Anasayfa arrow YAZARLAR arrow İSMAİL HABOĞLU arrow KULAK TIRMALAYAN HABER
Prev   Next   Pause   Play     Scroll   Fade   ScrollFade
KULAK TIRMALAYAN HABER Yazdır E-posta
15 01 2008

Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül, ortada bayram falan yokken, aniden Amerikan Cumhurbaşkanı sayın Bush tarafından, görüşmek üzere Amerika’ya çağırıldı. Burada çağırıldı sözü, hakikatı daha iyi belirlediği için kullanılmıştır.

Daha birkaç ay önce, sayın Başbakanımız da davet edilmişti. Bizde başkanlık sistemi yoktur. İcranın başı da, resmen Cumhurbaşkanı olsa bile, sayın Başbakandır Amerika ile Türkiye arasında neler konuşulacaksa, önceki ziyarette bunlar konuşulmuştur. O zaman, sayın Cumhurbaşkanı’nın davetindeki, yani çağırılmasındaki anlamlar nelerdir? Bunları kavramış olmamız mümkün değildir. Türikye Başbakanının istemediği, istemiyeceği bir politika değişikliği Türkiye’de, şu anda, mümkün olmaz.

İşi bu kadar derin düşünüp te kendimizi yormaya gerek yok. Biz, pratik olarak Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden birinin beyanatı üzerine okuyucularımızın dikkatini çekmek isityoruz. Sözcü, diğer çareler arasında, siyasi olarak ta PKK ile bir anlaşmanın mümkün olabileceği ihtimalinin ortaya getirilmiş olabileceğini söylemiştir. Türkçe ile, bu yazdıklarımızı, herkesin kolay anlayacağı şekle getirmek istersek; Türkiye’nin olmasa bile, bu günkü yetkililerinin, PKK ile siyasi müzakerelere katılmak isteyeceklerinin mümkün olabileceği keyfiyetidir. Her taraftan tekzipler yapılmıştır; ama, Amerikan sözcüsü de bu beyanatı resmi olarak yapmıştır. Her halde, bu beyanat, sayın sözcü tarafından kendi adına yapılmıştır demek imkanını da kendimizde göremeyiz.

İşin daha başlangıcındayız. Kısa zaman önce, siz Türk Başbakanı ile anlaştınız ve PKK’nın müşterek düşman olduğunu da, bizzat Cumhurbaşkanı Bush ağzından ilan ettiniz. Bir kaç istihbarat kırıntısı da aktarmışa benziyorsunuz. Bizim pilotlarımız da, kendi istihbaratlarına sizden aktarılanları ekliyerek, birkaç çıkış yaptılar ve başarılı da oldular. Dünyanın, bizim hakkımızda olmasa bile, ordumuz ve pilotlarımız hakkındaki menfi kanaatları değişti. Bunları ifade edenler de oldu. Bunlar ortada iken, bir de Diyarbakır’da kanlı bomba olaylarını izledikten sonra, kalkıp PKK müzakerelerini ortaya atmanın sakarlıktan başka neye yarayacağını siz düşünmez misiniz? Bu kadar kısa bir zaman içinde, bu kadar büyük politika değişiklikleri olur mu?

Biz, bizim yetkililerimizin, büyük çapta tarih bilgisi sahibi olduklarını görmüyoruz. Kendileri, mühim sorunlar üzerine konuşmadan önce, Dışişleri Bakanlığı yetkililerince bilgilendirilmiyorlarsa, büyük ve dönülmez hatalar yapacaklarından korkarız. Kürt sorunu, Amerikalılarca oldukça eskidir. Osmanlı topraklarında, hem Ermeni ve hem de bir Kürt devleti kurmak için, Amerikan devleti bütçesine resmen paralar koymuştur. Kalabalık misyoner takımı gönderilmiş ve bütçeye konulan paralar senelerce sarfedilmiştir. Amerika’nın bu iddialarından vazgeçmiş olduğunu düşünmek, saflığın tam kendisi olur. Bir yabancı kitapta, Ermeni devleti için yazılanları, ben Çorum Haber okuyucularına bir yazı ile aktarmıştım. Ermeniler Anadolu’yu terkettikleri halde, Ermeni devleti sorunu bitmemiştir; ayırıcı Kürtler bizimle bu ülkede yaşıyorlar. Amerika eskiden planladığı bir sorunu, bizim istediğimiz biçimde sonuca bağlamak ister mi?

Yeni Dünya düzeni parçalayarak çoğalmak ve küçülmüş çokluklara hakim olmak esasına dayanıyor. BOB veya BOP planlarında, 25 eski devletten belki elli etnik devlet çıkarılmak isteniyor. Türkiye, bu düşünce tarzının dışında tutulacak değildir. Türkiye, kendisine biçilen şekli silahı ile reddetmesini bilir ve becerirse, bu küçültücü tasavvurların dışında böyle kalabilir. Bunun başka çaresi yoktur. Aslında, bu yazdıklarımzıın doğruluğunu biz aleme göstermiş idik. Bunu biz Türkler unuttuğumuz için, şimdi Vietnam’ı örnek gösteriyoruz. Amerika’da Vietnam’dan söz eden hiç duyuyor musunuz? Amerika, Vietnam’a hep saygılı kalacaktır.

PKK, 40 bin insanımızı öldürmüştür. Hiç dize gelmemiş, öldürmeye de devam ediyor. Hem içte ve hem de dışta, pek çok destekleyicisi vardır. Bir masaya oturup bu sorunları hallederken, dize geldiğinizi kabul etmeden PKK’dan ne isteyeceksiniz? Ve, hangi yüzle PKK temsilcileriyle konuşacaksınız?

Amerika fikrinden ve politikasından vazgeçmez. PKK’ya bakış açısı da biliniyor. Binlerce silahın PKK eline geçmesi, basit bir hırsızlık olayı olarak izah edilebiliyor. Bu hırsızlığı yapıp, silahları PKK’ya eriştirenler para almadılar mı? Parasız hırsızlığı niçin yapsınlar? Düşünce yoksunluğundan vazgeçmek zorundadır herkes. Gelecekler, akıl ve azim içinde sonuca bağlanacaktır.

 
< Önceki   Sonraki >
 

SİTE İÇİ ARAMA

 
 

ÜYE GİRİŞ / ÇIKIŞ






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

 

Gazete Oku

Son Eklenen 5 İlan

KAPICI
İş Arayanlar (20.11.2008)
MAKİNACILAR ALINACAKTIR
İş Verenler (19.11.2008)
EVDE ÇOCUK BAKILIR
İş Arayanlar (18.11.2008)
BAY-BAYAN ELEMANLAR
İş Verenler (17.11.2008)

 
= Fotoğraf Var

SİTE ZİYARETÇİLERİMİZ

Şuanda 5 misafir bağlı

SİTE SAYFA SAYACI


Başlangıç 01.01.2007

RSS / XML

   Basın ve Yayın   Free Page Rank Tool

             

Ip Adresiniz: 38.103.63.55