmiş uranyum maddesini de aynı maksatla kullanacaklardır. Nükleer enerji tesisini ya atıl bırakacaksınız veya pahalı olarak almak zorunda kalacaksınız. Ayrıca, aldığınız devletin dümen suyunda gitmekten de kendinizi kurtaramayacaksınız.

Rahmetli Erdal İnönü de, bu tesisleri açmadan, nükleer teknolojinin öğrenilmesinin imkanı yoktur, demişti. İnönü’nün dediklerini kabul ediyoruz da, bizi korkutan noktaları da ortaya getirmekten kendimizi alamıyoruz.

Yukarıda dedik ki, Türkiye’den 20 kere zengin olan Belçika ve bilhassa Hollanda, güneş ve rüzgardan enerji çıkarmakta istifade ediyor. Türkiye’de bu iki kaynak bolca var. Türkiye bunu niçin kullanmaz? Türkiye bunları küçümsüyor. Aslında, biz Türkler ahmaklık ediyoruz. Aklımız, bunları kavrayacak kadar gelişmiş değildir.

Nükleer enerjiyi almayalım diyen yok. Bunun ham maddesi tamamen dışardan gelecektir. Teknik hakkında da bilenimiz yok. İnönü de, bu yola girmeden teknik öğrenilemez, dedi ve öldü. İşte sorun, yumurta-tavuk sorununa gelip dayandı. Bu işlere karar vermek için, yabancılardan yardım beklenemez. İyi kötü, yerli bilenleri bir araya getirip bu sorunlar halledilmelidir. Tekrar ediyoruz ki, ülkenin mevcut kaynakları önce kullanılmalıdır. Yıkanmaya pek çok ihtiyaç olan millet, güneş enerjisini küçümseyemez. Güneş enerjisi tekniği ise, sanat okullarında öğretilir. Sanat okulları sanat liseleri olmaz. Sanat okulu lise sayılınca, okulun kıymeti artırılmış olmaz. Sinan da, Profesör Sinan olmaz.

 

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

İŞ ARIYORUM
İş Arayanlar (21.08.2008)
SATILIK BAĞ
Satmak Istiyorum (21.08.2008)
SATILIK MERCEDES
Satmak Istiyorum (20.08.2008)
ORMAN ENDÜSTRİ MÜHENDİSİ
İş Arayanlar (18.08.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 35 misafir ve 2 üye bağlı
  • loves79
  • batan

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.61