|
Birileriyle olumsuzlukların yaşanmış olması bütün köprülerin atılıp, düşmanlık körüklenmesi anlamına gelmez elbette.
Bu görüş, başkanlar tarafından ve belediyecilik sisteminde de benimsenirse eğer, daha da olumlu sonuçlar verecektir.
Yüksek düzeyli bir hoşgörü ve dostluk tablosu içinde eleştiriler kabul edilir, beraber çözümler aranırsa, başkanlık ve belediyecilik anlam kazanacaktır.
Tarafsız olan başkanlar, yandaşı olmayan insanların da haklı önerilerine sıcak bakıp uygulamaya koymalıdır.
Kaldı ki, çağdaş bir anlayışla yeniden değerlendirilen bu türlü sıcak davranışlar, araya konan duvarlardan da eser bırakmayacaktır.
Bu şekilde çalışan başkanların önünde şapka çıkarmak ta bize kalacaktır.
Yıllar önce televizyonda bir film gösterilmişti. Seyredeniniz var mı bilmem?
“Şehir ve Adam” isimli bu filmde, kasabasıyla bütünleşen, fedakar ve halkı için adeta canını verecek ölçüde duyarlı bir belediye başkanının yaşadıkları ve başkanlık öyküleri anlatılmıştı.
Belediye başkanı rolünü Anthony Quinn’in oynadığı filmde geçen olaylar, bir belediye başkanının nasıl olması gerektiğini o kadar güzel anlatıyordu ki…
Başkanların toplumla iç içe yaşaması, her an her yerde görülebilmesi, kent dinamikleriyle son derece yakın olması için bir film kahramanı olması gerekmiyor.
Veya biz hep bir Anthony Quinn beklemiyoruz karşımızda.
Ama ne hikmetse her zaman mutlu mutlu gülümseyen insanları, sorunsuz şehirleri, sadece filmlerde seyretmek zorunda kalıyoruz.
Tabii ki zorunlu değiliz.
Çok değil, geçmiş 15 yıl geriye gidip baktığımızda seçilmiş bir insanın bu şehre yaptıklarını görebiliriz.
O hayallerimizdeki bir film kahramanı değildi elbette.
Kentlerde belediye başkanları o kentte yaşayanlar için çok önemlidir.
İşsiz kalan, iş arayan, komşusuyla kavga eden bile başkanın kapısına gider.
Oysa belediye başkanının bu kadar yükü kaldırması da kolay değildir.
Her gün sokakta karşılaştığı, kahvede, lokantada, parkta gördüğü kent sakinine yardımcı olmaya kendisini mecbur hissederse işi kolaylaşır ve bu yükü kolayca kaldırır.
Elbette hiç kimse zorla belediye başkanı yapılmıyor.
Bu kadar sorumluluklarının olduğunu bile bile herkes isteyerek aday oluyor.
Bu kadar büyük riske rağmen yaklaşan yerel seçimler dönemimde yine de kıyasıya çekişmeler olacaktır.
Her yerde belediye başkan adaylığı için siyaset meraklıları birbirini yiyecektir.
Hatta, belediye başkanlığının bir eziyet olduğunu, yapılacak iş olmadığını söyleyen her belediye başkanı, önümüzdeki seçimde yeniden aday olup, yeniden seçilebilmek için elinden geleni yapacaktır
İnşallah bir “KAZA” ya gelmezler.
Masal bu ya,
Kocaman bir fil yolda yürürken, yanlışlıkla bir farenin üstüne basmış. Ama son anda durumu fark etmiş ve fare bu olaydan birkaç yara alıp kurtulmuş. Fil yaptığı bu kazaya çok üzülmüş. Eğilmiş ve fareden özür dilemiş:
- Ne kadar üzgünüm fare kardeş. Ne olur affet beni.
Acılar içinde kıvranan fare olgunlukla gülümsemiş:
- Ne önemi var fil kardeş. Bu tür KAZALAR herkesin başına gelebilir.
Görünmez kaza işte, adı üstünde.
Ama kim olgunlukla karşılayacak, kim küsecek zaman onu gösterecek bize.
Her Gününüz Güzel Olsun.
|